22 Mart 2004 tarihine Yargıtay ihtilaf konusu taꢀınmazın beyan edilen değerinin 600.000.000
TL olması gerekirken mevcut haliyle 386.527.528 TL (24 Ocak 2002 tarihinde yaklaꢀık 329
Euro) olduğu gerekçesiyle baꢀvuran tarafından yapılan karar düzeltme baꢀvurusunu
reddetmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, kamu yararı olmadan ve kendisine herhangi bir tazminat ödenmeksizin
taꢀınmazının tapu senedinin iptal edilmesinin mülkiyet hakkına yönelik orantısız bir
müdahaleyi teꢀkil ettiğini savunmaktadır.
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Hükümet benzer koꢀulları içeren
ve Orman Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine tapusu yargı kararı ile iptal edilerek Hazine
adına tescili konu edilen bir davada, davayı açan kimsenin tazminat elde edebildiği bir hükme
atıfta bulunmaktadır. Hükümet ayrıca baꢀvuranın idare mahkemelerinde tam yargı davası
veyahut Medeni Kanun’un 1007. maddesine dayalı olarak tazminat davası açabileceğini
savunmaktadır.
AĐHM öncelikle Köktepe-Türkiye (no: 35785/03, 2 Temmuz 2008), Turgut vd.-Türkiye (sözü
edilen) ve Rimer vd.-Türkiye (no: 18257/04, 10 Mart 2009) kararlarında da buna benzer
itirazların yapıldığını ve bunların reddedildiğini hatırlatır. Mevcut baꢀvuruda daha önce
benimsediği bu kararların dıꢀına çıkılmasını gerektirecek herhangi bir istisnai durumun yer
almadığını belirtmektedir. AĐHM bu nedenle Hükümetin itirazını reddetmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM’nin bu konudaki yerleꢀik içtihadına (Bkz. diğerleri arasında, Dağalaꢀ-Türkiye no:
51326/99, 29 Eylül 2005 ve Özden-Türkiye (no1) kararı no: 11841/02, 3 Mayıs 2007)
göndermede bulunan Hükümet baꢀvuranın Ek 1 no’lu Protokol’ün 1 maddesi uyarınca ne
«mevcut bir mülke» sahip olduğunu ne de «meꢀru bir beklentiyi» öne sürebileceğini
savunmaktadır. Kaldı ki, Hükümete göre tapu sicilindeki kaydın kadastro komisyonu tarafından
iptal edilmesi davasının baꢀvuranın tapusunun iptal edilmesine yönelik değildir.
Hükümet AĐHM’nin bu konudaki yerleꢀik içtihadına atıfta bulunmakta (Bkz. diğerleri
arasında, Ansay-Türkiye kararı, no: 49908/99, 2 Mart 2006) mülkiyet hakkına getirilen
sınırlamanın ormanların korunması gibi meꢀru meꢀru bir amacı güttüğünü ifade etmekte ve
kamusal ormanlık alanların özel bir mülkiyetin konusunu teꢀkil edemeyeceğini belirten
Anayasa’nın 169. maddesini hatırlatmaktadır.
AĐHM bu konudaki genel prensipler için Turgut vd. (sözü edilen) kararını dikkate almaktadır.
AĐHM tapu sicilindeki kaydın kadastro komisyonu tarafından iptal edilmesi davasının
baꢀvuranın tapusunun iptaline iliꢀkin olmadığı yönündeki Hükümetin savına katılmamaktadır.
Dosyada yer alan unsurlardan baꢀvuranın bir tapu senedinin olduğu hususunda taraflar
3