C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ORAL ÇALILAR - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:60261/00)  
KARARININ ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
(Dostane Çözüm)  
STRAZBURG  
17 OCAK 2006  
Bu karar nihai olup, şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 60261/00 bavuru no’lu davanın nedeni, Türk  
vatandaı Oral Çalılar’ın (Bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 14  
Ağustos 2000 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözlemesi’nin (AĐHS)  
34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran, Đstanbul Barosu avukatlarından F.  
Đlkiz tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1946 doğumlu bavuran, Đstanbul’da ikamet etmektedir. Bavuran gazeteci-yazardır.  
Bavuran 1993 yılı Eylül ayında iki Kürt lideri ile yaptığı röportajlarını “Öcalan ve  
Burkay’la Kürt Sorunu” adlı bir kitapta toplamıtır. Önsöz, sonsöz ve kitabın dördüncü kapağı  
bavuran tarafından kaleme alınmıtır. Yapılan görümeler 14 Haziran-6 Ağustos 1993  
tarihleri arasında Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanmıtır.  
5 Kasım 1993 tarihinde Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) hakimi, Ceza  
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 86. maddesi uyarınca, kitabın toplatılması kararı vermitir.  
DGM 16 Kasım 1993 tarihinde bavuranın sözkonusu karara karı itirazını  
reddetmitir.  
26 Kasım 1993 tarihinde Cumhuriyet Basavcısı, bavuranı 3713 sayılı Terörle  
Mücadele Kanunu’nun 8§1 maddesi uyarınca, Devlet’in bölünmez bütünlüğüne karı yazar  
olarak ayrımcı propaganda yapmakla suçlamıve kitabın müsadere edilmesini istemitir.  
DGM 27 Ekim 1994 tarihinde bavuranı isnat edilen suçlardan suçlu bulmuve iki yıl  
hapis ve para cezasına çarptırmıtır. Ayrıca DGM, Türk Ceza Kanunu’nun 36. maddesi  
uyarınca sözkonusu kitabın müsadere edilmesine karar vermitir.  
Yargıtay 20 Kasım 1995 tarihinde, sözkonusu kararı bozmuve 3713 sayılı Kanun’un  
8 ve 13. maddelerinde yapılan değiiklikler bakımından yeniden incelenmesi için davayı ilk  
derece mahkemesine geri göndermitir.  
DGM, 23 Mayıs 1996 tarihinde, ayrımcı propaganda yapma suçunun bu durumda  
olumadığını kararlatırmıve 3713 sayılı Kanun’un 6§2 maddesi uyarınca terör örgütünün  
beyanlarını yayınlama gerekçesiyle bavuranı para cezasına çarptırmıtır.  
Yargıtay 5 Mart 1998 tarihinde, genel olarak değerlendirilen kitabın içeriğinin  
Devlet’in bölünmez bütünlüğüne zarar vermeyi amaçlayan bölücü propaganda oluturduğu  
gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin verdiği kararı bozmutur.  
DGM 18 Mayıs 1999 tarihinde, Yargıtay kararına uymutur.  
28 Ağustos tarihinde, cezai yargılama ulusal mahkemeler huzurunda devam ederken,  
basın yoluyla 23 Nisan 1999 tarihinden önce ilenen suçlar için cezaların infazının ve kararın  
ertelenmesini öngören 4454 sayılı Kanun çıkarılmıtır.  
Yargıtay 1 ubat 2000 tarihinde 18 Mayıs 1999 tarihli kararı bozmuve 4454 sayılı  
Kanun hükümleri bakımından davayı yeniden incelemesi amacıyla ilk derece mahkemesine  
geri göndermitir.  
2
DGM 28 ubat 2000 tarihinde kararın görülmesini ertelemitir.  
DGM, 5 Mart 2003 tarihinde, 4809 sayılı Kanun tarafından değitirilen 4454 sayılı  
Kanun’un 2. maddesinin, vaki olmayan bir mahkumiyeti bulunan kiilerin haklarına getirilen  
yasakların kaldırılmasını öngördüğünü dikkate alarak, 5 Kasım 1993 tarihli toplatma kararını  
kaldırmaya karar vermitir.  
Bavuran sürecin hiçbir aamasında, tutuklu bulundurulmamıtır.  
HUKUK AÇISINDAN  
AĐHM, Hükümet’ten izleyen beyanı almıtır:  
60261/00 no’lu bavuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti,  
Oral Çalılar’a karılıksız olarak 4.000 (dört bin) Euro tutarında ödeme yapmayı önermektedir.  
Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her  
türlü vergiden muaf tutulacak ve AĐHS’nin 39. maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ  
edilmesini müteakip üç ay içerisinde bavuran ya da avukatı tarafından belirtilen bir banka hesabına  
yatırılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten  
itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme  
kavuturulmasını tekil edecektir.  
Ayrıca Hükümet, AĐHS’nin 43§1 maddesine uygun olarak davayı Büyük Daire’ye göndermeyeceğini  
taahhüt eder.”  
AĐHM, bavuranın imzaladığı izleyen beyanı almıtır:  
AĐHM’de görülmekte olan, yukarıda belirtilen bavuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla  
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Oral Çalılar’a, karılıksız olarak 4.000 (dört bin) Euro tutarını ödemeye  
hazır olduğunu not ediyorum.  
Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her  
türlü vergiden muaf tutulacak ve AĐHS’nin 39. maddesine uygun olarak AĐHM’nin verdiği kararın tebliğ  
edilmesini müteakip üç ay içerisinde bavuran ya da avukatı tarafından belirtilen bir banka hesabına  
yatırılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı taktirde, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve  
ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eit  
oranda basit faizi ödenir.  
Bavuran, bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu bavuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye  
Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulağını bildirmektedir.  
Đꢀbu beyan, Hükümet ile bavuranın ulaoldukları dostane çözüm çerçevesinde kayda  
geçmektedir.  
Ayrıca bavuran, kararın verilmesinden sonra, AĐHS’nin 43§1 maddesine uygun olarak davayı Büyük  
Daire’ye göndermeyeceğini taahhüt eder.”  
AĐHM, tarafların üzerinde uzlatıkları dostane çözümü kaydeder(AĐHS’nin 39.  
maddesi). Bu çözümün Sözleme ve Eki Protokoller’de tanımlanan insan haklarına saygı  
ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, bavurunun incelenmesine devam  
etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilikin hiçbir gerekçe görmemektedir (AĐHS’nin in  
fine 37§1 ve Đçtüzüğün 62§3 maddeleri)  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun zabıttan düürülmesine karar vermiştir.  
2. Tarafların davanın Büyük Daire’ye gönderilmemesi yönündeki taahhütlerini  
kaydeder.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve 17 Ocak 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.  
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
4