20 Ağustos 1997 tarihinde, mahkeme dava taraflarının, bilirkiꢀiler, ꢀahitler ve yerel
uzmanların olduğu bir yerinde keꢀif kararı aldı. 5 Eylül ve 26 Kasım 1997 tarihli raporlarda,
orman mühendisi 1947, 1952 ve 1976 yıllarında yapılan sınırlandırma çalıꢀmalarına göre,
tartıꢀmalı arazinin orman arazisi olmadığını tespit etmiꢀtir. 1976 yılında komisyon tarafından
yapılan çalıꢀmalar sonucunda ise 5 Eylül 1997 tarihli rapor düzenlemiꢀtir.
Orman mühendisi aynı zamanda, maki karakterindeki tartıꢀmalı arazi parsellerinin baꢀvurana
dedelerinden kaldığı, tarım amaçlı kullanıldığı ve halen tarım yapılabilir vasıfta olduğu
tespitinde bulunmuꢀtur. 1850 numaralı parselin durumuna iliꢀkin olarak, orman mühendisi
3 000 m² lik bir alan üzerinde on adet yaꢀlı çam ağaçlarının (pinus brutia) olduğunu ve
bunların baꢀvuranın dedeleri tarafından korunmuꢀ olabileceklerini belirtmiꢀtir.
4 Ekim 1997 tarihli raporunda, Kadastro Đdaresi Topografya Bürosu teknik bilirkiꢀisi benzer
bir sonuca ulaꢀmıꢀtır. Teknik bilirkiꢀi « Teksarnıç Devlet Ormanı » tanımlamasının tapu
kayıtlarına yanlıꢀlıkla konduğunu belirtmiꢀtir. Belirtilmeyen bir tarihte dosyaya eklenen bir
raporunda, ziraat mühendisi arazinin 70- 80 yıldan beri meyvelik olduğunu ve orman arazisi
olmadığını tespit etmiꢀtir.
15 Ekim 1997 tarihinde, baꢀvuran topografın tespitleri ıꢀığında talebini gözden geçirmiꢀ, buna
göre tapu kayıtlarında Hazine adına kayıtlı olarak geçen arazi 1829, 1831, 1833 ve 1850
numaralarını taꢀıyan parseller halinde bölünmüꢀtür. Söz konusu parseller üzerindeki tapu
kaydının iptalini ve kendi üzerine geçirilmesini talep ederek, baꢀvuran sadece Hazine’ye dava
açmıꢀtır.
8 Haziran 1998 tarihinde, mahkeme bilirkiꢀi raporları, ꢀahitlikler ve tapu idaresi ve kadastro
arꢀiv belgelerine dayanarak baꢀvuranın talebine kısmen hak vermiꢀtir. Mahkeme arazinin
1829, 1831, 1833 ve 1850 numaralarını taꢀıyan parsellere bölündüğünü; ilk üçünün satıꢀ
yoluyla üçüncü ꢀahıslara geçtiğini ve bunlarla ilgili baꢀvuranın talebinin reddedilmesi
gerektiğini tespit etmiꢀtir. 1850 numaralı, 31 900 m2 lik parsel ile ilgili olarak ise, mahkeme
1856 yılında tapusu dedelerine ait olan bu arazinin baꢀvurana miras kaldığını ve bir araya
getirilen kanıtlarla buranın bir tarım arazisi olup orman alanı içerisinde yer almadığına karar
vermiꢀtir. Mahkeme, Hazine adına tescil edilen tapu senedinin iptal edilmesine ve taꢀınmazın
baꢀvuran adına tescil edilmesine karar vermiꢀtir.
4 Mayıs 1999 tarihinde, Yargıtay özellikle aꢀağıda belirtilen nedenlerle, itiraz edilen kararı
bozmuꢀtur. Belediye ve Hazine aleyhine açmıꢀ olduğu dava sırasında, baꢀvuran, bir yandan
göz önüne alınmayan iki tapu belgesi için 1856 yılı tapu kayıtlarını, diğer taraftan yıllardan
beri mülkiyetinde olmasını temel alarak, tartıꢀmalı parsellerin kaydının kendi adına tescil
edilmesini talep etmiꢀtir. Ayrıca, yargılama sırasında, baꢀvuran, mahkemeye sadece Hazineye
karꢀı davasını sürdürdüğünü bildirmiꢀtir çünkü tartıꢀmalı parsellerin Hazine adına kayıt
edilmiꢀ olduğunu yeni öğrenmiꢀtir.
Özellikle baꢀvuran adına 1850 numaralı parselin kaydıyla ilgili mahkeme kararı esasıyla ilgili
olarak, Yargıtay bu parsel 1942 yılındaki bir kadastro değerlendirilmesi sonucunda orman
alanı olarak kararlaꢀtırılmıꢀ, 1952 yılında « maki» olarak sınıflandırılmıꢀ, son olarak 1990
yılında yapılan genel bir kadastro değerlendirmesinde « Teksarnıç Devlet ormanı» nın bir
parçası olarak Hazine adına tapu kaydı yapılmıꢀ ve 22 Haziran 1991 tarihinde kadastro
komisyonu kararları kesin olsa bile, açılan soruꢀturma ve kanıt elemanlarının araziyle
karꢀılaꢀtırılması sorunu çözmek için yeterli olmadığı tespitinde bulunmuꢀtur. Diğer bir
anlatımla, tapu kayıtları ve tartıꢀmalı arazi arasında bir bağ bulunamamıꢀtır; tapu kayıtları
3