C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
ÖZEL VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 37626/02)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
31 Ocak 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup,  
ekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 37626/02 bavuru no’lu davanın nedeni T.C.  
vatandaı Armağan Özel, Cem Çakar, Hakkı Köse ve Abbas Mert’in (bavuranlar) Avrupa  
Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 23 Temmuz 2002 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve  
Özgürlüklerini güvence altına Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi  
uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM)  
önünde Đstanbul barosu avukatlarından H. Kaplan tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
Bavuranlar sırasıyla 1950, 1964, 1960 ve 1963 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet  
etmektedirler.  
Mesleği doktorluk olan A. Özel, H. Köse ve C. Çakar, askere çağrılanlara sahte çürük raporu  
düzenlemekten Đstanbul Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından 30 Kasım, 5 ve 6 Aralık  
1995 tarihlerinde yakalanarak gözaltına alınmılardır.  
Bavuranlar 9 Aralık 1995 tarihinde Genelkurmay Bakanlığı Đstanbul Askeri Mahkemesi  
hakiminin (Askeri mahkeme) kararıyla tutuklu yargılanmak üzere Kasımpaa Askeri  
Cezaevi’ne gönderilmilerdir.  
A. Mert 12 Mart 1996 tarihinde askerlik hizmetinden muaf olmak için sahte çürük raporu  
alma suçuyla Đstanbul Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından yakalanmı, 18 Mart 1996  
tarihinde askeri hakim kararıyla tutuklu yargılanmak üzere Kasımpaa Askeri Cezaevi’ne  
konulmutur.  
Askeri Mahkeme Cumhuriyet Basavcısı 22 Mart 1996 tarihli bir iddianame ile Askeri Ceza  
Kanunu’nun 81. maddesine dayalı olarak A.Özel, H.Köse ve C.Çakar’ı askerlik hizmeti için  
çağrılan bazı kiilere sahte doktor raporu düzenlemek ve A. Mert’i ise askerlik hizmetinden  
muaf olmak için sahte doktor raporu almak suçu ile itham etmitir.  
A. Özel 18 Nisan 1996 tarihinde, diğer bavuranlar 12 Haziran 1996 tarihinde tutuksuz  
yargılanmak üzere serbest bırakılmılardır.  
Askeri mahkeme 20 Ekim 2000 tarihli bir karar ile A. Mert’i bir yıl beay on begün, A.  
Özel’i bir yıl on bir ay on gün, C. Çakar’ı on ay ve H. Köse’yi altı ay yirmi gün hapis cezasına  
çarptırmıtır.  
A.Özel, H. Köse ve C. Çakar 22 Ocak 2001 tarihinde Askeri Yargıtay’da temyize  
gitmilerdir.  
A. Mert belirtilmeyen bir tarihte temyize gitmitir.  
Askeri Yargıtay 16 Nisan 2002 tarihinde ilk derece mahkemesinin A. Mert hakkındaki  
kararını onamı, H. Köse, C. Çakar ve A. Özel hakkındaki kararını bozmutur.  
1 Nisan 2004 tarihinde Askeri mahkeme dava dosyasını yeniden incelemive üç bavuranı bir  
yıl bir aydan bir yıl on bir aya kadar hapis cezasına çarptırmıtır.  
2
Đlk derece mahkemesinin bu kararı 19 Temmuz 2005 tarihinde Askeri Yargıtay tarafından C.  
Çakar ve A. Özel tarafından onanmıve H. Köse için ikinci defa bozulmutur.  
22 Haziran 2006 tarihinde H. Köse 10 ay hapis cezasına çarptırılmıtır. Taraflardan edinilen  
son bilgiye göre yargı süreci Askeri Mahkeme önünde halen devam etmektedir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar ceza yargı sürecinin uzunluğunun AĐHS’nin 6/1. maddesinde öngörülen «makul  
süre» ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedirler. Bavuranlar bu maddeye dayalı olarak  
sivil oldukları halde kendilerini yargılayan askeri mahkemenin bağımsızlıktan ve  
tarafsızlıktan yoksun olduğundan ikayetçi olmaktadırlar.  
A. Ceza yargı sürecinin uzunluğu hakkında  
AĐHM bavuranlar hakkında sürdürülen ceza sürecinin 30 Kasım 1995 tarihinde A. Özel için,  
5 Aralık 1995 tarihinde H. Köse, 6 Aralık 1995 tarihinde C. Çakar için, 12 Mart 1996  
tarihinde yakalanarak gözaltına alınmaları ile baladığını ve Askeri Yargıtay’ın 16 Nisan 2002  
tarihinde A. Mert için, 19 Temmuz 2005 tarihinde C. Çakar ve A. Özel için vermiolduğu  
nihai kararlarıyla tamamlandığını hatırlatır. Askeri Yargıtay önünde bulunan H. Köse ile ilgili  
karar üçüncü kez incelenmesi için ilk derece mahkemesine geri gönderilmitir.  
