CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
ÜÇÜNCÜ DAİRE  
ÖZ VE NAS - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 31941/03 ve 31944/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRAZBURG  
13 Aralık 2007  
İşbu karar AİHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup,  
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 31941/03 ve 31944/03 başvuru no’lu davaların  
nedeni bu ülke vatandaşları Ali Ekber Öz ve Fuat Nas’ın (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları  
Mahkemesi’ne (AİHM) 20 Ağustos 2003 tarihinde Temel İnsan Hakları ve Özgürlüklerini  
güvence altına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış  
olduğu başvurudur. Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul  
barosu avukatlarından N. Çem tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOŞULLARI  
Başvuranlar sırasıyla 1969 ve 1962 doğumlu olup İstanbul’da ikamet etmektedirler.  
Başvuranlar PKK ile olan bağlantıları nedeniyle 12 Ekim ve 18 Temmuz 1992 tarihlerinde  
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından yakalanarak  
gözaltına alınmışlardır.  
27 Ekim ve 3 Ağustos 1992 tarihlerinde İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) hakimi,  
başvuranları dinlemiş ve tutuklanmalarına karar vermiştir.  
İstanbul Cumhuriyet Savcısı 10 Kasım 1992 tarihli iddianame ile aralarında başvuranların da  
yer aldığı yirmi altı kişi hakkında bölücülük suçlamasıyla ceza davası açmıştır.  
Başvuranlar tutuklandıktan dört ay sonra serbest bırakıldıklarını ifade etmektedirler.  
Yalnızca sivil hakimlerden oluşan DGM 11 Nisan 2003 tarihli bir karar ile F. Nas’ın hakkında  
yapılan suçlamalardan beraatına ve zamanaşımı nedeniyle A. E. Öz hakkında açılan davanın  
düşmesine karar vermiştir. Temyize gidilmediğinden karar başvuranlar açısından nihai hale  
gelmiştir.  
HUKUK  
I. AİHS’NİN 6/1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA  
Başvuranlar yargı sürecinin uzunluğunun AİHS’nin 6/1. maddesinde öngörülen «makul süre»  
ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedirler.  
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.  
AİHM dikkate alınması gereken dönemin 12 Ekim 1992 tarihinde A. E. Öz için ve 18  
Temmuz 1992 tarihinde F. Nas için yakalanarak gözaltına alınmaları ile başladığını ve 11  
Nisan 2003 tarihinde DGM’nin kararı ile tamamlandığını hatırlatır. Bu süre tek dereceli yargı  
sürecinde A. E. Öz için on yıl altı ay ve F. Nas için on yıl sekiz ay yirmi beş gündür.  
A. Kabuledilebilirliğe dair  
AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir niteliktedir.  
2
AİHM yargılama süresinin uygunluğunun davanın şartları ışığında ve davanın karmaşıklığı,  
başvuran ve ilgili mercilerin tutumu gibi, içtihadında yerleşmiş ölçütlere bakılarak  
değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (bkz. diğerleri yanında Pélissier ve Sassi – Fransa  
[BD], 25444/94).  
AİHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların  
AİHS’nin 6 / 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir (ibidem).  
AİHM mahkemeye sunulan tüm delil unsurlarını incelemiş ve Hükümetin Mahkemenin bu  
davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını  
tespit etmiştir. AİHM bu yöndeki yerleşik içtihadını dikkate aldığında bahse konu yargı  
sürecinin uzunluğunun aşırı olduğuna ve «makul süre» ilkesini karşılamadığına itibar  
etmektedir.  
Bu nedenle AİHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI  
AİHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine  
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
edebiliyorsa, AİHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil  
tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Başvuranlar 50.000 Amerikan Doları [yaklaşık 35.378 Euro] maddi, 50.000 Amerikan Doları  
manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu meblağlara karşı çıkmaktadır.  
AİHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmadığını  
kaydetmekte ve talebi reddetmektedir. AİHM buna karşın, yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle  
manevi bakımdan haksızlığa uğrayan başvuranlar için ihlal kararının tespitini yeterli  
görmemektedir (Bkz. özellikle Kudla-Polonya no: 30210/96 ve 31 Mayıs 2005 tarihli  
Acunbay-Türkiye no: 61442/00 ve 61445/00 kararları). AİHM hakkaniyete uygun şekilde  
başvuranların her birine 8.400 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Başvuranlar AİHM önünde yapmış olduğu yargılama giderleri için 30.000 Amerikan Doları  
[yaklaşık 21.227 Euro] talep etmektedir. Bu çerçevede, tercüme masraflarını belirtir 150 YTL.  
[yaklaşık 87 Euro] tutarındaki alındı makbuzu ile iç hukuktaki mahkemelerdeki avukatlık  
gideri için İstanbul barosunun avukatlık ücret tarifesini sunmuşlardır.  
Hükümet bu meblağlara karşı çıkmıştır.  
AİHM’nin yerleşik içtihadına göre bir başvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir (Bkz. Iatridis-Yunanistan (dostane çözüm) kararı,  
no: 31107/96). Sunulan deliller ve sözü edilen kıstaslar ışığında AİHM tüm yargı masrafları  
için başvuranlara birlikte 100 Euro ödenmesine karar vermiştir.  
3
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artış eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AİHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3 a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin;  
i.  
manevi tazminat için başvuranların her birine 8.400 (sekiz bin dört yüz) Euro  
ödemesine;  
ii.  
iii.  
yargı giderleri için başvuranlara birlikte 100 (yüz) Euro ödemesine;  
belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara  
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit  
faizin uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 / 2. ve 3. maddelerine  
uygun olarak 13 Aralık 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.  
4