C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÖÇKAN VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:46771/99)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
28 MART 2006  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecek olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 46771/99 bavuru no’lu davanın nedeni, Türk  
vatandaı Ali Öçkan ve isimleri ekli listede bulunan diğer üç yüz on dört kiinin (Bavuranlar)  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 25 Eylül 1998 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları  
ve Temel Özgürlükleri Sözlemesi’nin (AĐHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmıoldukları  
bavurudur. Bavuranlar, Đzmir Barosu avukatlarından S. Özay tarafından temsil  
edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Dava, Bergama ilçesi (Đzmir) sınırları dahilinde, Ovacık’ta altın madeni iletmesi  
izninin verilmesi ile ilgilidir. Bu konu AĐHM’nin 10 Kasım 2004 tarihinde verdiği kararın  
konusuyla aynıdır (Takın ve diğerleri, no: 46177/99, AĐHM 2004-...).  
Bavuranlar, Bergama ve çevre köylerinde oturan ahıslardır.  
Sonradan Normandy Madencilik A.adını alan E. M. Eurogold Madencilik Anonim  
irketi irket”, 16 Ağustos 1989 tarihinde, altın aramalarını balatma iznini almıtır. Daha  
sonra irket mevzuatın gerekli kıldığı diğer izinleri almıtır.  
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 10. maddesine uygun olarak, çevre üzerindeki etkinin  
değerlendirilmesi prosedürü Çevre Bakanlığı’nın inisiyatifi ile balatılmıtır.  
26 Ekim 1992 tarihinde, etki incelemeleri ile ilgili hazırlıklar çerçevesinde, halka açık  
bir toplantı düzenlenmitir. Köy halkı bu toplantı sırasında özellikle ağaçların kesimini,  
patlayıcı ve sodyum siyanür kullanımını kınamı; ayrıca, atıkların yeraltı suları içine sızması  
konusundaki kaygılarını dile getirmitir. Atık barajı, deprem durumunda doğacak riskler ve  
kapatan sonra altın madeninin durumu hakkındaki birçok soru, toplantıda hazır bulunan  
uzmanlara sorulmutur. Özellikle bir referandumun tertip edilmesi ve gerekli önlemlerin  
alınması talep edilmitir.  
Etki incelemesi, yirmi yedi aylık bir hazırlıktan sonra Çevre Bakanlığı’na  
sunulmutur. Bakanlık, bu incelemenin sonuçlarına dayanarak, 19 Ekim 1994 tarihinde,  
Ovacık altın madenine iletme müsaadesinin verilmesini kararlatırmıtır.  
8 Kasım 1994 tarihinde, bavuranların da aralarında bulunduğu Bergama ve çevre  
köyleri halkı, Çevre Bakanlığı tarafından kabul edilmiolan izin verme kararının iptal  
edilmesi için Đzmir Đdare Mahkemesi’ne bavuruda bulunmulardır. Değerli madenin  
çıkarılması için irket tarafından siyanür kullanılmasının tehlikeleri, özellikle yeraltı su  
tabakasının kirlenmesi, mahalli bitki ve hayvanların yokedilmesi riskleri, belirtilen gerekçeler  
arasında yer almıtır. Ayrıca, bu türden bir iletme yönteminin insan sağğı ve güvenliği için  
gösterdiği tehlikeyi belirtmilerdir.  
Đdari Mahkeme, 2 Temmuz 1996 tarihinde, bavuranların talebini reddetmitir.  
Mahkeme’nin değerlendirmesine göre, altın madeni çevresel etki değerlendirmesi kapsamında  
tayin edilen kriterlere uygundu ve itiraz edilen karar, çevreyi etkileyebilen projeler ile ilgili  
izin prosedürüne uygun olarak alınmıtı.  
