AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca
ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmiştir. Arsaları istimlak
edilen başvuranların, istimlak bedellerinin artırılması davası açtığını ve Asliye Hukuk
Mahkemesi’nde davayı kazandıklarını gözlemlemektedir. Bu karar, Yargıtay kararıyla nihai
karar oluştursa da, istimlak eden Belediye hala ödemeyi yapmamıştır. Bu durum, Ek 1 No’lu
Protokol’ün 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince başvuranların mallarına saygı haklarına
müdahale olarak değerlendirilir.
AİHM, bu bakımdan, toplumun genel menfaat gereklilikleri ile kişinin temel
haklarının korunması zorunluluğu arasındaki adil dengenin korunup korunmadığını araştırma
gerekliliğinin, ancak dava konusu müdahalenin kanuna uygunluk prensibine riayet edildiğinin
ve keyfi olmadığının ortaya çıktığı durumda ( Iatridis-Yunanistan, no: 31107/96, § 58, 1999-
II) kendini hissettirebileceği yönündeki içtihadını hatırlatmaktadır ( 23 Eylül 1982 tarihli
Sporrong ve Lönnroth-İsveç kararı, seri A no: 52, s. 26, § 69).
AİHM, bu davada, nihai bir kararın uygulanmamasıyla sonuçlanan müdahalenin, keyfi
olduğunu ve eşitlik ilkesini ihlal ettiğini belirtmektedir. Dolayısıyla benzeri bir sonuç,
AİHM’ye, toplumun genel menfaat gereklilikleri ile kişisel hakların korunması zorunluluğu
arasındaki adil dengenin korunup korunmadığını araştırma yükümlülüğü getirmemektedir
(sözüedilen İatridis, § 62 ve Karahalios-Yunanistan kararı, no: 62503/00, § 35, 11 Aralık
2003)
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve Manevi Tazminat
Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar için 35.000 Euro ve ayrıca manevi zarar için
17.500 Euro talep etmektedirler.
Hükümet, istenilen rakamların aşırı olduğunu ve gerçekten uğranılan zararı
göstermediğini ileri sürmektedir. Akkuş kararında (sözüedilen karar, s. 1311, § 35-36 ve 39)
uygulanan hesap şeklini ele alarak ve uygun ekonomik veriler ışığında, AİHM, başvuranlara
ortaklaşa maddi tazminat adı altında 13.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.
Ayrıca AİHM, mahkemelerin belirlediği ek tazminat bedelini ödemedeki İdare’nin
gösterdiği ihmalkarlığın neden olduğu belirsizlikten dolayı başvuranların manevi zarara
uğrayabileceklerine kanaat getirmektedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak bu açıdan
başvuranlara ortaklaşa 2.000 Euro’nun ödenmesine karar vermiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuranlar, AİHM’deki yaptıkları masraf ve harcamalar için 16.000 Euro talep
etmektedirler.
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.