CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
NURAL VURAL -TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:16009/04)  
Đꢀ bu metin AĐHM Đç Tüzüğünün 81. Maddesi uyarınca 20 Ekim 2010 tarihinde düzeltilmitir.  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
20 Mayıs 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (16009/04) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaı  
Nural Vural’ın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 13 Nisan 2004 tarihinde  
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan  
Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
10 Mart 2009 tarihli bir kararla (“esas kararı”) AĐHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin  
ihlal edildiğine karar vermitir (Nural Vural – Türkiye, bavuru no: 16009/04, 10 Mart 2009).  
AĐHS’nin 41. maddesine dayanarak, bavuran, maruz kaldığı kanaatine vardığı zararlar için  
birtakım meblağlar belirtmitir.  
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususunun saklı tutulmasına ve Hükümet ve  
bavuranın, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinlemesinden itibaren üç ay içinde  
bu mesele hakkındaki görülerini yazıyla kendisine bildirmeye ve bilhassa aralarında  
varacakları her türlü uzlamadan kendisini haberdar etmeye davet edilmesine karar vermitir.  
Bavuran ve Hükümet görülerini sunmulardır. Dostane çözümle sonuçlanacak hiçbir  
uzlamaya varılamamıtır.  
HUKUK  
A. Tazminat  
Bavuran, 561 m2lik bir taınmaz için 131.449 Euro maddi tazminat talep etmektedir.  
Bavuran, özel bir gayrimenkul irketi olan Reel Gayrimenkul Değerlendirme A.. tarafından  
düzenlenen bilirkii raporunu belge olarak dosyaya eklemektedir. Raporda, ihtilaflı  
taınmazın değerinin belirlenmesi için izleyen unsurlar (lehte ve aleyhte) dikkate alınmıtır:  
müstakil bir ev yapma imkanı, Đstanbul’da Prens Adaları’nda bulunması, ormana ve denize  
olan yakınlığı, ehir merkezine uzaklığı, taıt ve ulaım açısından güçlükler, adanın bir yapı  
açısından fiziki güçlükleri ve ekonomik krizin fiyatlar üzerindeki etkisi. Emlak büroları  
tarafından belirlenen fiyatlara atıfta bulunarak, rapor, komu taınmazların değerini  
incelemitir.  
Bavuran, her türlü emlak vergisini ödediği halde yaklaık bir yarım yüzyıldır taınmazının  
kullanımından yoksun bırakıldığını ileri sürmekte ve AĐHM’den tazminat hesaplanırken bu  
hususun göz önüne alınmasını talep etmektedir.  
Hükümet, AĐHM’ye sözkonusu talepleri reddetme çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, esas  
kararında, AĐHM’nin mülkiyetten yoksun bırakma nedeniyle değil, tazminat ödenmemesinin  
bavuran aleyhine adil dengeyi bozması nedeniyle 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal  
edildiği tespitinde bulunduğunu savunmaktadır. Hükümet, 2007 yılından beri iç hukuk  
yollarının mevcut olduğunu ve bavuranın tazminat talep etmek için ulusal mahkemelere  
bavuruda bulunmuolması gerektiğini belirtmektedir.  
Ayrıca Hükümet, bavuranın taleplerinin mesnetten yoksun olduğu ve adil tatminin haksız  
zenginleme kaynağı sağlamaması gerektiğini savunmaktadır.  
Son olarak Hükümet, bilirkii raporu hazırlayan irketinin özel bir irket olduğunu  
belirtmektedir. Bavuran, ulusal bir mahkeme önünde benzer bir tazminat talep etmiolsaydı,  
taınmazın objektif değerini belirleyecek olan mahkeme tarafından atanan bir bilirkii olurdu.  
Bu hususta Hükümet, dosyaya eklenen raporda taınmaz ile ilgili bazı temel unsurların  
dikkate alınmadığını savunmaktadır: taınmazın konumu, yollara uzak oluu, doğası, elektrik  
hatlarına ilikin sorunları vb.  
Konuya ilikin genel ilkeler açısından AĐHM, yerleik içtihadına atıfta bulunmaktadır (Turgut  
ve diğerleri – Türkiye, (adil tatmin), bavuru no: 1411/03, 13 Ekim 2009 ve ibu kararda  
aktarılan içtihat).  
Sözkonusu unsurlar ve taraflarca belirtilen özellikler göz önüne alındığında, AĐHM,  
sözkonusu miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak bavurana 131.449 Euro  
maddi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.  
B. Yargılama masraf ve gideri  
Bavuran, yargılama ve ulusal mahkemeler önünde kendisi ve karı tarafın avukatı için  
yapmak zorunda kaldığı masrafları ileri sürmektedir.  
AĐHM yerleik içtihadına göre, AĐHS’nin 41. maddesi uyarınca yargılama masraf ve  
giderlerinin ödenmesi, gerçekliklerinin, gerekliliklerinin ve oranlarının makul yapısının ortaya  
konmasını gerektirmektedir (Iatridis-Yunanistan (adil tatmin), bavuru no: 31107/96).  
AĐHM, bavuranın yargılama masraf ve giderlerine ilikin iddialarının gerekli belgelerle  
desteklenmediğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla sözkonusu talebin reddedilmesi  
gerekmektedir.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet  
tarafından bavurana, her türlü vergiden muaf tutularak, 131.449 Euro (yüz otuz bir bin dört  
yüz kırk dokuz Euro) maddi tazminat ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
2. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs1 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
1 20 Ekim 2010 tarihinde düzeltilmitir: metnin önceki hali u ekildeydi: “Đꢀbu karar Fransızca olarak  
hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 29 Nisan1 2010  
tarihinde yazılı olarak bildirilmitir”