Bavuranların bavurduğu Danıtay, 13 Mayıs 1997 tarihinde, Mahkeme’nin kararını  
bozmutur. Kendisine sunulan muhtelif uzman raporları ve çevresel etki değerlendirmesi  
2
tarafından ortaya konan ekli ile sözkonusu madencilik faaliyetinin fiziki, ekolojik, estetik,  
sosyal ve kültürel etkilerini değerlendirmeye almıtır. Bu incelemelerin, yerel ekolojik sistem  
ile insan sağğı ve güvenliği için sodyum siyanür kullanımının tehlikelerini ortaya koyduğunu  
belirtmi; sözkonusu maden iletme müsaadesinin hiçbir ekilde kamu yararına uygun  
olmadığı ve irketin taahhüt ettiği güvenlik önlemlerinin, bu tür faaliyetlerin içerdiği riskleri  
yok etmek için yeterli olmadığı sonucuna varmıtır.  
Đdari Mahkeme, Danıtay kararına uyarak, 15 Ekim 1997 tarihinde, Çevre Bakanlığı  
tarafından kabul edilen izin verme kararını iptal etmitir.  
Danıtay, 1 Nisan 1998 tarihinde, idari mahkeme kararını onamıtır.  
Bu arada, Danıtay Kararı, 20 Ekim 1997 tarihinde, Çevre Bakanlığı’na bildirilmitir.  
Bakanlık, 23 Ekim 1997 tarihinde, Danıtay kararına göre, anlamazlık konusu iletmeye  
izinlerin veriliꢀ ꢀartlarını gözden geçirmek üzere yetkili mercileri göreve davet etmitir.  
Aynı zamanda, bavuranlar, idari yargı kararlarının uygulamaya konmasını sağlamak  
üzere, 24 Aralık 1997 tarihinde, Çevre Bakanı’na, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na,  
Orman Bakanı’na ve Đzmir Valisi’ne bir ihbar mektubu göndermilerdir.  
Đzmir Valiliği, 27 ubat 1998 tarihinde altın madeninin kapatılmasını kararlatırmıtır.  
Hükümet’e göre, maden Nisan 2001 tarihine kadar faaliyette bulunmamıtır.  
irket, müsaade almak üzere 12 Ekim 1998, 28 Ocak ve 3 Mart 1999 tarihlerinde  
muhtelif bakanlıklara bavurmutur.  
Dönemin babakanı, irketin talebi konusuna doğrudan müdahale etmitir. Babakanın  
bavurusu üzerine Danıtay, 5 Aralık 1999 tarihli istiare niteliğinde olan bir görüle, 3 Mayıs  
1997 tarihli kararının altın madenlerinin iletilmesinde siyanür kullanımının mutlak  
yasaklanması olarak yorumlanamayacağını ve özel durumların dikkate alınabileceğini  
belirtmitir.  
Babakan, buna paralel olarak, Mart 1999 tarihinde, altın madeni iletmesinde siyanür  
kullanımının muhtemel etkisi hakkında bir rapor hazırlaması için Türkiye Bilimsel ve Teknik  
Aratırma Kurumu’nu «TÜBĐTAK» görevlendirmitir.  
TÜBĐTAK tarafından hazırlanan uzmanlık raporu «TÜBĐTAK Raporu» Ekim 1999  
tarihinde teslim edilmitir. Bu rapor, Danıtay kararında belirtilen insan sağğı ile çevreyi  
tehdit eden risklerin, «sıfır atık» prensibine dayalı olan ve çevre ile uyumlu yüksek bir  
teknolojinin kullanımına bağlı olarak tamamen kaldırıldığı veya kabul edilebilir sınırların  
altına çekildiği ve ekolojik sistem üzerindeki etki riskinin, bilimsel kriterlere göre, kabul  
edilebilir seviyenin çok altında kaldığı sonucuna varmıtır.  
Bakanlar Kurulu, 29 Mart 2002 tarihinde, Bergama (Đzmir) ilçesi sınırları dahilinde  
Ovacık ve Çamköy civarında bulunan ve Normandy Madencilik A.. irketine ait altın  
madeninin faaliyetlerine devam edebileceğine ilikin «bir prensip kararı» almıtır. Bu karar,  
kamuya açıklanmamıtır.  
3
Danıtay Sekizinci Dairesi, 30 Temmuz 2002 tarihinde, 29 Mart 2002 tarihli Bakanlar  
Kurulu kararının usul yönünden iptalini amaçlayan ve Đzmir Barosu tarafından yapılan iptal  
müracaatını usulden kabul edilmez bulmutur.  
