AVRUPA  
KONSEYĐ  
C O U N C I L O F  
E U R O P E  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
N.M. - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 42175/05)  
KARAR  
(Kayıttan Düme)  
18 Mart 2008  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
OLAYLAR  
N.M. isimli bavuran 1969 doğumlu bir Đran vatandaıdır ve Kastamonu’da ikamet  
etmektedir. Bavuran, AĐHM huzurunda New York Barosu avukatlarından D. Abadi  
tarafından temsil edilmektedir.  
Taraflarca sunulduğu ekliyle dava olayları öyle özetlenebilir.  
23 Ağustos 2002 tarihinde, bavuran ile oğulları yasadıı yollardan Türkiye’ye  
girmilerdir.  
Bavuranın vermiolduğu bilgiye göre, bavuranın babası 1986 yılında bavuranın  
erkek kardeini vurmuve öldürmü, sonrasında da hapse girmitir. Babası hapishanedeyken  
bavuranın ailesi maddi sıkıntılarla karılave bavuranın annesi fahielik yapmaya  
balamıtır. 1990 yılında, bavuranın annesi polis tarafından yakalanmıve zinadan suçlu  
bulunmutur. Ekim 1990’da talanarak öldürülmütür. Bu sırada bavuran evli olup bir erkek  
çocuğu bulunmaktadır. Bu olaylardan sonra ei bavuranı terk etmitir. Bavuran, annesinin  
ölümünün ardından ruhsal bunalım geçirmitir. Bavuranın iki erkek kardei ile kız kardei  
intihar etmitir. Bu arada, bavuranın babası hapishaneden çıkmıtır. Bavuran, kendisini  
sürekli olarak taciz eden babası ile birlikte yaamaya balamıtır. Bavuranın babası yeniden  
evlenmive bavuranı üvey annesinin babası ile evlenmeye zorlamıtır. Bu evlilikten  
bavuranın bir erkek çocuğu daha olmutur.  
Bavuran ile oğulları Van’a geldiğinde, bavuran bir kaçakçıdan sahte evrak temin  
etmive bu evraka dayanarak polise kaydolmutur. Bavuran daha sonra BirlemiMilletler  
Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne sığınma hakkı talebinde bulunmutur. Bavuranın sığınma  
talebi, BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından reddedilmitir.  
Bavuran, 2004 yılında Türkiye’den ayrılmıtır. Hükümet, bavuranın kendi rızası ile  
ayrılğını ileri sürerken, bavuran yasadıı olarak sınır dıı edildiğini iddia etmitir. Bavuran  
Đran’a geldiğinde, Đran polisi tarafından zulme maruz bırakılmamı, ancak yasadıı yollarla  
Đran’dan ayrıldığı için para cezasına çarptırılmıtır. Bu olaydan kısa bir süre sonra, bavuran  
yeniden yasadıı yollarla Türkiye’ye girmitir. Van’da polis tarafından yakalanmıve tekrar  
sınır dıı edilmitir. Bu kez, bavuran Đran sınırına geldiğinde, Đran Đstihbarat Servisi  
tarafından yakalanmıtır. Bavuran, Türk makamları için casusluk yapmakla suçlanmıve  
iddiaya göre kötü muamele görmütür. Bavuranın anlattığına göre, kefaletle tahliye  
edilmeden önce 27 gün boyunca alıkonmutur.  
Bavuran ile oğulları, 19 Aralık 2004 tarihinde yeniden Türkiye’ye kaçmıtır. Sahte  
pasaportu olduğundan dolayı bavuran sınırda kaydolmamıtır. Bu kez, Van yerine  
Kütahya’ya gitmitir. Mülteci statüsü için yeniden BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek  
Komiserliği’ne bavurmutur.  
2005 yılının sonuna doğru, BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek Komiserliği  
bavuranın davasını yeniden açmaya karar vermitir. 21 Ekim 2005 tarihinde, bavuran polis  
tarafından yakalanmıtır. Dosyasının BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek Komiserliği  
makamları tarafından incelenmekte olduğunu polise anlattıktan sonra serbest bırakılmıtır.  
