C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
REFĐK KARAKOÇ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 53919/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
10 Ocak 2006  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek  
olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (53919/00) bavuru no’lu davanın nedeni bu ülke  
vatandaı Refik Karakoç’un (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 20 Aralık 1999  
tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu  
bavurudur. Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu  
avukatlarından S. Güzel tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1953 doğumlu bavuran Ankara’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, Anayasa Mahkemesi tarafından 1993 yılında feshedilen Demokrasi Partisi’nin  
(DEP) eski Merkez Yürütme Komitesi üyesiydi.  
Bavuran DEP’in 26 Haziran 1993 tarihli yıllık kongresinde bir konuma yapmıtır.  
Bu konumanın ardından belirtilmeyen bir tarihte Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi  
(DGM) Cumhuriyet Savcısı 3713 sayılı Kanun’un 8 § 1. maddesine dayalı olarak bavuran  
hakkında ceza davası açmı, adı geçeni bölücülük yapmakla suçlamıtır. DGM, sözkonusu  
davayı, bavuran hakkında DEP’in 1993 yılında dağıttığı broürler nedeniyle açılan baka bir  
davayla birletirmitir.  
Ankara DGM, 17 Kasım 1998 tarihinde bavuranı hakkında yapılan ithamlardan suçlu bulmuꢀ  
ve iki yıl hapis ve 200.000.000 TL. para cezasına çarptırmıtır. DGM, sözkonusu konumanın  
Devlet’in bölünmez bütünlüğünü yıkma amacını taıdığını belirterek bu konumadan bazı  
alıntılar yapmıtır.  
Yargıtay 28 Haziran 1999 tarihli bir kararla ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
4616 sayılı ve 22 Aralık 2000 tarihli af yasası’nın yürürlüğe girmesinin ardından, DGM, 8  
Ocak 2001 tarihinde bavuran hakkındaki hapis ve para cezasını ertelemitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran, mahkumiyetinin ifade, düünce ve dernek kurma özgürlüklerine yönelik bir ihlali  
oluturduğundan ikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 10. ve 11. maddelerinin ihlal edildiğini ileri  
sürmektedir. AĐHM, bu ikayetlerin 10. madde çerçevesinde incelenmesi gerektiğini  
değerlendirmektedir.  
AĐHM, sözkonusu mahkumiyet kararının AĐHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence altına alınan  
ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi oluturduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilafa  
yer verilmediğini not etmektedir. Yapılan müdahalenin AĐHS’nin 10 § 2. maddesi uyarınca  
kanun tarafından öngörüldüğüne, toprak bütünlüğünün korunması gibi meru bir amacı  
2
izlediğine itiraz edilmemektedir (Bkz. Yağmurdereli-Türkiye kararı, no: 29590/96, 40, 4  
Haziran 2002). Bu husus dikkate alınmaktadır, bununla birlikte müdahalenin «demokratik bir  
toplum için zorunluluk» oluturup oluturmağının incelenmesi gerekmektedir.  
AĐHM, daha önceki kararlarda da benzer pek çok ikayetlerin dile getirildiğini ve bunların  
AĐHS’nin 10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (Bkz. özellikle, Ceylan-  
Türkiye kararı, no: 23556/94, § 38, AĐHM 1999-IV, Öztürk-Türkiye kararı, no: 22479/93, §  
74, AĐHM 1999-VI, sözü edilen Đbrahim Aksoy kararı, Karkın-Türkiye kararı, no: 27528/95,  
§ 43, 2 Ekim 2003).  
AĐHM, mahkemenin yerleik içtihadı ıığında yapılan bavuruda Hükümetin davanın seyrini  
farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir tespiti ve delili sunmadığını kaydetmektedir. AĐHM  
ayrıca, yapılan siyasi konumada yer alan terimlerin kullanıldığı bağlama özellikle dikkat  
etmektedir. Bu çerçevede AĐHM, terörle mücadele kapsamında karılaılan özel güçlükleri  
göz önünde bulundurmaktadır (Bkz. sözü edilen Đbrahim Aksoy-Türkiye kararı, § 60, ve  
Incal-Türkiye kararı, s. 1568, 58).  
Sözkonusu konumada Hükümetin sürdürdüğü politikanın bir analizi yapılmaktadır.  
Bavurana göre Hükümet demokrasinin çoğulcu gereklerini yerine getirememektedir ve Kürt  
sorunu için sürdürdüğü siyaset Kürtlerin varlığını ve kültürel haklarını yadsımaya yöneliktir.  
AĐHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin sözü edilen konumada yer alan terimlerin Türk  
Devleti’nin toprak bütünlüğünü yıkma amacını içerdiğini değerlendirdiğini hatırlatmaktadır.  
AĐHM, iç hukuk mercilerinin vermioldukları kararlarda bavuranların ifade özgürlüğüne  
yönelik müdahalenin meruiyeti için yeterli sayılamayan gerekçeleri incelemitir (Bkz.  
mutatis mutandis, Sürek-Türkiye (no:4) kararı, no: 24762/94, § 58, 8 Temmuz 1999). AĐHM,  
bavuranın ne iddet kullanımını, ne silahlı direnii tevik eden bir konuma yaptığını, Türk  
siyasi hayatının bir aktörü olarak görevi doğrultusunda görülerini ifade ettiğini  
gözlemlemektedir. AĐHM nezdinde dikkate alınması gereken temel unsur budur (Bkz. a  
contrario, Sürek-Türkiye kararı (no:1), no: 26682/95, § 62, AĐHM 1999-IV, ve Gerger-  
Türkiye kararı, no: 24919/94, § 50, 8 Temmuz 1999).  
AĐHM, yapılan müdahalenin orantılılığı bakımından verilen cezanın niteliğinin ve ağırlığının  
da dikkate alınması gerektiğini hatırlatmaktadır.  
Bu bakımdan, bavuranın mahkumiyeti öngörülen amaçlar doğrultusunda orantısızdır ve  
«demokratik bir toplum için zaruret» oluturmamaktadır.  
Bu nedenle, AĐHS’nin 10. maddesi bu açıdan ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Bavuran maruz kaldığı manevi zararın tazmini için 25.000 Euro, ayrıca rakam belirtmeksizin  
maddi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu miktarları aırı olarak nitelendirmektedir.  
3
AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak AĐHM, manevi tazminat olarak  
bavurana 2.000 Euro ödenmesini kararlatırmıtır.  
B. Masraf ve harcamalar  
Bavuran, AĐHM yetkili organları nezdinde yapmıolduğu masraf ve harcamalara ilikin  
4.690 YTL (2931) Euro talep etmektedir. Bavuran herhangi bir kanıtlayıcı belge  
sunmatır.  
Hükümet bu miktara karı çıkmıtır.  
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca masraf ve harcamalar için gerçekliği ve gerekliliği  
ispat edilmimakul miktarların ödendiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Nikolova-Bulgaristan  
kararı, no: 31195/96, § 79, AĐHM 1999-II). AĐHM, hakkaniyete uygun olarak bavurana 500  
Euro ödenmesini kararlatırmıtır.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranının 3 puan fazlası uygulanacaktır.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;  
2. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek suretiyle Savunmacı Hükümetin  
bavurana;  
i. manevi tazminat için 2.000 (iki bin) Euro;  
ii. masraf ve harcamalar için 500 (beyüz) Euro ödemesine;  
iii. ödenecek miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez  
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit oranda basit faizin  
uygulanmasına;  
3. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 10 Ocak 2006 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
4
5