Danıtay Genel Kurulu, 7 Mart 2004 tarihinde, 30 Temmuz 2002 tarihli kararı  
bozmutur. Danıtay Genel Kurulu, söz konusu altın madeni faaliyetlerinin tekrar balatılması  
ile ilgili ilemlerin bu karara dayandırılmıolmasına rağmen itiraz konusu olan Bakanlar  
Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayınlanmamıolduğunu ve kararın kamuya  
açıklanmadığını özellikle dikkate almıtır. Danıtay Genel Kurulu, itiraz konusu kararın bir  
kopyasını edinmek için davacı tarafın karılağı imkansızlık karısında, idari yargı  
merciinin, etkili bir hukuki bavurunun yapılmasını sağlamak üzere bu sureti elde etmesi  
gerektiğini değerlendirmitir.  
Danıtay Altıncı Dairesi, 23 Haziran 2004 tarihinde, Bakanlar Kurulu kararının  
yürütülmesinin durdurulmasını kararlatırmıtır.  
Bakanlar Kurulu kararının iptali ile ilgili müracaatı halen Danıtay önünde  
bulunmaktadır.  
Đzmir Valiliği, 23 Haziran 2004 tarihli karara dayanarak, 18 Ağustos 2004 tarihinde  
maden iletmesinin durdurulmasını kararlatırmıtır.  
Çevre ve Orman Bakanlığı, 27 Ağustos 2004 tarihli bir yazı ile, irket tarafından  
sunulan nihai etki incelemesi konusunda olumlu görüverdiğini Normandy Madencilik A..  
irketine bildirmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. KABUL EDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA  
Bavuranlar, AĐHS’nin 2, 6, 8 ve 13. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmektedirler.  
Hükümet hiçbir kabul edilemezlik itirazında bulunmamıtır.  
AĐHM, bavuranların sayısının taraflar arasında ihtilaf konusu tekil ettiğini  
gözlemlemektedir. Sonuç olarak ilk etapta bavuranların avukatı beyüz bebavurandan  
oluan bir liste sunmasına rağmen, bütün vekaletnameleri sunamamıtır. Hükümet ise, bazı  
bavuranların imzaladığı bavurunun takibinden vazgeçtiğine dair mektuplar sunmutur.  
AĐHM, elinde bulunan unsurların tümünü gözönüne alarak, üç yüz on bebavuranın  
gerekli ve uygun ekilde doldurdukları vekaletnamelerini sunduğunu belirtmektedir. Ancak,  
AĐHM, tarafların argümanları ıığında, sözkonusu bavuranlar tarafından sunulan ikayetlerin,  
bavurunun incelendiği bu aamada çözüme kavuturulamayacak ancak esastan incelemeyi  
gerektiren ciddi maddi ve hukuki sorunlara neden olduğu kanaatindedir; buradan yola çıkarak,  
bu ikayetin AĐHS’nin 35§3 maddesince açıkça dayanaktan yoksun olduğu söylenemez.  
Ayrıca, baka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi saptanmamıtır.  
4
II. AĐHS’NĐN 8. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, ulusal makamlar tarafından siyanür yöntemi ile altın madeni  
iletmeciliğine izin verilmesi yönündeki kararla AĐHS’nin 8. maddesi ile güvence altına  
alınan haklarının ihlal edildiğini iddia etmektedirler.  
Hükümet, 8. maddenin bu davaya uygulanamayacağını ileri sürmekte ve bavurunun  
kabul edilemez bulunmasını talep etmektedir.  
AĐHM, Takın ve diğerleri (sözüedilen karar, § 113) kararında, madencilik faaliyetinin  
tehlikeli etkilerinin, bir çevre etkin değerlendirmesi çerçevesinde özel ve aile hayatıyla  
yeterince yakından ilgili olduğunu ortaya koyacak ekilde tespit edildiğinde, AĐHS’nin 8.  
maddesinin duruma uygulandığını hatırlatmaktadır.  
Bu durumda AĐHM, ilgililerin, sözkonusu madenin iletilmesi için sodyum siyanür  
suyla yıkama tekniğine bavuran Ovacık altın madeni çevresinde bulunan köylerde  
yaadıklarını not etmektedir. Yapılan birçok aratırma, altın madeninin neden olduğu riskleri  
ortaya koymutur. Bu çalımalara dayanarak Danıtay, 13 Mayıs 1997 tarihinde verilen izin  
kararının kamu menfaatiyle bağdamadığı sonucuna varmıtır. Sonuç olarak 8. maddenin  
uygulanabilirliği konusunda bir üphe bulunmamaktadır.  
