Baꢀvuran Hükümetin savlarına itiraz etmektedir.
AĐHM öncelikli olarak dikkate alınması gereken dönemin baꢀvuranın yakalandığı 31 Ağustos
1997 tarihinde baꢀlayıp, Yargıtay’ın 11 ꢁubat 2004 tarihli kararı ile sona erdiğini not
etmektedir. Đki dereceli mahkemede görülen bu süreç yaklaꢀık altı buçuk yıldır.
AĐHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın ꢀartları ıꢀığında ve özellikle de
davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve ilgili mercilerin tutumu, davanın baꢀvuran için arz ettiği
önem gibi, içtihadında yerleꢀmiꢀ ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır
(Bkz. diğer birçokları arasında, Pelissier ve Sassi-Fransa kararı, no: 25444/94).
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiꢀ ve Hükümetin bu davada farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiꢀtir. AĐHM
yargılama sürecinin uzunluğunun yalnızca baꢀvuranın tutumu ile açıklanamayacağına itibar
etmektedir.
AĐHM baꢀvuranın yargılamanın büyük bir bölümünde tutuklu olduğunu gözlemleyerek, bu
durumda yetkili mahkemelerin adaletin mümkün olan en kısa sürede tecelli etmesi ve iyi
idaresi bakımından gerekli ihtimamı göstermelerinin önem arz ettiğini ifade etmektedir (Bkz.
Kalachnikov-Rusya no: 47095/99 ve son olarak Gezici ve Đpek-Türkiye kararı, no: 71517/01, 10
Kasım 2005).
Mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadı ıꢀığında AĐHM, sözkonusu yargılama sürecinin
uzunluğunun aꢀırı olduğuna ve «makul süre» koꢀulunu karꢀılamadığına itibar etmektedir. Bu
nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran aynı hüküm çerçevesinde, yargılamanın bir bölümüne askeri bir hakimin katılımı
nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini
taꢀımadığını ileri sürmektedir.
Baꢀvuran ayrıca, gözaltı esnasında AĐHS’nin 3. maddesine aykırı muamelelere maruz kaldığını
iddia etmektedir.
AĐHM baꢀvuran tarafından öne sürülen bu ꢀikayetleri incelemiꢀ, mahkemeye sunulan deliller
ıꢀığında, AĐHM ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir ihlalin
bulunmadığını kaydetmektedir; dayanaktan yoksun bulunan bu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 35/3
maddesinin uygulanmasına istinaden reddedilmesi gerekmektedir.
Baꢀvuran AĐHS’nin 13. ve 14. maddesiyle birlikte 5/1, 2, 3 ve 4. maddelerini öne süren
baꢀvuran gözaltı ve tutukluluk kararına iliꢀkin birçok ꢀikayette bulunmaktadır.
AĐHM, baꢀvuranın gözaltı süresinin 5 Eylül 1997 ve gözaltı süresinin ise 25 Haziran 2001
tarihinde yani mevcut baꢀvurunun yapıldığı 5 Ekim 2004’ten yani altı aydan fazla bir süre önce
olduğunu gözlemlemektedir (Bkz. Erol-Türkiye kararı, no: 15323/03, 26 ꢁubat 2008 ve Labita-
Đtalya no: 26772/95). Gecikmeli olarak yapılan bu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 35/1 ve 4.
maddelerine uygun olarak reddedilmesi gerekir.
Geriye AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Baꢀvuran30.000 Euro manevi
tazminat ve iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama giderleri için 20.030 TL
5