(Yağmurdereli-Türkiye, no: 29590/96, § 40, 4 Haziran 2002). AĐHM, bu kararından
ayrılmasını gerektirecek bir neden görmemektedir. Buna karꢀılık, burada sözkonusu
müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı sorusudur.
3. “Demokratik toplumda gereklilik”
Hükümet, dava konusu programların toplumu ꢀiddete sevkedecek, toplumda nefret ve
ayrımcılık duyguları uyandıracak, Türkiye’nin ulusal bütünlüğünü ve toprak bütünlüğünü
tehlikeye düꢀürebilecek türden olduklarında sözkonusu tedbirlerin gerekli olduklarını
belirtmektedir.
Baꢀvuran ꢀirket, Hükümet’in görüꢀüne katılmamaktadır. Sözkonusu programlarda ele
alınan konuların, kamu yararını ilgilendiren konularda yapılan tartıꢀmalar olarak
değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Baꢀvuran ꢀirket, yapılan konuꢀmaların ne
teröre ne de ꢀiddete sevkettiğini belirtmektedir. Bununla ilgili olarak, dava konusu tedbirlerin
AĐHS’nin 10. maddesinin 2. paragrafı uyarınca zorunlu tedbir niteliği taꢀımadığını ileri
sürmektedir.
AĐHM, AĐHS’nin 10. maddesinin 1. paragrafı ile tanınan ifade özgürlüğünün,
demokratik bir toplumun en önemli temellerinden birini oluꢀturduğunu hatırlatmaktadır. 10.
maddenin 2. paragrafı saklı kalmak kaydıyla, sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız
veya ilgilenmeye değmez görülen haber ve düꢀünceler için değil aynı zamanda kırıcı, çarpıcı
veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir; bunlar çoğulculuğun, hoꢀgörünün ve açık
fikirliliğin gerekleridir. (Bkz. diğerleri arasında, Handyside-Birleꢀik Krallık, 7 Aralık 1976
tarihli karar, A serisi no: 24, § 49; ve adıgeçen Castells,§ 42).
AĐHM, birkaç kez basının demokratik bir toplumdaki yerine değinmiꢀtir. ꢁayet
basının, özellikle de kamu düzeninin korunması gibi, bir takım sınırları aꢀmaması
gerekiyorsa, basına görev ve sorumlulukları çerçevesinde, kamu yararına iliꢀkin haber ve
fikirleri iletme görevi düꢀmektedir. Basının haber yapma görevine aynı zamanda kamuoyunun
haber alma hakkı da eklenmektedir (Bkz. diğerleri arasında, Thorgeir Thorgeirson-Đzlanda, 25
Haziran 1992 tarihli karar, A serisi no: 239, § 63; ve Colombani ve diğerleri-Fransa, no:
51279/99, § 55, CEDH). AĐHM ayrıca demokratik bir sistemde, Hükümetin eylemlerinin, adli
ve yasal güçlerin, basının ve aynı zamanda kamuoyunun denetimi altında bulunması
gerektiğini hatırlatmaktadır (Bkz. adıgeçen Castells, § 46).
AĐHM bu ilkelerin, hem yazılı hem de sözlü basın için önemli bir yere sahip olduğu
görüꢀündedir (Groppera radio AG ve diğerleri-Đsviçre, 28 Mart 1990 tarihli karar, A serisi no:
173, Komisyon görüꢀü, § 138; Jersild-Danimarka, 23 Eylül 1994 tarihli karar A serisi no:
298, § 31; Fransa Radyosu ve diğerleri-Fransa, no: 53984/00, CEDH 2004, § 33).
AĐHM, dava konusu yayınlarda kullanılan ifadelere ve yayınlandıkları koꢀullara dikkat
etmektedir. Bununla ilgili olarak, incelemesine sunulan durumu çevreleyen koꢀulları, özellikle
de terörle mücadele konusunda karꢀılaꢀılan zorlukları dikkate almaktadır (Bkz. Đbrahim
Aksoy-Türkiye, no: 28635/95, 30171/96 ve 34535/97, § 60, 10 Ekim 2000, ve Đncal-Türkiye, 9
Haziran 1998 tarihli karar, Derleme 1998-IV, s. 1568, § 58).
Bununla birlikte, AĐHM mevcut davada dava konusu programların, yolsuzluk,
güvenlik güçlerinin terörist eylemlerle mücadelesi ya da Devlet’le mafya arasında olası bir
bağlantının olması gibi, basında da geniꢀ yer tutan çeꢀitli sorulara değindiğini
9