2. Cezai Yargılama Sürecinin Adilliği Hakkında
Hükümet cezai yargılamanın adil olup olmadığının ve savunma haklarına saygı
gösterilip gösterildiğinin, cezai yargılamanın bütünü dikkate alınarak değerlendirilmesi
gerektiğini belirtmektedir. Aynı zamanda baꢀvuranları mahkum eden kararın, yalnızca
beyanlarına değil aynı zamanda dosyada yer alan kanıtlara dayandığının da altını çizmektedir.
Hükümet ayrıca, baꢀvuranların DGM’de davanın açıldığı andan itibaren avukat yardımından
faydalanma hakkına sahip olduklarını, Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin
hukuki bir değerlendirme taꢀımayan bir belge niteliğinde olduğunu ve her an dava dosyasında
incelenebileceğini belirtmektedir.
Baꢀvuranlar bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, daha önceki benzer davalarda da dile getirildiği üzere, tarafsızlıktan ve
bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin, hiçbir surette, yargı yetkisi altındaki kiꢀilere adil ve
hakkaniyete uygun bir yargılama süreci temin edebileceğinin varsayılamayacağını hatırlatır.
Baꢀvuranların, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde görülmesi
hakkının ihlal edildiği tespiti ıꢀığında, AĐHM, savunma haklarının ihlal edildiğine iliꢀkin
ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatine varmıꢀtır (Bkz. diğerleri arasında
adıgeçen Çıraklar kararı, s. 3074, §§ 44-45).
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.
A. Maddi ve Manevi Tazminat
Baꢀvuranlar maddi zarara uğradıklarını iddia etmekte ve Türkiye’de uygulanan asgari
ücret çizelgesi üzerinden hesaplanarak bu zararın belirlenmesini talep etmektedirler. Manevi
tazminat olarak toplam 245.000 Euro (iki yüz kırk beꢀ bin) talep etmektedirler.
Đddia edilen maddi zarara iliꢀkin olarak AĐHM, DGM tarafından yapılan yargılamanın,
AĐHS ihlali oluꢀturmasaydı ne ꢀekilde sonuçlanmıꢀ olacağı konusunda bir tahmin
yürütemeyeceği için, baꢀvurana bu baꢀlık altında tazminata hükmetmemektedir. (Bkz.
Findlay-Đngiltere, 25 ꢁubat 1997 tarihli karar, 1997-I, s.284, § 85).
Manevi tazminata iliꢀkin olarak ise AĐHM mevcut davada ihlal tespitinin adil tazmin
için baꢀlı baꢀına yeterli olduğu kanaatine varmıꢀtır (Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).
AĐHM’ye göre, mevcut davada olduğu gibi, bir vatandaꢀın AĐHS’nin gerektirdiği
bağımsızlık ve tarafsızlık koꢀulunu karꢀılamayan bir mahkeme tarafından mahkum edilmesi
halinde, tespit edilen ihlalin telafisi için en uygun yol, ilgili kiꢀinin, kendi talebi üzerine
yeniden yargılanması ya da davanın yeniden açılmasıdır (bkz., Öcalan-Türkiye, [GC], no:
46221/99, § 210 in fine CEDH 2005, 12 Mayıs 2005-…).
4