18 Haziran 1999 tarihinde gerçekleꢀtirilen reformu müteakiben 25 Ağustos 1999 tarihli
duruꢀmada dava dosyasının yalnızca sivil hakimlerden müteꢀekkil bir hakim heyeti tarafından
incelenmeye devam edildiği doğruysa da, bu durum mevcut davada anılan reform ile 17
Aralık 1999 tarihli karar arasında yapılan iki duruꢀmada yeni hakim heyeti, askeri hakimin
katılımıyla yürütülen davanın neticesi ve savunma hakları bakımından belirleyici nitelikteki
usul iꢀlemlerinden hiçbirini yenilememiꢀtir (konuyla ilgili tartıꢀma hakkında, bkz. Kabasakal
ve Atar – Türkiye, no: 70084/01 ve 70085701, prg. 33-35, 19 Eylül 2006, bkz., ayrıca, Aslan
ve ꢁancı – Türkiye, no: 58055/00, prg. 25-27, 5 Aralık 2006, Kutal ve Uğraꢀ – Türkiye, no:
61648/00, prg. 27, 13 Haziran 2006, ve Benli – Türkiye, no: 65715/01, prg. 39, 20 ꢁubat
2007).
Bu itibarla baꢀvuranın Đstanbul DGM’nin bağımsızlık ve tarafsızlığına iliꢀkin duyduğu
kuꢀkular nesnel olarak haklı görülebilir. Mevcut davada bu kuꢀkuların yalnızca askeri
hakimin sivil bir hakimle değiꢀtirilmesiyle ortadan kaldırılması mümkün olamazdı.
Bu nedenle AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır. AĐHM,
ꢀikayetin sarahatten yoksun olan diğer kısmını ise incelemeye gerek görmemektedir.
II. AĐHS’NĐN 7. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 7. maddesine atıfta bulunan baꢀvuran, Đstanbul DGM’nin daha önce Erzurum DGM
önünde bir yargılamaya konu olan ve beraatıyla sonuçlanan olaylar temelinde kendisini
mahkum ettiğinden ꢀikayetçi olmaktadır.
Hükümet baꢀvuran hakkında Erzurum DGM tarafından beraat kararı verilmesine konu olan
olayların 1993 ila 1997 yıllarında meydana geldiğini, ancak sözkonusu yargılamaya konu
olayların 1998 yılında gerçekleꢀtiğine dikkat çekmektedir.
AĐHM, baꢀvuranın, hangi ꢀekilde AĐHS’nin 7. maddesinde öngörülen ‘kanunsuz ceza olmaz’
ilkesine aykırı bir mahkumiyet kararına konu edildiğini açıkça belirtmediğini
gözlemlemektedir. Bu nedenle AĐHM sözkonusu ꢀikayeti açıkça dayanaktan yoksun olduğu
gerekçesiyle kabuledilemez ilan etmek durumundadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran 20.000 Euro maddi ve 20.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran
maddi tazminat talebine iliꢀkin herhangi bir belge sunmamıꢀtır.
Hükümet bu talebin mesnetsiz olduğu kanaatindedir.
AĐHM mevcut dava koꢀullarında ihlal tespitinin baꢀlı baꢀına yeterli bir adil tatmin teꢀkil
ettiğini değerlendirmektedir (bkz. sözgelimi, Kutal ve Uğraꢀ, adıgeçen kararlar).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ayrıca AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 5.000 Euro talep
etmektedir. Baꢀvuran bu konuda herhangi bir belge sunmamıꢀtır.
4