AĐHM, çevre sorunları üzerinde etkisi olan Devlet kararlarına konu tekil etmibir  
davada, yapacağı incelemenin iki yönünün bulunduğunu hatırlatmaktadır. Birincisi, 8.  
maddeye uygun olduğundan emin olmak amacıyla ulusal mercilerin kararının maddi içeriğini  
değerlendirebilir. Đkincisi, kii menfaatlerinin gözönünde bulundurulup bulundurulmadığını  
doğrulamak amacıyla karar alma süreciyle ilgilenebilir (Bkz. mutatis mutandis, Hatton ve  
diğerleri-Birleik Krallık, no: 36022/97, § 99, AĐHM 2003-VIII).  
Ovacık altın madenine izin verilmesi konusunda ulusal makamların aldıkları kararın  
içeriği hakkında AĐHM, kararın kamu menfaatine uygun olmadığına dair ulusal mahkemelerin  
vardığı sonucu bertaraf etmek için hiçbir neden görmemektedir. Geriye karar alma sürecinin,  
8. madde tarafından tanınan usul güvencelerine riayet edilerek geliip gelimediğini  
doğrulamak kalmaktadır.  
AĐHM, Devlet için çevre ve ekonomi politikasına ilikin karmaık sorunları irdelemek  
sözkonusu olduğunda, karar alma süreci öncelikle, çevre ve kii haklarını ihlal edebilecek  
faaliyetlerin etkilerini tespit edecek ve önleyecek ekilde uygun soruturma ve aratırmaların  
yapılmasını ve böylece birbiriyle çatıan çeitli menfaatler arasında dengenin sağlanmasını  
gerektirdiğini hatırlatmaktadır. Halkın, yapılan aratırmaların sonuçlarına ve karı karıya  
olduğu tehlikenin değerlendirilmesini sağlayan bilgilere ulamasının önemi kuku  
götürmemektedir. Sonuç olarak ilgili kiiler, karar alma sürecinde menfaatlerinin ya da  
görülerinin yeterince gözönünde bulundurulmadığına kanaat getirdikleri takdirde, her türlü  
karara, eyleme ya da ihmale kaı mahkemeler önünde itirazda bulunabilmelidir (Takın ve  
diğerleri, § 118).  
Bu durumda, 19 Ekim 1994 tarihinde Ovacık altın madenine Çevre Bakanlığı  
tarafından verilen izin kararının öncesinde, uzun sürede yürütülen bir dizi soruturma ve  
inceleme yapılmıtır. Öncelikle, etki incelemesi gerçekletirilmitir. Daha sonra 26 Ekim  
1992 tarihinde bölge halkını bilgilendirme toplantısı düzenlenmitir. Bavuranlar ve bölgede  
5
yaayan halk, sözkonusu inceleme de dahil olmak üzere uygun bütün belgelere  
ulaabilmilerdir.  
13 Mayıs 1997 tarihinde Danıtay, 19 Ekim 1994 tarihli kararı iptal etmitir. Danıtay  
kararı, yaam hakkı ve çevre hakkı ile ilgili Devletin pozitif yükümlülüğüne dayanmaktadır.  
Ancak, sözüedilen Takın ve diğerleri kararında belirtildiği gibi, Ovacık altın  
madeninin kapatılması kararı 27 ubat 1998 tarihinde, yani 13 Mayıs 1997 tarihli kararın  
verilmesinden on ay sonra ve Đdare’ye kararın tebliğ edilmesinden dört ay sonra verilmitir.  
