COUNCIL  
AVRUPA  
OF E U R O P E  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
DÖRDÜNCÜ DAĐRE  
RESUL SADAK VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 74318/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
5 Aralık 2006  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. Maddesi’nde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek  
olup, ekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
1
USUL  
Davanın nedeni, Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu,  
Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan,  
Yakup Uyar ve Erdal Güler (“bavuranlar”) adında on iki Türk vatandaının, Đnsan Haklarının  
ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına Đlikin Sözleme’nin (“AĐHS”) 34. Maddesi uyarınca,  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 1 Nisan 2001 tarihinde  
yapmıoldukları/01 no’lu bavurudur.  
Bavuranlar, Diyarbakır Barosu’na bağlı avukat T. Elçi tarafından temsil edilmilerdir.  
AĐHM, 3 Kasım 2005 tarihinde, bavurunun kısmen kabuledilmez olduğunu beyan etmiꢀ  
ve bavuranların hemen yargıç önüne çıkarılma haklarıyla ilgili ikayeti Hükümet’e bildirme  
kararı almıtır. AĐHS’nin 29 § 3. Maddesi’nin hükümleri uyarınca, bavurunun esasları ile  
kabuledilebilirliğini beraber incelemeye karar vermitir.  
OLAYLAR  
1. DAVANIN OLAYLARI  
Bavuru yapılmasına neden olan olayların meydana geldiği zaman, Resul Sadak, Halkın  
Demokrasi Partisi’nin (bundan böyle “HADEP” olarak anılacaktır) olağanüstü hal bölgesinde  
bulunan ırnak’taki il bakanı, diğer bavuranlar ise üyesiydiler.  
Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet  
Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan ve Yakup Uyar, 23 Eylül  
2000 tarihinde, HADEP’in Batman Đl Kongresi’ne katılmak üzere, Yakup Uyar ve Erdal  
Güler’e ait iki arabayla Batman’a gitmilerdir. Batman’dan ırnak’a dönerken, jandarma  
tarafından Cizre’nin Düzova köyünde durdurulmuve gözaltına alınmılardır. Bavuranlar  
ırnak Đl Jandarma Komutanlığı’na götürülmülerdir.  
Erdal Güler ise 27 Eylül 2000 tarihinde saat 14’te gözaltına alınmıve 1 Ekim 2000 sabah  
saat 11’e kadar gözaltında tutulmutur.  
Bavuranlar, 1 Ekim 2000 tarihinde, ırnak Sulh Ceza Mahkemesi ile ırnak Cumhuriyet  
Savcısı huzuruna çıkarılmılardır. ırnak Sulh Ceza Mahkemesi aynı gün, Resul Sadak, Nihat  
Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak  
Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan ve Erdal Güler’in tutuklu yargılanmasına,  
Yakup Uyar’ın ise serbest bırakılmasına karar vermitir.  
Müteakiben, bavuranlar hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 169. Maddesi ile 3713 Sayılı  
Kanun’un 5. Maddesi’ne karı gelerek PKK’ye yardım ve yataklık etmekten ve Türk Ceza  
Kanunu’nun 264 § 5. Maddesi ile 6136 Sayılı Kanun’un 13 § 2. Maddesi’ne karı gelerek  
yasaı olarak ateli silah ve patlayıcı bulundurmaktan ceza davası açılmıtır.  
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, 12 Aralık 2000 tarihinde, bavuranların tutuksuz  
yargılanmak üzere serbest bırakılmalarını emretmitir.  
2
Bavuranlar, 2002 ve 2003 yıllarında, haklarında getirilen suçlamalardan beraat  
etmilerdir.  
HUKUKA ĐLĐꢁKĐN  
I. AĐHS’NĐN 5 § 3. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐALARI  
Bavuranlar, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi uyarınca, gözaltında tutulma sürelerinin haddinden  
uzun olduğundan ikayetçi olmulardır.  
