yukarıda belirtilen etmenler ya da davanın karmaşıklığı gibi gerekçelerle mazur
gösterilemeyeceğini kaydeder. Bu nedenle AĐHM, Sorumlu Hükümet’in, bu büyük
gecikmelerle ilgili olarak ikna edici bir gerekçe sunmadığını kaydeder.
AĐHM bu bağlamda AĐHS’nin 6 § 1. Maddesi’nin Sözleşmeye Taraf Devletler’e kendi
hukuk sistemlerini, mahkemelerinin davaları makul bir süre içinde karara bağlama
yükümlülüğü de dahil olmak üzere bu hükmün koşullarını yerine getirebilecekleri biçimde
düzenlemeleri görevi verdiğini yineler (diğerlerinin yanı sıra bkz., Pélissier ve Sashi – Fransa
[BD], no. 25444/94).
Konuyla ilgili içtihadını göz önünde tutarak, AĐHM, bu davada işlemlerin haddinden uzun
olduğu ve “makul süre” koşulunu yerine getirmediği kanısındadır.
Dolayısıyla 6 § 1. Madde ihlal edilmiştir.
II. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI
Ayrıca başvuran, esas olarak, yargı sürecinin uzunluğunun, AĐHS’ye Ek 1 No’lu
Protokol’ün 1. Maddesi’nin teminatını verdiği mülkiyetin çekişmesiz kullanımı hakkını ihlal
ettiğinden şikayetçi olmuştur.
Özellikle, gecikmenin, tazminatın değerinin düşmesine neden olduğunu ileri sürmüştür.
AĐHM bu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle ilintili olduğunu, dolayısıyla
kabuledilebilir olarak beyan edilmesi gerektiğini kaydeder.
6 § 1. Madde uyarınca vardığı hükümleri göz önünde tutarak, AĐHM, bu davada AĐHS’ye
Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin de ihlal edilip edilmediğinin incelenmesine gerek
bulunmadığı kanısındadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. Maddesi’ne göre:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Başvuran, manevi tazminat olarak 150.000 Euro talep etmiştir. Ayrıca maddi tazminat
olarak da 305.000 Euro talep etmiştir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AĐHM tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında hiçbir
nedensellik ilişkisi görmemekte, bu nedenle bu talebi reddetmektedir. Öte yandan yargılama
sürecinin makul olmayacak derecede uzunluğu göz önüne alındığında, AĐHM başvuranın
manevi zarara maruz kaldığı sonucuna varmaktadır. AĐHM davanın koşullarını ve kendi
içtihadını göz önünde bulundurarak başvurana manevi tazminat olarak 8.400 Euro
ödenmesine karar vermiştir.
B. Mahkeme masrafları
Başvuran ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde meydana gelen mahkeme masrafları için
20.670 Euro talep etmiştir.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
3