6 Ağustos 2002 tarihinde bu karar ilk derece mahkemesi kaleminde bulunan dava dosyasına
aktarılmıꢀtır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AĐHS’NĐN 6§ 1 VE 3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Yargıtay Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin kendilerine tebliğ edilmemesini göz önünde
bulunduran baꢀvuranlar davalarının adil bir biçimde görülmediğinden yakınmaktadırlar.
Baꢀvuranlar bu hususta AĐHS’nin 6 § 1 ve 3 maddesine atıfta bulunmaktadırlar.
Hükümet bu sava karꢀı çıkmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe dair
Hükümet, AĐHS’nin 35. maddesinde öngörülen altı ay kuralına riayet edilmediği gerekçesiyle
AĐHM’yi baꢀvuranların ꢀikayetini reddetmeye davet etmektedir. Hükümet bu hususta,
Yargıtay’ın 9 Temmuz 2002 tarihinde bir duruꢀma yaptığını ve bu duruꢀma esnasında
Yargıtay Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin okunduğunu belirtmektedir. Hükümet, baꢀvuranların
Baꢀsavcı’nın tebliğnamesinden haber oldukları 9 Temmuz 2002 tarihinden itibaren altı ay
içinde baꢀvuruda bulunmaları gerektiği sonucuna varmaktadır. Hükümet, buna karꢀın
baꢀvuranların 6 ꢁubat 2003 tarihinde baꢀvuruda bulunduklarına dikkat çekmektedir.
Baꢀvuranlar bu sava karꢀı çıkmaktadırlar.
AĐHM, bir baꢀvuranın, nihai içhukuk kararının bir kopyasının kendisine iletilmesi hakkına
sahip olması durumunda, altı ay süresinin, kararın bir kopyasının kendisine tebliğ edildiği
tarihten itibaren iꢀlemeye baꢀlamasının AĐHS’nin 35 § 1 maddesinin konusu ve amacı
açısından daha uygun olacağı yönündeki içtihadını anımsatmaktadır (bkz. Worm – Avusturya,
29 Ağustos 1997 tarihli karar, § 33). ꢁayet içhukukta kararın tebliği öngörülmemiꢀ ise,
tarafların kararın içeriği konusunda gerçekten bilgi edinebilecekleri tarihin dikkate alınması
icab eder (bkz. Seher Karataꢀ – Türkiye, no: 33179/96, § 27, 9 Temmuz 2002).
Mevcut davada AĐHM, Yargıtay’ın Nihat Özmen ve Yasin Demir’e iliꢀkin olarak bir duruꢀma
yapmayıp, yalnızca ꢁefika Özmen ile igili olarak bir duruꢀma yaptığının dosya unsurlarından
anlaꢀıldığı hususuna öncelikle dikkat çekmektedir. AĐHM, altı ay süresinin baꢀlangıcı için
dikkate alınması gereken nihai içhukuk kararının Yargıtay’ın baꢀvuranlarla ilgili olarak
verdiği karar olduğunu hatırlatmaktadır. Mevcut davada, Yargıtay kararı baꢀvuranların ve
avukatlarının yokluğunda tefhim edildiğinden ve bu karar kendilerine tebliğ edilmediğinden
altı ay süresi, sözkonusu kararın ilk derece mahkemesi kalemindeki dava dosyasına aktarıldığı
6 Ağustos 2002 tarihinden itibaren baꢀlatılmalıdır. Ancak mevcut baꢀvuru altı ay kuralına
uygun olarak 6 ꢁubat 2003 tarihinde yapılmıꢀtır. Bu itibarla Hükümet’in sözkonusu itirazının
reddedilmesi yerinde olacaktır.
AĐHM sözkonsu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3 maddesi bakımından açıkça dayanaktan yoksun
olmadığını tespit etmektedir. AĐHM ayrıca ꢀikayetin herhangi bir kabuledilemezlik