Ayrıca, 1 Nisan 2000 tarihinde Babakan’ın müdahalesinin ardından değiik  
Bakanlıklar tarafından verilen izinlerin yasallığı hakkında uzun süren anlamazlığın tek  
kaynağı, Đdare’nin yargı kararlarına ve ulusal mevzuata uymayı reddetmesidir. Ulusal  
mahkemelerin vurguladıkları gibi sözkonusu izinler, Çevresel Etki Değerlendirmesi  
Yönetmeliği’nin 6. maddesi gözönüne alındığında etki incelemesine dayanan iznin verilmesi  
kararı olmadan hiçbir yasal temeli olamaz. Ayrıca hiç kimse, mahkemelerin iptal ettiği kararın  
yerini alacak yeni bir kararın olduğunu ileri sürmemektedir.  
AĐHM, Đdare’nin, hukuk Devleti’nin bir parçasını oluturduğunu ve adaletin en iyi  
ekilde ilemesinin Đdare’nin yararına olduğunu, eğer Đdare görevini yerine getirmekte  
ihmalkarlıkta bulunursa veya yerine getirmeyi reddederse ya da geç yerine getirirse, yargıya  
bavuran kiinin faydalandığı güvencelerin var olma nedenlerini kaybedeceğini  
hatırlatmaktadır (Bkz. mutatis mutandis, Hornsby-Yunanistan, 19 Mart 1997 tarihli karar,  
1997-II, s. 510-511, § 41).  
Bu tespit zorunludur. Zira dava koullarından, Türk mevzuatının sunduğu usul  
güvencelerine ve adli kararlarla sözkonusu güvencelerin somutlatırılmasına karın, Bakanlar  
Kurulu’nun 29 Mart 2002 tarihinde, aleni olarak açıklanmayan bir kararla, 2001 yılının Nisan  
ayında tekrar faaliyete geçen altın madeninin faaliyetlerine devam etmesine izin verdiği  
açıkça ortaya çıkmaktadır. Böylece makamlar, bavuranların elinde bulunan usul  
güvencelerini, her türlü etkililiğinden yoksun bırakmılardır.  
AĐHM, Savunmacı Devlet’in bavuranların özel ve aile yaamlarına saygı hakkını  
güvence altına alma zorunluluğunu, AĐHS’nin 8. maddesine aykırı olarak yerine getirmediğini  
tespit etmektedir.  
Sonuç olarak bu hüküm ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 6§1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, Đdare’nin idari mahkeme kararlarına uymayı reddetmesinin medeni  
hakları bakımından etkili adli koruma haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedirler. Bavuranlar  
AĐHS’nin 6§1 maddesini ileri sürmektedirler.  
AĐHM, Takın ve diğerleri kararında (§130-134), bavuranların Türk hukuku  
gereğince çevrenin ihlal edilmesine karı korunma haklarının bulunduğunu savunulabilir bir  
ekilde ileri sürebileceğinden ve idari mahkemeler önündeki yargılamanın sonucunun  
ilgililerin medeni hakları ile ilgili olduğundan dolayı, 6. maddenin bu duruma  
uygulanabileceği sonucuna varmıtır. Bu davada aynı durum sözkonusudur.  
6
AĐHM, yukarıda belirtildiği üzere, Danıtay’ın 13 Mayıs 1997 tarihinde verdiği  
kararın, bu amaçla öngörülen süre zarfında yerine getirilmediğini tespit etmektedir.  
Babakan’ın giriimi üzerine Bakanlık izinlerine dayanan 13 Nisan 2001 tarihinde Ovacık  
altın madeninin faaliyetlerinin yeniden balatılması kararının hiçbir yasal dayanağı yoktur ve  
idari mahkemelerin de vurguladığı gibi yargı kararını dikkate almama anlamına gelmektedir.  
Böyle bir durum ise, hukukun üstünlüğü ve adli kararların güvenliğine dayanan hukuk  
Devleti’ne zarar vermektedir.  
Yukarıdaki değerlendirmeleri gözönüne alarak, AĐHM, ulusal makamların Đzmir Đdare  
Mahkemesi’nin 15 Ekim 1997 tarihinde verdiği ve 1 Nisan 1998 tarihinde Danıtay  
tarafından onanan kararına gerçekten ve makul süre içinde uymadıklarına ve böylece  
AĐHS’nin 6§1 maddesinin her türlü etkililiğinden yoksun bırakıldığına kanaat getirmektedir.  
Dolayısıyla AĐHS’nin 6§1 maddesi ihlal edilmitir.  
