5 Şubat 1996 tarihinde başvuranların temsilcileri Diyarbakır DGM savcılığına dilekçe
vermiştir. Cavi Özalp'in ölümüyle ilgili bir soruşturma başlatıldığına ve Diyarbakır
DGM savcılığı tarafından görevsizlik kararı verildiğine değinen temsilciler, gözaltı
tutanaklarının, otopsi raporunun ve savcılığın görevsizlik kararının bir suretini
istemiştir.
Savcılık bu istemi reddetmiştir.
2. Hükümet tarafından sunulduğu şekliyle olaylar
24 Ağustos 1995 tarihinde Cavit Özalp, PKK üyesi olduğu şüphesiyle, Bismil
Jandarma Komutanlığı'na bağlı jandarmalar tarafından gözaltına alınmıştır.
Bilinmeyen tarihte Cavit Özalp jandarmaya verdiği ifadede, PKK teröristlerinin ara
sıra evinde kaldıklarını, bunlara yiyecek, askeri malzeme, silah, giysi ve ilaç ternin
ettiğini kabul etmiştir. Cavit Özalp, ayrıca, teröristlerle birlikte Pamuk Nehri kıyısında
Serçeler köyüne bağlı Sanhüseyin mezrasının yakınındaki bir tepenin yamacında bir
sığınak kazdıklarını ve bazı araç gereçleri buraya sakladıklarını ifade etmiştir.
24 Ağustos 1995 tarihinde Cavit Özalp tıbbi muayene için Bismil Sağlık Merkezi'ne
götürülmüştür. Sağlık raporuna göre, vücudunda kötü muamele izine rastlanmamıştır.
26 Ağustos 1995 tarihinde saat 4.00 civarında jandarmalar, Cavit Özalp'in sözünü
ettiği sığmağı bulmaya çalışmıştır. Cavit, askerleri Kamberli köyü Sedat yolundaki
sığınağa götürmüştür. Kendileri güvenli bir mesafede bekleyen jandarmalar,
Cavit'ten, sığınağın kapağını açmasını istemiştir. Kapağı açtığında büyük bir patlama
meydana gelmiş ve Cavit'in bedeni paramparça olmuştur. Patlayıcılar, sığınağın
girişine PKK üyelerince yerleştirilmiştir. Askerler, sığınakta silah, tıbbi malzeme ve
giysi bulmuştur. Olay Bismil savcılığına bildirilmiştir.
Doktor, cesede tam otopsi yapılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. Cavit'in
cesedi, Kamberli köy meclisi üyesi Hasip Yılmaz'a teslim edilmiştir. Jandarma
tarafından vukuat raporu düzenlenmiş ve üç astsubayla köy muhtarı Kütbettin Altunç
tarafından imzalanmıştır.
24 Kasım 1995 tarihinde Diyarbakır DGM savcısı, Cavit'in, 26 Ağustos 1995 tarihinde
öldüğünü göz önüne alarak PKK üyeliği nedeniyle soruşturma açılmasına gerek
olmadığına karar vermiştir.
14 Kasım 1995 tarihinde Bismil savcılığı, gerekli önlemleri almayarak Cavit Özalp'in
ölümüne neden olduğu için astsubay İlhan Yücel'i görevi ihmalle suçlamıştır. Bununla
birlikte savcının astsubay aleyhine dava açma yetkisi olmadığından, görevsizlik kararı
vermiş ve dosyayı Bismil İlçe İdare Kuruluna göndermiştir.
İlçe İdare Kurulunca soruşturma için görevlendirilen binbaşı üç astsubayın ifadesini
almıştır. Astsubaylar, sığınağın yerini Cavit'ten öğrendiklerim, kendilerini olay yerine
Cavit'in götürdüğünü ve sığınağın kapağını açtığında patlama meydana geldiğini ve
Cavit'in öldüğünü anlatmıştır. Astsubaylar, mağarada, tıbbi malzeme ve giysiler
bulunduğunu söylemiştir.