A. Kabuledilebilirlik  
1. Tarafların savları  
Hükümet, AĐHS’nin 35 § 1. Maddesi çerçevesinde iç hukuk yollarının tüketilmediği  
gerekçesiyle bavurunun reddedilmesi gerektiğini savunmutur. Hükümet, Ceza  
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. Maddesi’yle uyumlu olarak, bavuranların gözaltında  
tutulma sürelerine itiraz edebileceklerini öne sürmütür. Ayrıca, 466 Sayılı Kanun Dıı  
Yakalanan veya Tutuklanan Kiilere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca da  
tazminat isteyebileceklerini de belirtmitir.  
Bavuranlar, Hükümet’in öne sürdüğü yolların etkili olmadığını iddia etmitir.  
Bavuranlar, gözaltında tutuldukları sürenin, gözaltına alındıkları zaman ulusal hukukla  
uyumlu olmasından ötürü, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128. Maddesi ya da 466  
Sayılı Kanun’un hükümleri uyarınca yapacakları bir bavurunun yararsız olacağını iddia  
etmilerdir.  
2. AĐHS’nin Değerlendirmesi  
a. Bavuran Erdal Güler ile ilgili olarak  
AĐHM, izleyen nedenden ötürü ikayetinin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle,  
Erdal Güler’in iç hukuk yollarını tüketip tüketmediğini belirlemenin gerekli olmadığı  
kanısındadır.  
AĐHM, sunulan belgelere göre, Erdal Güler’in 27 Eylül 2000 günü saat 14’te ırnak Đl  
Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler tarafından gözaltına alındığını ve Jandarma  
Komutanlığı’ndan 1 Ekim 2000 sabah saat 11’de ayrıldığını kaydeder. AĐHM, sözkonusu  
sürenin doksan altı saatten az olduğunu gözlemler.  
Benzer davalardaki yargı içtihadını göz önünde bulundurarak ve gözaltında tutma  
artlarını ve çevreyi dikkate alarak, AĐHM, Erdal Güler’in, gözaltına alınmasından sonra dört  
günden az zaman içinde hakim önüne çıkartılması nedeniyle, gözaltında tutulma süresinin  
AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi’nin koullarına aykırı olmadığı kanısına varmıtır (bkz. Çelik ve  
Đmret – Türkiye, 44093/98).  
Bavurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AĐHS’nin 35. Maddesi’nin  
3. ve 4. fıkrasıyla uyumlu olarak reddedilmesi gerektiği anlaılmaktadır.  
3
b. Bavuranlar Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir Kutlu, Cengiz  
Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir Ayan ve Yakup  
Uyar ile ilgili olarak  
AĐHM, daha önce benzer davalarda Hükümet’in ön itirazlarını inceleyip, reddettiğini  
yineler (bkz. örn. Öcalan – Türkiye, 46221/99 ve Buldu– Türkiye, 64741/01). AĐHM, bu  
davada da diğer davalarda vardığı kararlardan sapmasını gerektirecek özel koullar tespit  
etmemitir.  
Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in ön itirazını reddeder. Ayrıca bavurunun bu kısmının  
baka bakımlardan da kabuledilebilir olduğunu ve bu nedenle böyle ilan edilmesi gerektiğini  
kaydeder.  
B. Esaslar  
Bavuranlar, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi uyarınca, hakim veya yargılama yetkisi kullanacak  
kanunun yetkili kıldığı bir memur önüne çıkartılmaksızın haddinden uzun süre gözaltında  
tutulduklarından ikayetçi olmutur. Đlgili maddenin ilgili kısmına göre:  
“Bu maddenin 1.c fıkrasında öngörülen koullar uyarınca yakalanan veya tutulu durumda bulunan  
herkesin … makul bir süre içinde yargılanmaya veya adli kovuturma sırasında serbest bırakılmaya hakkı  
vardır. Salıverilme, ilgilinin durumada hazır bulunmasını sağlayacak bir teminata bağlanabilir.”  
Hükümet, bavuranların gözaltında tutulma sürelerinin, o zaman yürürlükte olan mevzuata  
uygun olduğunu savunmutur. Đlgili yasanın, AĐHM’nin yargı içtihadına uygun olarak  
değitirildiği göz önüne alındığında, bavuranların iddiaları asılsızdır.  
