CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
PEKDA/Türkiye Kararı*  
(31960/96)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
30 Ekim 2001  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USULĐ ĐꢀLEMLER  
1. Davanın nedeni, Türk vatandaı Ali Đhsan Pekda’ın ("bavuran"), 7 Haziran 1996  
tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleme'nin ("Sözleme") eski  
25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon")  
yaptığı bavurudur (bavuru no. 31960/96).  
2. Bavuranı Ankara’da faaliyet gösteren avukat Mehdi Bektatemsil etmitir. Bu davaya  
yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemitir.  
3. Bavuran, kendisine karı yürütülen ceza yargılamasının uzunluğu hakkında  
Sözleme’nin 6. maddesinin 1. bendini gündeme getirmitir.  
4. Bavuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe  
girdiğinde, anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme’ye gönderilmitir.  
5. Bavuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmitir (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra). Bu  
bölüm içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleme'nin 27§1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1  
maddesine uygun olarak teekkül etmitir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç Rıza  
Türmen davadan çekilmitir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz  
Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıtır (Sözleme'nin 27§2 ve  
Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).  
6. Adaletin düzgün bir ekilde yerine gelmesi için Heyet Bakanı, bu bavuruyu Davalı  
Devlete karı aynı ikayetlerle yapılan bavurulara (bavuru no 26480/95, 28291/95, 29280/95,  
26699/96, 29700/96, 29701/96, 29702/96, 29703/96, 29911/96, 29912/96, 29913/96, 31831/96,  
31834/96, 31853/96, 31880/96, 31891/96, 32987/96, 32900/96, 32964/96, 33362//96, 33369/96,  
33645/96, 34591/96, 34687/96 39428/96 ve 43362/96 ( Đçtüzük 43 prg. 2) eklemeye karar  
vermitir.  
7. Mahkeme, tarafların görülerini inceledikten sonra 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla  
bavuruyu kabul edilebilir bulmutur.  
* ileri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî Đꢀler Genel Müdürlüğü tarafından Türkçe’ye çevrilmiolup, gayrıresmî tercümedir.  
8. Gerek bavuran gerekse de Hükümet esaslara ilikin olarak görübildirmilerdir  
(Đçtüzük 59/1).  
OLAYLAR  
I. DAVAYA ESAS TEKĐL EDEN OLAYLAR  
2
A. Bavuranın yakalanması ve tutuklanması  
9. 25 Kasım 1980 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis memurları  
bavuranı yasadıı silahlı örgüt Dev- Yol üyesi olduğu üphesiyle tutuklamılardır.  
10. 6 ubat 1981 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi bavuranın tutuklu  
yargılanmasına karar vermitir.  
B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama  
11. 26 ubat 1982 tarihinde, Askeri Savcı, bavuran ve diğer 722 davalı hakkındaki  
iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmutur. Savcı, bavuranı, amacı Türk anayasal  
düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıı silahlı örgüt Dev-Yol'a  
üye olmakla suçlamıtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146/1 hükmü uyarınca ölüm cezası  
talep etmitir.  
12. 21 Mart 1984 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemisi bavuranın artlı  
salıverilmesine karar vermitir.  
13. 19 Temmuz 1989 tarihinde, Sıkıyönetim Mahkemesi, bavuranı Dev-Yol üyesi  
olduğu için yargılamıtır. Bavuranı TCK'nun 168/2 maddesi uyarınca 8 yıl hapse mahkum  
etmitir.  
C. Temyiz Đꢁlemleri  
14. Bavuran Askeri Yargıtay’a bavuruda bulunmutur.  
15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe  
girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmive dosya da 26 Aralık 1994’te  
Yargıtay'a gönderilmitir.  
16. Yargıtay, 27 Aralık 1995 tarihinde, bavuran hakkındaki kararı bozmutur. Türk Ceza  
Kanunu’nun 102. maddesi gereğince yargılama zaman aımına uğradığı için bavuran hakkındaki  
yargılamanın sona erdirilmesine karar vermitir.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA  
17. Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesinin 1. fıkrası aağıdaki gibidir:  
"Türkiye Cumhuriyeti Tekilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir  
ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teekkül etmiolan Büyük Millet Meclisini iskata veya  
vazifesini yapmaktan men'e cebren teebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.  
18. Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesi aağıdaki gibidir:  
3
“Her kim, …. maddelerde yazılı cürümleri ilemek için silahlı cemiyet ve çete tekil eder  
yahut böyle bir cemiyet ve çetede amirliği ve kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz olursa onbeꢀ  
seneden aağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.  
Cemiyet ve çetenin sair efradı on yıldan onbeyıla kadar ağır hapisle cezalandırılır”.  