III. AĐHS’NĐN 2 VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuranlar, ulusal makamların siyanürle altın madeni iletilmesine izin vermelerinin  
ve bu makamların idari mahkemelerin verdiği kararlara uymayı reddetmelerinin sırasıyla  
yaam haklarını ve etkili adli koruma haklarını ihlal ettiğini savunmaktadırlar. Bavuranlar  
AĐHS’nin 2 ve 13. maddelerini ileri sürmektedirler.  
AĐHM, bu ikayetlerin özü itibariyle yukarıda değerlendirilen AĐHS’nin 8 ve 6§1  
maddeleri açısından sunulan ikayetlerle aynı olduklarını tespit etmektedir. Dolayısıyla  
AĐHM, ikayetleri ileri sürülen hükümler açısından ayrıca incelemeye gerek olmadığına  
kanaat getirmektedir.  
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Tazminat  
Bavuranlar, her birinin uğradığı maddi ve manevi zararın 10.000 Euro olduğuna  
kanidirler. Bavuranlar madenin iletilmesinden kaynaklanan birçok sağlık problemlerinin  
bulunduğunu ifade etmektedirler. Aynı ekilde bavuranlar, hayvanlarını kaybetmeleri ve  
bölgede büyük oranda zirai faaliyetlerin azalması nedeniyle mali zarara uğradıklarını  
belirtmektedirler.  
Hükümet, bavuranların talebinin aırı olduğu ve sebepsiz zenginlemeye neden  
olacağı kanaatindedir.  
AĐHM, tespit edilen ihlaller arasında illiyet bağı ve bavuranların maruz  
kalabilecekleri herhangi bir maddi ya da fiziki zarar görmemektedir. Ayrıca dosyada bu  
iddiayı destekleyecek hiçbir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla maddi ve fiziki zararla ilgili  
iddiaları reddetmek uygun olacaktır.  
AĐHM iddia edilen manevi zarar konusunda ise, incelenen olaylarla aynı olan olaylar  
nedeniyle AĐHS’nin 6 ve 8. maddelerinin ihlal edildiği sonucuna varılan ilke kararını daha  
önce verdiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Takın ve diğerleri). Sonuç olarak ve dava koullarını  
gözönüne alarak, AĐHM hakkaniyete uygun olarak bavuranların her birine 3.000 Euro  
verilmesine karar vermektedir.  
7
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuranlar, avukat ücreti olarak 146.300 Euro istemektedirler. Ayrıca miktar  
belirtmeksizin ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptıkları masraf ve harcamaların  
ödenmesini istemektedirler. Bavuranlar taleplerine dayanak olarak hiçbir delil  
sunmamaktadırlar.  
Hükümet bu iddiaların aırı olduğunu ve kanıtlanmadığını belirtmektedir.  
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi bakımından yalnızca gerçekten yapıldığı ve makul  
tutarda olduğu ortaya konulan masrafların ödendiğini hatırlatmaktadır (Nikolova-Bulgaristan,  
no: 31195/96, § 79, AĐHM 1999-II). Dolayısıyla AĐHM, masraf ve harcamalar adı altında  
bavuranlara toplu olarak 5.000 Euro verilmesinin makul olduğuna karar vermektedir.  
C. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabul edilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 8. maddesinin ihlal edilmiolduğuna;  
3. AĐHS’nin 6. maddesinin ihlal edilmiolduğuna;  
4. AĐHS’nin 2. ve 13. maddelerine yönelik ikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek  
olmadığına;  
5. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren 3 ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı  
Hükümet’in,  
i. manevi tazminat için her bir bavurana 3.000 (üç bin) Euro,  
ii. masraf ve harcamalar için bavuranlara ortaklaa 5.000 (bebin) Euro  
iii. sözkonusu miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödemesine,  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,  
Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eit  
oranda faiz uygulanmasına;  
6. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi  
gereğince 28 Mart 2006 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
8
EK  
BAVURANLARIN LĐSTESĐ  
23. Tahsin DURGUT  
1. Ali ÖÇKAN  
24. Mehmet PALABIYIK  
25. Hasan ZEYBEK  
26. Aydoğan AKBAꢁ  
27. Halil KARAHAN  
28. Yılmaz OR  
2. Đrfan BĐLGĐN  
3. Mesut KUZU  
4. Đbrahim ÖNER  
5. Fatma BĐLGĐN  
6. Mustafa YOLDAꢁ  
7. Selahattin YOLDAꢁ  
8. Hüseyin ĐNCE  
29. Sadife KARAHAN  
30. Ahmet BARLAS  
31. Mustafa ÇETĐN  
9. Hanife ALDAꢁ  
10. Aye ÖZKAN  
11. Fatma ÇETĐN  
32. Alahattin CEYLAN  
33. Nurittin ÜNAL  
34. Gülzade PALABIYIK  
35. Halil ÇETĐN  
12. Nezihe ESENOĞLU  
13. Ekrem PARLAK  
14. Hüseyin KOCABIYIK  
15. Müsembe SAVCI  
16. Ömer ÇETĐN  
36. Sabahattin AKKAYA  
37. Tarkan GÜRBÜZ  
38. Halit YILMAZ  
39. Yılmaz ACAR  
17. Tacettin ALDAꢁ  
18. Erol ÖZAKSU  
19. Zeliha PARLAK  
20. Hüseyin ZEYBEK  
21. Süleyman BEKTAꢁ  
22. Ali Rıza KURAL  
40. Yeliz OR (GEZER)  
41. Selma ÖZ (DOĞAN)  
42. Yaar KARAĞAÇ  
43. Osman ALTIPARMAK  
44. Mehmet AYMAN  
9
45. Yasemin ĐKĐZ  
70. Orhan ÇETĐN  
46. Nurten OR  
71. Mehmet GÜRBÜZ (ENVEROĞLU)  
72. Đsmail GÜRBÜZ  
73. Alaattin BĐLĐꢁĐK  
74. Đrfan YORGUN  
47. Saadet ĐKĐZ  
48. Sıddıka AHĐN  
49. Cemile GEÇKĐN  
50. Halime DURGUT  
51. Özlem KESKĐN  
52. Niyazi KURAL  
53. Ahmet BĐLĐꢁĐK  
54. Yılmaz GÖKTAꢁ  
55. Adnan ÖNER  
75. Ahmet YORGUN  
76. Erdal GÜMÜꢁ  
77. M. Emin HOYILMAZ  
78. Cemil KORKMAZ  
79. Đhsan ASLAN  
80. Hasan KARAAĞAÇ  
81. Mustafa HOYILMAZ  
82. Demirali YILMAZER  
83. Medhi BIÇAKÇI  
84. Abdurrahman BULUT  
85. Hüseyin ÖZYILDIZ  
86. Serkan HOYILMAZ  
87. Ergül KAYSI  
56. Türkay AKBAꢁ  
57. Aye KESKĐN  
58. Mehmet Emin KARACAOĞLU  
59. Münir ALDAꢁ  
60. Cemal KILINÇ  
61. Hamza KURAL  
62. Yusuf KURAL  
63. Mustafa UMAÇ  
64. Baak GENĐꢁ  
88. Cemil BĐLGĐN  
89. Fadıl ÇAMLAR  
65. Taner UMAÇ  
90. Saniye KOÇ  
66. Sabahattin BĐLĐꢁĐK  
67. Levent YORGUN  
68. Hüseyin KURAL  
