CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ÖZGÜR VE TURHAN - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no:28512/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
28 HAZİRAN 2005  
İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde  
kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 28512/03 başvuru no’lu davanın nedeni,  
Türk vatandaşı Emine Gülşen Özgür ve Yaşar Turhan’ın (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi’ne (AİHM), 8 Ağustos 2003 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel  
Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.  
Başvuranlar, Kocaeli Barosu avukatları E. Kirmani, K. Ulaş, H. Bayrem, U. Ekinci ve  
R. Tat tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Sırasıyla 1943 ve 1952 doğumlu başvuranlar Kocaeli’nde ikamet etmektedirler.  
Dilova Belediyesi, 27 Ekim 1999 tarihinde, liman inşaatı için başvuranlara ait araziyi  
istimlak etmiştir.  
Belediye Bilirkişi Heyeti tarafından 1.098.825.000 Türk Lirası (TL) olarak belirlenen  
istimlak bedeli başvuranlara, mülkiyetin devredildiği tarihte ödenmiştir.  
Başvuranlar, 15 Eylül 2000 tarihinde, ödenen istimlak bedelinin yetersiz olduğu  
gerekçesiyle Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştur.  
Asliye Hukuk Mahkemesi, 30 Ocak 2001 tarihli kararla, başvuranları kısmen haklı  
bulmuş ve Belediye’yi, 15 Eylül 2000 tarihinden itibaren yasal gecikme faizi ile beraber  
8.719.725.000 TL ek istimlak bedelini ödemeye mahkum etmiştir.  
Başvuranların talebi üzerine 10 Nisan 2001 tarihinde, “İcra Dairesi” , sonuçsuz kalan  
ödeme ihtarını Belediye’ye tebliğ etmiştir.  
Yargıtay, 5 Şubat 2002 tarihli kararla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.  
Hâlâ borçlu olan Belediye tarafından hiçbir ödeme yapılmamıştır.  
HUKUKA DAİR  
1. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR  
Başvuranlar, adli kararla verilmesi kararlaştırılan ek istimlak bedelinin Devlet  
tarafından ödenmediğinden dolayı, mallara saygı haklarının ihlal edilmesinden şikayetçi  
olmaktadırlar. Bu konuda, AİHS’nin Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini  
ileri sürmektedirler.  
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin  
AİHM, içtihat kararlarından çıkan kriterler ışığında (Bkz. özellikle Akkuş-Türkiye  
kararı, 9 Temmuz 1997, 1997-IV, s. 1305-1306, § 13-16) ve elinde bulunan unsurları  
gözönünde bulundurarak bu şikayetin esasının da incelenmesi gerektiğine kanaat  
getirmektedir. AİHM sonuç olarak, başvurunun hiçbir kabul edilemezlik gerekçesiyle ters  
düşmediğine kanaat getirmektedir.  
B. Esas Hakkında  
AİHM, geçmişte mevcut davada olduğu gibi bir çok davada ortaya çıkan buna benzer  
sorunları irdelemiş ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır  
(Bkz. sözügeçen Akkuş, s. 1317, § 31 ve sözüedilen Aka, s. 2682, §§50-51).  
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca  
ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmiştir. Arsaları istimlak  
edilen başvuranların, istimlak bedellerinin artırılması davası açtığını ve Asliye Hukuk  
Mahkemesi’nde davayı kazandıklarını gözlemlemektedir. Bu karar, Yargıtay kararıyla nihai  
karar oluştursa da, istimlak eden Belediye hala ödemeyi yapmamıştır. Bu durum, Ek 1 No’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince başvuranların mallarına saygı haklarına  
müdahale olarak değerlendirilir.  
AİHM, bu bakımdan, toplumun genel menfaat gereklilikleri ile kişinin temel  
haklarının korunması zorunluluğu arasındaki adil dengenin korunup korunmadığını araştırma  
gerekliliğinin, ancak dava konusu müdahalenin kanuna uygunluk prensibine riayet edildiğinin  
ve keyfi olmadığının ortaya çıktığı durumda ( Iatridis-Yunanistan, no: 31107/96, § 58, 1999-  
II) kendini hissettirebileceği yönündeki içtihadını hatırlatmaktadır ( 23 Eylül 1982 tarihli  
Sporrong ve Lönnroth-İsveç kararı, seri A no: 52, s. 26, § 69).  
AİHM, bu davada, nihai bir kararın uygulanmamasıyla sonuçlanan müdahalenin, keyfi  
olduğunu ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini belirtmektedir. Dolayısıyla benzeri bir sonuç,  
AİHM’ye, toplumun genel menfaat gereklilikleri ile kişisel hakların korunması zorunluluğu  
arasındaki adil dengenin korunup korunmadığını araştırma yükümlülüğü getirmemektedir  
(sözüedilen İatridis, § 62 ve Karahalios-Yunanistan kararı, no: 62503/00, § 35, 11 Aralık  
2003)  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Maddi ve Manevi Tazminat  
Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar için 35.000 Euro ve ayrıca manevi zarar için  
17.500 Euro talep etmektedirler.  
Hükümet, istenilen rakamların aşırı olduğunu ve gerçekten uğranılan zararı  
göstermediğini ileri sürmektedir. Akkuş kararında (sözüedilen karar, s. 1311, § 35-36 ve 39)  
uygulanan hesap şeklini ele alarak ve uygun ekonomik veriler ışığında, AİHM, başvuranlara  
ortaklaşa maddi tazminat adı altında 13.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
Ayrıca AİHM, mahkemelerin belirlediği ek tazminat bedelini ödemedeki İdare’nin  
gösterdiği ihmalkarlığın neden olduğu belirsizlikten dolayı başvuranların manevi zarara  
uğrayabileceklerine kanaat getirmektedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak bu açıdan  
başvuranlara ortaklaşa 2.000 Euro’nun ödenmesine karar vermiştir.  
B. Masraf ve Harcamalar  
Başvuranlar, AİHM’deki yaptıkları masraf ve harcamalar için 16.000 Euro talep  
etmektedirler.  
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.  
AİHM, konu hakkında elinde bulunan unsurları ve içtihatları gözönünde bulundurarak,  
bütün masraflar için başvuranlara ortaklaşa 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağı  
kanaatindedir.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz  
oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE  
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı  
Hükümet’in başvuranlara ortaklaşa;  
i. maddi tazminat için 13.000 Euro (on üç bin Euro);  
ii. manevi zarar için 2.000 Euro (iki bin Euro);  
iii. masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin Euro);  
iv. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,  
Hükümet’in, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit  
oranda basit faizi uygulamasına;  
4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin İçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3.  
maddelerine uygun olarak 28 Haziran 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.