Medya FM ve Đletiꢀim Hizmetleri A.ꢁ. – Türkiye davasını (no: 3284/02, 14 Kasım 2006) emsal
gösteren Hükümet, baꢁvuran hakkında daha evvel verilen cezalar dikkate alındığında ihtilaf
konusu müdahalenin orantılı olduğunu savunmaktadır. Son olarak radyoların tamamının aynı
mevzuata bağlı olduğunu belirten Hükümet ayrımcılık yapıldığı yönündeki tüm iddiaları
reddetmektedir.
Baꢁvuran ihtilaf konusu ꢁarkının 29 yıl önce 1971 askeri darbesi sırasında meydana gelen
olaylara atıfta bulunduğuna dikkat çekmektedir. Baꢁvuran, Kültür Bakanlığı tarafından satıꢁa
sunulmasına izin verilmiꢁ, herkesin ulaꢁabileceği bir müzik albümünde yer aldığını
anımsatmaktadır. Baꢁvuran ayrıca, yayınlanması sakıncalı olabilecek müzik albümleri
konusunda RTÜK’ten bilgi talebinde bulunduğuna dikkat çekmektedir. RTÜK’ün elinde
yayınlanmasında sakınca bulunan müzik albümlerini gösteren bir liste olmamasından yakınan
baꢁvuran hangi ꢁarkıların yayınlanmasının sakıncalı olduğunu bilmesi için elinde herhangi bir
imkan olmadığını belirtmektedir.
AĐHM, ihtilaf konusu tedbirin baꢁvuranın AĐHS’nin 10. maddesinin 1. fıkrasıyla korunan
ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluꢁturduğu hususunda tarafların hemfikir olduğunu
kaydetmektedir. Ayrıca bu müdahalenin 10. maddenin 2. fıkrası anlamında kamu düzeninin
korunması gibi meꢁru bir hedef gözettiği ve yasayla öngörülmüꢁ olduğu hususlarında da bir
ihtilaf mevcut değildir (bkz., Yağmurdereli – Türkiye, no: 29590/96, prg. 40, 4 Haziran 2002).
AĐHM (bu hususlarda taraflarla aynı kanaattedir. ) bu değerlendirmelere iꢁtirak etmektedir.
Halihazırda ihtilaf, sözkonusu müdahalenin ‘demokratik bir toplumda zorunlu’ olup olmadığı
meselesine dayanmaktadır.
AĐHM bu husustaki içtihadından doğan genel ilkeleri esas almaktadır (bkz., diğerleri arasında,
Handyside – Birleꢀik Krallık, 7 Aralık 1976 tarihli karar, prg. 49, Özgür Radyo-Ses Radyo
Televizyon Yayın Yapım ve Tanıtım A.ꢁ., adıgeçen, prg. 77-78, Radio France ve diğerleri –
Fransa, 53984/00, prg. 32-33, ve Radyo Twist, A.S. – Slovakya, no: 62202/00, prg. 47-53).
Đfade özgürlüğü demokratik bir toplumun asli temellerinden olup toplumun ilerlemesinin ve her
bireyin geliꢁmesinin baꢁlıca koꢁullarından birini oluꢁturur. AĐHS’nin 10. maddesinin 2.
fıkrasına tabi olmak kaydıyla bu özgürlük, yalnızca olumlu karꢁılanan ya da zararsız veya
önemsiz olarak algılanan ‘bilgi’ ve ‘fikirler’ için değil; ꢁok edici, zedeleyici yahut kaygı verici
bilgi ve fikirler içinde geçerlidir. ‘Demokratik toplumun’ vazgeçilmezleri olan çoğulculuğun,
hoꢁgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri bunlardır. AĐHM, bu ilkelerin yalnızca yazılı basın için
değil aynı zamanda radyo yayıncılığı için de özel bir önemi haiz oldukları kanaatindedir
(Groppera Radio AG ve diğerleri – Đsviçre, 13 Ekim 1998 tarihli Komisyon raporu, prg. 138).
AĐHS’nin 10/2 maddesi bağlamında ‘zorunlu’ sıfatı ile ‘acil bir toplumsal ihtiyacın’ varlığı
kastedilmektedir. Đfade özgürlüğünün kullanılmasına yönelik bir müdahalenin ‘zorunluluğu’
ikna edici surette ortaya konulmalıdır. Kuꢁkusuz, müdahaleyi haklı kılacak nitelikte bir
ihtiyacın var olup olmadığını değerlendirmek ilk elde ulusal mercilerin görevidir ve ulusal
merciler bu konuda belli bir takdir payına sahiptir. Ancak bu takdir hakkı, AĐHM’nin mevzuat
ve mevzuatı uygulayan mercilerin kararları üzerinde uyguladığı denetimiyle birlikte
değerlendirilir.
Denetim yetkisini kullanırken AĐHM, müdahaleyi davanın bütünlüğü içinde ve ihtilaf konusu
ꢁarkının sözlerinin muhtevası ve ꢁarkının yayınlandığı bağlam dikkate alınmak suretiyle
değerlendirmelidir. Özellikle de nizalı tedbirin ‘izlenen meꢁru hedeflerle orantılı’ olup
4