HUKUK  
I. SÖZLEMENĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
19. Bavuran, kendisine karı balatılan ceza davasının uzun sürmesi konusunda  
ikayetçi olmutur. Sözleme'nin 6/1 hükmünün ihlal edildiğini öne sürmektedir. Anılan  
hüküm aağıdaki gibidir:  
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek  
olan, ...bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek  
hakkına sahiptir."  
20. Hükümet, bavuranın iddialarını çürüttür. Bavurana karı yöneltilen suçlamaların  
niteliğine ve her birinin de Dev- Yol ile bağlantılarının tespit edilmesi gereken bavuran da dahil  
723 davalının sözkonusu olduğu genikapsamlı bir davayı inceleme ihtiyacına bağlı olarak  
davanın karmaık olduğunu öne sürmütür. Bu faktörlerin yargılamanın uzunluğuna açıklık  
kazandırdığını ve herhangibir ihmal ya da gecikmenin adli otoritelere bağlanamayacağını  
savunmulardır.  
(a) Sürenin Dikkate Alınması Gerekliliği  
21. Mahkeme, yargılamanın, bavuranın tutuklandığı 25 Kasım 1980 tarihinde balamıꢀ  
ve Yargıtay’ın bavuran hakkında yürütülen yargılamanın sona ermesi gerektiğine karar verdiği  
27 Aralık 1995 tarihinde bitmitir. Dolayısıyla, bavuranın yargılaması 15 yıldan fazla sürmütür.  
22. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel bavuru hakkını tanıdığına ilikin  
bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen ondört yıl sekiz aylık dönemi  
inceleyebilmektedir (bkz. 20 ubat 2001 tarihli Cankoçak/ Türkiye Kararı, no. 25182/94, ve  
26956/95, prg. 26). Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın ne  
durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. (ibid, prg. 25). Söz konusu tarihte, yargılama altı  
yıl iki ay sürmütü.  
(b) Yargılama süresinin uygunluğu  
23. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaık 8 yıl 8 aylık bir sürede  
karar verebildiğini gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi de dört yıldan uzun  
sürmütür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yaklaık bir yıl sonra, 27 Aralık  
1995 tarihinde karar vermitir. Mahkeme hem ilk derece mahkemesinde hem de temyiz sırasında  
yaanan gecikmelerin davanın karmaıklığına bağlanamayacağı ve ulusal makamların sorumlu  
olduğu görüündedir.  
4
24. Mahkeme, kendisine sunulan kanıtlara ve konu ile ilgili içtihatlarına bağlı olarak (bkz.  
AĐHM 2001’de yayınlanması planlanan 4 Eylül 2001 tarihli 29279/95 no’lu ahiner/ Türkiye  
Kararı), yargılamanın uzunluğunun “makul süre” kuralına uymadığına karar vermitir.  
25. Dolayısıyla, Sözleme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. SÖZLEMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
26. Sözleme'nin 41. Maddesi aağıdaki gibidir:  
"Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek  
Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği  
takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."  
A. Zarar  
27. Bavuran, maddi ve manevi tazminat için 250,000 Fransız Frangı talep etmitir. Bu  
bağlamda bavuran, ceza yargılamasının haksız bir biçimde uzamasından olumsuz ekilde  
etkilendiğini belirtmitir.  
28. Hükümet, bavuranın iddiasıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıtır.  
29. Bavuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,  
kendisinin belli bir sıkıntıya düğünü düünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine  
100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermitir.  
B. Masraflar  
30. Bavuran, yasal masraf ve harcamaları için bir meblağ belirlememitir. Bavuran  
meblağın belirlenmesini Mahkemeye bırakmıtır.  
31. Hükümet, bu balık altında da herhangi bir göbelirtmemitir.  
32. Bavuranın Mahkeme önündeki davada birtakım masraflara girdiği açık seçik  
ortadadır. Mahkeme, bavuranın masrafları için 10,000 Fransız Frangı ödenmesini uygun  
bulmutur.  
C. Temürrüt Faizi  
33. Mahkemenin önündeki mevcut bilgilere göre, ibu kararın benimsendiği tarihte  
Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.  
5
BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Đç Tüzüğün 43. maddesinin 1. paragrafı gereğince, bu bavurunun diğerlerinden  
ayrılmasına;  
2. Ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleme'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3.  
(a) Sözleme’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten itibaren 3 ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’sına çevrilmek üzere aağıdaki miktarların davalı  
Devlet tarafından bavurana ödenmesine;  
(i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangı;  
(ii) Masraflar için miktara yansıtılabilecek her türlü vergiyle birlikte, 10.000 (onbin )  
Fransız Frangı;  
(b) Üç aylık süreden sonra yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz  
uygulanmasına;  
4. Bavuranın adil tazmin taleplerinin geri kalanının reddedilmesine,  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmive 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin  
2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir,  
Michael O'BOYLE  
Sekreter  
Elisabeth PALM  
Bakan  
6