AĐHM, daha önce de 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine dayalı bir ꢀikâyeti inceleme
fırsatı bulduğunu ve tazminat verilmeden kamu yararına bir kamulaꢀtırma yapılması
durumunda bu hükmün ihlal edildiğine karar verdiğini hatırlatmaktadır (Gaganuꢀ ve diğerleri
ilgili bölüm, prg. 26). AĐHM ayrıca, bir baꢀvuranın sahil güzergahı üzerinde (N.A. ve diğerleri
ilgili bölüm, prg. 40-41) veya Devlete ait bir ormanlık alanda (Turgut ve diğerleri ilgili
bölüm, prg. 91-92) bulunan taꢀınmazına ait tapu senedinin iptal edilip, herhangi bir tazminat
ödenmeksizin Hazine adına tescil edilmesinde de aynı maddenin ihlal edildiğine
hükmetmiꢀtir. Tazminat düzeyinde ise AĐHM, taꢀınmazın değerine göre makul bir tazminat
ödenmeksizin bir mülkiyetin elden alınmasının genellikle 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi
bağlamında kabul edilemeyecek orantısız bir ihlal oluꢀturduğunu kaydetmektedir (Türkiye
aleyhine Aka davası, 23 Eylül 1998, prg. 50, Karar ve hükümlerin derlemesi 1998-VI).
Mevcut davada AĐHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün birinci bendinin ikinci cümlesi anlamında
baꢀvuranların mülkiyet haklarına yönelik mülkten ‘yoksun bırakma’ olarak değerlendirilmesi
gereken bir müdahalenin var olduğunu tespit etmektedir (Turgut ve diğerleri, ilgili bölüm,
prg. 86-88, ve N.A. ve diğerleri, ilgili bölüm, prg. 36-38).
AĐHM, daha sonra baꢀvu r u ko n u s u t a ꢀınmazın baꢀvuranlara miras yoluyla geçtiğini not
etmektedir. Diğer taraftan, kadastronun 1955 yılında yaptığı çalıꢀma s o nra s ı nd a i ht il a flı
taꢀınmazın tapu siciline baꢀvuranların mirasçısı olduğu Mustafa Özerman adına kaydedildiği
görülmektedir. Bu nedenle, AĐHM, Devlet Hazinesi adına tescil edilmeden önce tapu sicilinde
kendi adlarına kayıtlı olan söz konusu taꢀınmaza ait tapunun edinimi ve geçerliliği konusunda
baꢀvuranların iyi niyetli olduğundan kuꢀku duymamaktadır.
Öte yandan AĐHM, Antalya belediyesi tarafından açılan kamulaꢀtırma davasının 25 Ocak
2000 tarihli Yargıtay kararıyla sona erdiğini hatırlatmaktadır. Bu tarihte, kadastro mahkemesi
önünde açılan dava görülmeye devam ederken, baꢀvuranlar kesinleꢀmi ꢀ kararın yerine
getirilmesini talep etmiꢀlerdir. Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi, Kamulaꢀtırma Kanunu’nun
16. maddesine uygun olarak, kadastro mahkemesi önünde görülen davanın sonuçlanmasını
beklemeden içerisinde baꢀvuranlara ait taꢀınmazın da bulunduğu mülklerin
kamulaꢀtırılmasına hükmetmiꢀtir.
Bilahare AĐHM, baꢀvuranların mülklerinden bir yargı kararıyla yoksun bırakıldıklarını
tespit etmektedir. Bu çerçevede AĐHM, daha önce, mülkün değerine karꢀılık gelen makul bir
me b l a ğın ödenmemesi durumunda mülkten mahrum etmenin aꢀırı bir müdahale teꢀkil
edeceğini ve hiçbir tazminat ödenmemesi durumunun ise 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi
anlamında ancak istisnai koꢀullarda meꢀruiyet kazanabileceğini ifade etmiꢀtir (N.A. ve
diğerleri, ilgili bölüm, prg. 41 ve Turgut ve diğerleri, ilgili bölüm, prg. 91, 8 Temmuz 2008).
Mevcut davada, baꢀvuranlar mülklerinin Hazine adına tescil edilmesi sonrasında hiçbir
tazminat alamamıꢀlardır. AĐHM, Hükümetin hiçbir tazminat ödenmemesini haklı gösterecek
herhangi bir istisnai koꢀul ö n e s ür me d i ğini kaydetmektedir.
Bu nedenle AĐHM, baꢀvuranlara tazminat ödenmemesinin, kamu yararının gerekleri ile
kiꢀinin haklarının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi baꢀvuranlar
aleyhine bozduğu kanaatindedir.
Bu durumda, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
6