mirasçıları için ayrılmıꢀtır. Baꢀvuranlar Seyrekköy’deki 1 no’lu arsanın herhangi bir biçimde
mülkiyetini edinmediklerini iddia etmiꢀlerdir.
Hazine temsilcisi, Tapulama Komisyonu’nun kararının ardından tüm davacıların hak
ettiklerinden daha fazla arsa aldıklarını iddia etmiꢀtir. Davacıların Seyrekköy’deki 1 no’lu
arsadan mülkiyet edindiklerini ileri sürmüꢀtür. Ayrıca sözkonusu arsanın mera olduğunu, özel
mülk olarak nitelendirilemeyeceğini iddia etmiꢀtir.
Menemen Kadastro Mahkemesi arsanın bulunduğu yerde bir inceleme yapmıꢀ ve üç yerel
uzman ile bir ziraat mühendisinin tanıklıklarını dinlemiꢀtir.
Menemen Kadastro Mahkemesi 13 Mayıs 1992 tarihinde yerel uzmanların tespitleri ile
ziraat mühendisinin raporlarını göz önünde bulundurarak, Maltepe’deki 726 no’lu arsanın,
Tapulama Komisyonu’nun 1961 yılında belirlediği kiꢀilere ait olduğuna karar vermiꢀtir. Bu
nedenle, baꢀvuranlarla beraber bu kiꢀiler veya mirasçılarının Maltepe köyündeki 726 no’lu
arsanın sahipleri olarak kaydedilmelerini emretmiꢀtir.
5. Yargıtay’ın 21 Nisan 1993 tarihli kararı
Yargıtay 21 Nisan 1993 tarihinde 13 Mayıs 1992 tarihli kararı bozmuꢀ ve dava dosyasını
Menemen Kadastro Mahkemesi’ne göndermiꢀtir.
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin, ana hatları 17 Kasım 1988 tarihli kararında belirtilen
uygun bir soruꢀturma yürütmediği sonucunu çıkarmıꢀtır. Sözkonusu arsanın büyüklüğünün
1884 tarihli tapu sicil kayıtlarına göre 1000 dönüm olduğunu, ancak 1890 tarihli tapu sicil
kaydında arsanın büyüklüğünün 1200 dönüm olarak belirtildiğini belirtmiꢀtir. Mahkeme, bu
bağlamda, ilk derece mahkemesinin arsanın büyüklüğündeki artıꢀın nedenini
açıklayamadığını gözlemlemiꢀtir. Ayrıca ilk derece mahkemesi, dava dosyasına, sözkonusu
arsanın 1875 tarihli tapu sicil kaydını, komꢀu arsalarla ilgili belgeleri ve bölgenin askeri
haritasını eklememiꢀtir.
Yargıtay, 1884 tarihli tapu sicil kaydının, tam olarak anlaꢀılır olmamakla birlikte, bazı
yerleri (“sıra melengeç, Yorgaki oğlu, Đsmet hanım, harita, Kara istirati, çataka tarlaları ve
kulak istifanı”) sözkonusu arsaya sınır teꢀkil ettikleri biçiminde iꢀaret ettiğini kaydeder. Bu
nedenle arsanın sınırlarının tapu sicilindeki kayıtlarda doğru zikredilip zikredilmediğinin
belirlenmesi gerekir. Mahkeme, dava konusu arsa ile komꢀu arsaların bir planının çizilmesi
gerektiğini ve bu planı hazırlarken bölgenin askeri haritasının ve bilirkiꢀiler ile yerel halkın
ifadelerinin gözönünde bulundurulması gerektiğini ifade etmiꢀtir.
6. Menemen Kadastro Mahkemesi’nin 11 Kasım 1998 tarihli kararı
Menemen Kadastro Mahkemesi dava dosyasını almasının ardından davayı yeniden
incelemiꢀtir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden, 726 no’lu arsaya iliꢀkin Tapu ve Kadastro
Dairesi’nde tutulan 1875 tarihli kayıtların bir suretini sunmasını istemiꢀtir.
Genel Müdürlük, 21 Temmuz 1994 tarihinde, sözkonusu kaydın Seyrekköy’deki hiçbir
arsayla ilgisi olmadığı hususunda mahkemeyi bilgilendirmiꢀtir.
3