HUKUK AÇISINDAN
I. BAꢀVURULARIN BĐRLEꢀTĐRĐLMESĐ
Baꢀvuruların benzerliği ve esas itibariyle ortaya koydukları sorunlar dikkate alındığında,
AĐHM baꢀvuruların birleꢀtirilmesini ve tek bir baꢀvuru altında incelenmesini uygun
görmektedir.
II. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuranlar Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında uygulanan yasal faizin yetersiz
kalması nedeniyle ek kamulaꢀtırma bedelinin değer kaybetmesinden ꢀikayetçi olmakta, bu
doğrultuda Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
1. Altı ay kuralının gözetilmesi
Hükümet ilk olarak N. Kendirci’nin 243 no’lu parsele iliꢀkin baꢀvurusunun AĐHS’nin 35 § 1.
maddesi uyarınca altı ay kuralına uymaması nedeniyle AĐHM tarafından reddedilmesi
talebinde bulunmuꢀtur. Bu sürenin 24 Temmuz 2001’de baꢀvurana ek kamulaꢀtırma bedelinin
ödendiği tarihten itibaren baꢀlaması gerekmekteydi.
AĐHM, yapılan ꢀikayetin idare tarafından ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödenmesi ve bu
gecikme sonucunda baꢀvuranın zarara uğramasını ortaya koyduğu saptamasını yapmaktadır.
Bu gecikme 24 Temmuz 2001 tarihinde Đdare tarafından sözü edilen miktarın ödenmesi ile
sona ermiꢀtir. Oysa baꢀvuran ödeme tarihinden yaklaꢀık altı aydan fazla bir süre sonunda
AĐHM’ye 31 Ocak 2002 tarihinde baꢀvuruda bulunmuꢀtur.
AĐHM Hükümetin N. Kendirci’nin 234 no’lu parsele dair itirazını yerinde görmekte ve
ꢀikayetin bu kısmını AĐHS’nin 35 §§ 1. ve 4. maddeleri uyarınca reddetmektedir.
2. Đç hukuk yollarının tüketilmesi hakkında
Hükümet ikinci olarak AĐHS’nin 35. maddesi çerçevesinde baꢀvuranların Borçlar
Kanunu’nun 105. maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda baꢀvuru yolunu gerektiği gibi
kullanmadıklarını ve iç hukuk yollarını tam olarak tüketmediklerini savunmaktadır. Gecikme
faizleriyle karꢀılanan zararın dıꢀında bir zarara uğranıldığının ortaya konulması koꢀuluyla, ek
istimlâk bedelinin geç ödenmesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararların tazmini, bu
hüküm çerçevesinde mümkün olabilirdi.
AĐHM, Aka-Türkiye (adı geçen karar, s. 2678-2679, §§ 34-37) davasında bu davadakine
benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. AĐHM bu kararından ayrılmasını gerektirecek
bir neden görmemekte ve bu nedenle Hükümet’in itirazını reddetmektedir.
Hükümet son olarak baꢀvuranların icra takibi baꢀlatmadıklarından iç hukuk yollarını
tüketmediklerini öne sürmektedir.
AĐHM bir kez daha buna benzer itirazın reddedildiğini hatırlatarak (Bkz. diğerleri arasında
Yalçınkaya-Türkiye kararı, no: 14796/03, 2 ꢁubat 2006, Fadıl Yılmaz-Türkiye kararı, no:
3