AĐHM, bavuranların ırnak Đl Jandarma Komutanlığı’nda sekiz gün tutulduklarını  
kaydeder. AĐHM, Brogan ve Diğerleri – Đngiltere davasında, hakimin denetlemesi olmaksızın  
dört gün altı saat boyunca gözaltında tutmanın, amacı toplumu terörizme karı korumak olsa  
da, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi’nde öngörülen katı süre sınırlamasının dıında kaldığını yineler.  
Terör suçlarının soruturulması, Hükümet’in bu davada dayanak aldığı üzere yetkili  
makamlara özel sorunlar getirse de, AĐHM, adli müdahale olmaksızın sekiz gün boyunca  
gözaltında tutmanın gerekli olmasını kabul edemez.  
Buna göre, AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. Maddesi’ne göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuranlar, maddi ve manevi zarara karılık olarak, sırasıyla 5.000 ve 10.000 Euro talep  
etmilerdir.  
4
Hükümet, bavuranların talep ettiği meblağlara itiraz etmive ihlalin tespit edilmesinin  
balı baına yeterli tazminat tekil etmesini önermitir.  
AĐHM, meydana geldiği iddia edilen maddi zararla ilgili olarak bavuranların iddialarını  
destekleyecek hiçbir belge sunmadıklarını gözlemlemive bu talebi reddetmitir.  
Manevi zararla ilgili olarak, AĐHM, bavuranların uğradıkları manevi zararın, AĐHS’nin  
ihlal edildiğinin tespit edilmesiyle yeterli derecede telafi edilmediği kanısındadır. Tarafsızlık  
esasıyla değerlendirerek, AĐHM, Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar,  
Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet  
Nezir Ayan ve Yakup Uyar’a 1.800’er Euro ödenmesine karar vermitir.  
B. Mahkeme masrafları  
Bavuranlar, ulusal mahkemelerde ve AĐHM’de meydana gelen mahkeme masrafları için  
5.300 Euro talep etmilerdir.  
Hükümet bu talebe itiraz etmitir. Yalnız gerçekten meydana gelen masrafların geri  
ödenebileceğini belirtmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, mahkeme masrafları, ancak gerçekliği ve gerekliliği  
kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde bavurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM,  
sahip olduğu bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıığında, AĐHM’de açılan takibatlardan  
doğan mahkeme masrafları için Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar,  
Tahir Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet  
Nezir Ayan ve Yakup Uyar’a ortaklaa 1.000 Euro tazminat ödenmesinin makul olduğu  
sonucuna varmıtır.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı  
marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
BU NEDENLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun Erdal Güler ile ilgili kısmının kabuledilmez olduğuna,  
2. Bavurunun, bavuranlar Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir  
Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir  
Ayan ve Yakup Uyar ile ilgili geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna,  
3. AĐHS’nin 5 § 3. Maddesi’nin ihlal edildiğine,  
4. (a) Sorumlu Devlet’in, aağıdaki miktarları, AĐHS’nin 44 § 2. Maddesi’ne göre nihai  
kararın verildiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Yeni  
Türk Lirası’na çevirerek, Resul Sadak, Nihat Osal, Mehmet Çakar, Rüstem Bayar, Tahir  
Kutlu, Cengiz Balık, Đzzet Belge, Abdurrezak Đnan, Mehmet Temelkuran, Mehmet Nezir  
Ayan ve Yakup Uyar’a ödemesine:  
5
(i)  
1.800’er Euro (bin sekiz yüz Euro) manevi tazminat;  
(ii)  
mahkeme masrafları için ortaklaa 1.000 Euro (bin Euro);  
(iii) yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek tüm vergiler;  
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona ermesinden, ödeme gününe kadar geçen süre  
için, yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına karar vermitir.  
5. Bavuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanını reddetmitir.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. Maddesi’nin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 5 Aralık 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
T.L. EARLY  
Zabıt Katibi  
Nicolas BRATZA  
Bakan