2005 yılının Kasım ayının baında, BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek Komiserliği  
bavuranla görütür.  
2
17 Kasım 2005 tarihinde, Kütahya polisi bavuranla iletiime geçmitir. Bavurana  
Van’a –Türkiye’ye yasa dıı yollardan girdiği sınıra- gitmesi söylenmitir.  
Aralık 2005’te bavuran Van’a geri dönmütür.  
30 Ocak 2006 tarihinde, BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek Komiserliği  
bavuranın talebini reddetmitir. Bu karar, 23 Mart 2006 tarihinde bavurana tebliğ edilmitir.  
AĐHM ÖNÜNDEKĐ USUL  
Bavuran, 25 Kasım 2005 tarihinde bavurusunu AĐHM’ye sunmutur. AĐHM, 28  
Kasım 2005 tarihinde AĐHM Đçtüzüğü’nün 39. maddesini uygulamaya karar vermitir.  
Bavuranın avukatı, BirlemiMilletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin 23 ubat  
2007 tarihinde bavuran ile oğullarına mülteci statüsü verdiğini 28 Mart 2007 tarihli bir  
mektup ve faks mesajı ile AĐHM’ye bildirmive bavuran ile oğullarının “BirlemiMilletler  
Mülteciler Yüksek Komiserliği Mülteci Sertifikalarının” kopyalarını sunmutur.  
Hükümet, Đçileri Bakanlığı’nın 27 Nisan 2007 tarihinde bavuran ile oğullarına 18  
Ağustos 2007 tarihine kadar -üçüncü bir ülkeye yerleinceye kadar- geçerli oturma izni  
verdiğini 4 Haziran 2007 tarihli bir mektupla AĐHM’ye bildirmitir.  
Hükümet, 12 Eylül 2007 tarihinde bavuran ile oğullarının oturma izinlerinin 17  
Ağustos 2008 tarihine kadar uzatıldığını 11 Ekim 2007 tarihli bir mektupla AĐHM’ye  
bildirmitir.  
ꢁĐKAYETLER  
Bavuran, sınır dıı edilme riski altında bulunduğu ve Đran’a dönmesi halinde hem Đran  
makamlarından hem de ailesinden zulüm göreceğini ileri sürmüve bu ikayetini AĐHS’nin 3.  
ve 13. maddelerine dayandırmıtır.  
HUKUK  
Bavuran, Đran’a zorunlu dönüünün AĐHS’nin 3. ve 13. maddelerince güvence altına  
alınan haklarını ihlal edeceği konusunda ikayetçi olmutur.  
AĐHM, bavuran ile oğullarına üçüncü bir ülkeye yerleene kadar 17 Ağustos 2008  
tarihine kadar geçerli yenilenebilir oturma izni verildiğini kaydetmektedir. Bu nedenle,  
bavuran u anda sınır ı edilme konusunda direkt risk altında değildir ve sınır dıı edilmeye  
maruz bırakılmadığı için de 3. maddeye aykırı bir risk sözkonusu değildir.  
Bu artlarda, AĐHM, AĐHS’nin 37. maddesinin 1 (a) bendi anlamı dahilinde, artık  
bavuruyu incelemeye devam etmenin haklı bir gerekçesi olmadığı kararına varır (Carmen  
Emilia Rojas Arenas / Hollanda, no. 1989/07). Ayrıca AĐHM, in fine 37/1 madde uyarınca,  
AĐHS ve Protokollerinde tanımlandığı ekliyle insan haklarına saygıya ilikin olarak,  
bavurunun incelenmesine devam edilmesini gerektiren hiçbir özel koul tespit etmemektedir.  
Dolayısıyla, AĐHM, AĐHS’nin 29/3 maddesi ile AĐHM Đçtüzüğünün 39. maddesinin artık  
davaya uygulanmaması ve davanın kayıttan düürülmesi gerektiği kararını verir.  
3
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
Bavurunun kayıttan düşürülmesine karar vermitir.  
4