Edinilen bu bilgilerden ceza sürecinin A. Özel ve C. Çakar için dokuz yıl yedi ay; A. Mert  
için altı yıl bir ay sürdüğü anlaılmaktadır. Taraflardan alınan son bilgilere göre iki bozma  
kararının ardından H. Köse’nin davası Askeri Yargıtay önünde bulunmaktadır ve u ana dek  
on bir yıl on bir aydan fazla bir süre geçmitir.  
AĐHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın artları ıığında, ve davanın  
karmaıklığı, bavuran ve ilgili mercilerin tutumu gibi içtihadında yerlemiölçütlere göre  
değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. diğerleri arasında Pélissier ve Sassi-Fransa  
Büyük Daire kararı, no: 25444/94).  
AĐHM daha önce de bu bavurudakine benzer sorunlar hakkında görübildirme fırsatını  
bulduğunu ve AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını anımsatır (Bkz.  
sözü edilen Pélissier ve Sassi kararı).  
AĐHM mahkemeye sunulan tüm delil unsurlarını incelemive Hükümetin Mahkemenin bu  
davada farklı bir sonuca ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını  
tespit etmitir. Mahkemenin bu yöndeki yerleik içtihadını göz önünde bulunduran AĐHM  
sözkonusu yargı sürecinin uzunluğunun aırı ve «makul süre» kouluna aykırı olduğu  
sonucuna varmıtır.  
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmitir.  
B. Askeri mahkemenin bağımsızğı ve tarafsızlığı hakkında  
AĐHM daha önce de bu bavurudakine benzer sorunlar hakkında görübildirme fırsatını  
bulduğunu ve AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını anımsatır (Bkz.  
3
sözü edilen Ergin (no:6), Onaran-Türkiye no: 65344/01 5 Haziran 2007 ve Düzgören-Türkiye  
no: 56827/00 kararları).  
AĐHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulamasını sağlayacak ikna edici hiçbir  
tespit ve delil sunmadığını kaydetmektedir. Bunun yanı sıra sivil kiiler olarak orduya sadakat  
göstermek zorunluluğu olmayan bavuranların yalnızca askeri hakimlerden oluan bir  
mahkemede askerlik hizmetinin yerine getirilmemesine ilikin görülen davada ordu mensubu  
hakimler tarafından yargılanmaktan endie duymalarının anlaılabilir olduğu tespitinde  
bulunmaktadır (Bkz. a contrario, Önen-Türkiye kararı, no: 32860/96, 10 ubat 2004).  
Bavuranların haklarında açılan davada Askeri mahkemenin kararını dava konusunun özüne  
yabancı gerekçelere dayandırmasından endielenmesini meru bulmaktadır. Bu nedenle  
bavuranların bu yargı makamının tarafsız ve bağımsız olmağı yönündeki üpheleri objektif  
olarak doğrulanmaktadır. (sözü edilen Incal kararı, s. 1573, / 72 in fine ve sözü edilen Ergin  
kararı, par.54).  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal edildiğine  
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi  
edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil  
tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuranların her biri 70.000 Euro maddi, 30.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, talep edilen maddi tazminat ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmadığını  
kaydetmektedir ve talebi reddetmektedir. Buna karın, yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle  
bavuranların manevi bakımdan haksızlığa uğradığını belirten AĐHM hakkaniyete uygun  
ekilde manevi tazminat olarak A. Mert’e 3.000 Euro, C. Çakar ve A. Özel’in her birine 4.800  
Euro ve H. Köse’ye 6.000 Euro ödenmesini kararlatırmıtır.  
AĐHM ayrıca, bu bavurudaki gibi özel bir durumda, bağımsızlık ve tarafsızlık koullarını  
yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkumiyet kararı alındığında, ilgilinin talebi  
doğrultusunda yeni bir sürecin ya da yargılamanın balatılmasının ilke olarak tespit edilen  
ihlalin giderilmesi bakımından uygun bir yöntemi oluturduğu görüündedir (sözü edilen  
Ergin kararı).  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuranlar kanıtlayıcı bir belge olmaksızın AĐHM önünde yapmıoldukları yargı masraf ve  
giderleri için 20.000 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu meblağlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM’nin yerleik içtihadına göre bir bavuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu bavuruda AĐHM, mahkemeye sunulan  
deliller ve sözü edilen ilkeler dikkate alındığında yargılama masraf ve giderleri hakkındaki  
talebi reddetmektedir.  
4
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç  
puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Ceza yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle AĐHS’nin 6 / 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Askeri mahkemenin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun olması nedeniyle bavuranlar  
bakımından AĐHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4. a) AĐHS’nin 44 / 2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin  
manevi tazminat olarak:  
i.  
bavuranlardan C.Çakar ve A. Özel’e 4.800’er (dört bin sekiz yüz) Euro;  
H. Köse’ye 6.000 (altı bin) Euro;  
A. Mert’e 3.000 (üç bin) Euro ödemesine;  
ii.  
iii.  
iv.  
belirtilen miktarların her türlü vergi ve kesintiden muaf tutulmasına;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 / 2. ve 3. maddelerine  
uygun olarak 31 Ocak 2008 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5