tarafından Aksaz Askeri Hastanesi’ne götürülmüş, buradan da uçakla Ankara Askeri
Hastanesi’ne sevk edilmiştir.
1. Ceza soruşturması
28 Ağustos 2001 tarihinde, askeri savcılık resen bir soruşturma başlatmıştır. Askeri Savcı,
olayın vuku bulduğu gemiye gelerek olay yeri durum tespiti yapmış ve gemi komutanı subay
Ali Haydar Uçan, ikinci kaptan subay Resul Öztürk, astsubay Tanju Dolar, astsubay Ercan
Bostancı, er Ahmet Cebeci, er Osman Altaş, er Mustafa Nural, er Fikret Özgür, er Seyfettin
Şahin, er Davut Sonsuz ve er Şahin Doğu’nun ifadelerini almıştır.
Subay Ali Haydar Uçan ve Resul Öztürk, olayın meydana geldiği sırada gemide
bulunmadıklarını beyan etmişlerdir. Başvuranın oğlunun görevini yerine getirirken disiplinsiz
ve özensiz davrandığını, bu yüzden kendisini defalarca ikaz ettiklerini belirten subaylar,
ayrıca onunla karşılaştıklarında ilgili şahsın kendilerine askerde canının sıkıldığını ve
sabırsızlıkla askerliğinin bitmesini beklediğini söylediğini bildirmişlerdir. Kaptan ve ikinci
kaptan ifadelerinde, F.Aydın’ın izinden döndükten sonra daha çok içine kapandığını ve
toplum içine girmez olduğunu belirtmişlerdir. Komutanlara göre ilgili şahıs, izinden
döndükten sonra hiçbir açıklama yapmadan sadece psikolojik sorunları olduğunu söyleyerek
hastaneye sevk edilmesini istemiştir. Ilk bakışta hastaneye sevk edilmesini gerektirecek
herhangi bir psikolojik sorun görülmemesine rağmen komutanlar kendisinin hastaneye sevk
edilmesini emretmişlerdir. Kaptan ve ikinci kaptan, başvuranın oğlunun intihara eğilimli
olmadığını ve gözle görünür bir psikolojik sorunu bulunmadığını sözlerine eklemişlerdir.
Kendileri son olarak, F. Aydın’ın hiçbir zaman arkadaşları tarafından hor görülmediğini ve
aşağılanmadığını belirtmişlerdir. Subay Resul Öztürk, başvuranın oğlunun aile sorunları
yaşadığını düşündüğünü, ancak bu konuda arkadaşlarına hiçbir şey anlatmadığını ve kanaatine
göre bu eylemi sonuçlarını düşünmeden sadece istirahat izni alabilmek için gerçekleştirmiş
olabileceğini ifade etmiştir.
Astsubay Tanju Dolar ve astsubay Ercan Bostancı verdikleri ifadelerde, F. Aydın’ın
arkadaşlarıyla olan ilişklerinde zor ve geçimsiz olduğunu, kendisinin disiplinsiz ve hatta
bazen saldırgan davranışlarda bulunduğunu bildirmişlerdir. Yine aynı astsubaylar, ilgili şahsın
aile sorunları ve mali sıkıntıları olduğunu duyduklarını, ancak intihar girişiminde
bulunabileceğini gösteren hiçbir işaret görmediklerini eklemişlerdir. Subay Tanju Dolar
başvuranın oğlunu olaydan hemen önce gördüğünü ve kendisinde herhangi anormal bir durum
farketmediğini belirtmiştir. Astsubay Ercan Bostancı, F. Aydın’ın istirahat izni alabilmek için
böyle davranmış olabileceğini ifade etmiştir. Her ikisi de, ilgili şahsın üstleri veya arkadaşları
tarafından kötü muameleye tabi tutulmadığını doğrulamışlardır.
Erler Ahmet Cebeci, Osman Altıntaş, Mustafa Nural, Fikret Özgür, Seyfettin Şahin, Davut
Sonsuz ve Şahin Doğu, başvuranın oğlunun disiplinsiz davranışlarda bulunduğunu ve
arkadaşlarıyla olan ilişkilerde zor ve geçimsiz olduğunu bildirmişlerdir. Aynı erler onun içine
kapanık ve asosyal olduğunu da ifade etmişler ve izinden döndükten sonra F. Aydın’ın tekrar
izine çıkma arzusunu ısrarlı bir biçimde dile getirdiğini, ancak izni kalmaması dolayısıyla en
azından bir istirahat izni almak için uğraştığını vurgulamışlardır. Yine bu erler, F. Aydın’ın
gözle görünür bir psikolojik sorunu bulunmadığını, kendisinin intihar eğiliminde olmadığını
ve böyle bir şey yapabileceğine işaret eden herhangi bir davranış gözlemlemediklerini
bildirmişlerdir. Davut Sonsuz, bunlara ilaveten başvuranın oğlunun istirahat izni almak
suretiyle askerlik süresini kısaltmak için çabaladığını belirtmiştir. Erler ayrıca, kendisinin
üstleri veya arkadaşları tarafından kötü muameleye tabi tutulduğunu hiç görmediklerini
3