CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
Mehmet Reşat ÖZDOĞAN-TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 49707/99)  
Nihai Kararın Özet Çevirisi  
18 Ocak 2005  
OLAYLAR  
Davanın Koşulları  
Başvuran, Mehmet Reşat Özdoğan, Türk vatandaşı olup 1968 yılında  
doğmuş ve Afşin’de ikamet etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi  
(AİHM) önünde, İstanbul Barosu avukatlarından K. Keleşoğlu tarafından  
temsil edilmektedir.  
14 Ekim 1996 tarihinde, başvuran, yasadışı örgüt olan PKK’nın  
mensubu olmaktan ve yardım ve yataklık yakmaktan emniyet güçleri  
tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır.  
4 Kasım 1996 tarihinde,  
Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)  
Cumhuriyet Savcısı, başvuran ve diğer iki sanık hakkında yasadışı bir  
örgüte üye olmaktan ve yardım ve yataklık yapmaktan itham etmiş ve  
3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın 5 maddesi ve Türk Ceza  
Kanunu’nun 169 maddesi uyarınca mahkumiyetlerini istemiştir  
5 Haziran 1997 tarihinde, iki sivil ve bir askeri hakimden oluşan DGM  
başvuranın itham edildiği suçlardan suçlu bulmuş ve üç yıl dokuz ay  
hapis cezasına ve üç yıl memuriyetten men cezasına mahkum etmiştir.  
22 Ekim 1997 tarihinde okunan 20 Ekim 1997 tarihli karar ile  
Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.  
Ardından, başvuran kararın yeniden ele alınması amacıyla Yargıtay  
Cumhuriyet Başsavcısı’na müracaat etmiştir.  
21 Kasım 1997 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı söz konusu  
talebi reddetmiştir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
2 Eylül 1998 tarihinde, başvuran, İstanbul Devlet Hastanesi’ndeki  
görevinden azledilmiştir.  
21 Eylül 1999 tarihinde, başvuran, şartlı salıvermeden yararlanması  
üzerine tekrardan göreve başlama talebinde bulunmuştur.  
19 Ekim 1999 tarihinde, başvuranın söz konusu talebi reddedilmiştir.  
Belirtilmeyen bir tarihte, başvuran sözü edilen ret kararına karşın  
Ankara İdari Mahkemesi’ne başvurmuştur.  
31 Mayıs 2000 tarihinde, adıgeçen idari mahkeme mezkur  
başvuruyu reddetmiştir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AİHS’NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN  
Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden DGM’nin bünyesinde  
askeri hakimi bulundurması nedeniyle «tarafsız ve bağımsız» bir  
mahkeme olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmiştir. Bu konuda,  
AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.  
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin  
AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-  
Türkiye kararı, 28 Ekim 1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar  
ışığında başvurunun esas bakımından incelenmesi gerektiğine itibar  
etmekte ve başvuruyu kabul edilemez bulmak için bir gerekçe  
bulunmadığını ifade etmektedir.  
B. Esasa ilişkin  
Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin  
dile getirildiğini ve bunların AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiği  
yönünde sonuçlandırıldığını ortaya koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel  
kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§ 35-36).  
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde  
sonuçlandıracak bir tespitte bulunmadığını ve hiçbir delili sunmadığını  
incelemektedir. Başvuranın «ulusal güvenliğe» yönelik işlenen suçlardan  
yargılanmasının anlaşılabilir olduğu, bunun yanı sıra başvuranın  
aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin TCK’ya dayalı olarak yapmış olduğu yargılama  
hususunda endişe duymasının yerinde olduğu kanısındadır. Üstelik,  
başvuran, DGM'nin bu türden davalara ters düşen değerlendirmelerle  
haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak  
çekinmektedir Bu nedenle başvuranın bu yargı makamının tarafsız ve  
bağımsız  
olmadığı  
yönündeki  
şüphelerinin  
dikkate  
alınması  
gerekmektedir (Bkz. Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998, 1998-IV s.  
1573, § 72 ).  
AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden İzmir Devlet Güvenlik  
Mahkemesi’nin AİHS’nin 6 § 1 maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız  
bir mahkeme niteliğini taşımadığı neticesine varmaktadır.  
II. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA  
Sözleşmenin 41. maddesi gereğince,  
A. Maddi ve Manevi Tazminat  
Başvuran, miktarını belirtmediği maddi ve manevi zarara uğradığını  
iddia etmiştir.  
Hükümet bu iddiaları reddetmiştir.  
İddia edilen maddi zarara ilişkin olarak AİHM, AİHS’ye aykırılık  
mevcut olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün  
sonucu üzerinde değerlendirmeye gitmemiştir. Sonuç olarak başvurana  
bu bağlamda zararın tazminini kabul etmemiştir (Bkz. Findlay-İngiltere,  
25 Şubat 1997, 1997-I, s.284, § 85).  
İddia edilen manevi zarara gelince, AİHM, dava şartlarında, tespit  
edilen ihlalin hakkaniyetli bir tatmin oluşturduğuna dikkati çekmektedir  
(sözü edilen Çıraklar kararı, S. 3074, §49).  
AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6§1 maddesine  
göre tarafsız ve bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği  
sonucuna vardığında, prensip olarak en uygun tazminin, zamanında,  
tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden  
yargılamanın olacağı kanaatine varmıştır (Bkz. sözü edilen Gençel kararı,  
§ 27).  
B. Masraf ve Harcamalar  
Başvuran, yerel makamlar ve AİHM’deki işlemlere ilişkin masraf ve  
harcamalar için her hangi bir tazminat talebinde bulunmamıştır ve  
dolaysıyla re’sen bir incelemenin yapılmasına gerek yoktur (Bkz, 19  
Şubat 1991 tarihli Colacioppo-İtalya kararı, serie A no: 197-D, s 52, § 16).  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE;  
1. Başvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. Malatya DGM’nin tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun olması  
nedeniyle AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Mevcut kararın tek başına manevi tazminat için yeterli olduğuna;  
4.Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine;  
karar vermiştir.  
İşbu karar Fransızca olarak verilmiş ve 18 Ocak 2005 tarihinde,  
İçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ  
edilmiştir.