69. Mehmet Mustafa ALTINTAꢁ  
91. Hayriye HACIOĞLU  
92. Adnan ASLAN  
93. Sinan YILDIRIM  
94. Ahmet erif KESKĐN  
10  
95. Teyfik KOÇ  
120. Ayten BODUR  
121. Đhsan BODUR  
96. Güven GĐRGĐN  
97. Sevim ÇANTAR  
98. Đlyas ÇAKAR  
122. Suyet ÜNEK  
123. Aye ÇAKAR  
99. Mustafa KÖROĞLU  
100. Hüseyin ALDAꢁ  
101. Galip ÇAMLAR  
102. ÜrküKÖROĞLU  
103. Halise KARACAÇOĞLU  
104. Fadime KARACAÇOĞLU  
105. Fatma ÖZ  
124. Yusuf ĐKĐZ  
125. Zayide ÖZDEN  
126. Hüseyin DOĞAN  
127. Zafer AKÇĐT  
128. Edip KĐRAY  
129. Kemal KĐRAY  
130. Fülzade PALABIYIK  
131. Rüstem KURHAN  
132. Yılmaz KĐRAY  
133. Đsmet DOĞAN  
134. Nazmi ÇAMLAR  
135. Sabire ÇAMLAR  
136. Hatice ÇAMLAR  
137. Güney HACIOĞLU  
138. Hüseyin DAL  
106. Umran KARACAÇOĞLU  
107. Kezban KARA  
108. Naim DURAN  
109. Mehmet GÖKÇEOĞLU  
110. Emine ÖZKAN  
111. Gülter BARLAS  
112. Sevgi DURGUT (BIÇAK)  
113. Hüseyin ÖÇKAN  
114. Fatma SEZER  
139. Hatica ALDAꢁ  
140. Đbrahim YAMAN  
141. Yeliz ÇAMLAR (GÜLSER)  
142. Gülen ÇAMLAR  
143. Hasan ÇAMLAR  
144. Erkan DURGUT  
115. Gülay ĐNCE  
116. Fatma BIÇAK  
117. Cemile GEÇKĐN  
118. Sırrı BODUR  
119. Mehmet Emin ULUDAĞ  
11  
145. Fatma DAL  
170. Nuran KURAL  
146. Fatma AYNUR  
147. Muharrem SEZER  
148. Nesrin BODUR (GÜL)  
149. Yusuf COKUN  
150. Kemal TOSUN  
151. irin GĐRGĐN  
171. Nergiz YORGUN  
172. Fatma YORGUN  
173. Fatma KURAL  
174. Fatma ALTINTAꢁ  
175. Yaar TOPUZ  
176. Đlyas YAMAN  
152. Erdoğan KILIÇ  
153. Đlknur PARLAS  
154. Müerref GÜRBÜZ  
155. Nazan GÜRBÜZ  
156. Ahmet GÜRBÜZ  
157. Đbrahim YOLDAꢁ  
158. Dudu TOSUN  
177. Mehmet GÜRBÜZ  
178. Mehmet KONUKAN  
179. erif Ahmet KAYSI  
180. Levent AYMAN  
181. Muhuttin AKOL  
182. Abdullah ꢁĐVKA  
183. Mehmet DOĞDU  
184. Zeynel ÖZÇOBAN  
185. Hasan SEVĐNÇ  
186. uayyip DAL  
159. Sefa DÖNMEZ  
160. Musa PALAS  
161. Havva DEMĐR (GÜRBÜZ)  
162. Nazire GÜRBÜZ  
163. Zülbiye ÇAĞLAYAN  
164. Canel UMAÇ  
187. Osman ERGAN  
188. Hasan ENGĐN  
189. Nurettin ÖZYILDIZ  
190. Hüseyin AKGÜN AROL  
191. Sadık ꢁĐMꢁĐR  
165. Canan GÜRBÜZ  
166. Zehra GÜRBÜZ  
167. Gülizar UMAÇ  
168. Dudu YILDIZ  
192. ükret SEVGENER  
193. Ahmet ÜNALEROĞLU  
194. Sezayi UÇAR  
169. Đnci KURAL  
12  
195. Doğan GÜNGÜL  
196. Hüseyin GENÇ  
197. Recai ÖNEL  
220. Mustafa SOLAK  
221. Đsmail Hakkı EROL  
222. Ramazan GÖKÇEOĞLU  
223. Ayhan AKBAꢁ  
224. Mehtap ÖZTÜRK  
225. Đlhan ÖNER  
198. Mehmet DĐKBAꢁ  
199. Ömer DOĞDU  
200. Alaattin TOPYANAK  
201. Necati YARICI  
202. Sezgin AYTAN  
203. Ali Yücel AHĐN  
204. Hasan AVCI  
226. Erhan ÖNER  
227. Mehmet ÖNER  
228. Necip GÜLBEBEK  
229. Feyyaz Fedridun ASLAN  
230. Kadir YEꢁĐKAYA  
231. Erdoğan ARAL  
232. Nuri ÜNAL  
205. Alper TANIK  
206. Yahya ALTINTAꢁ  
207. Mehmet CANDAN  
208. Erhan GÜNDÜZ  
209. Enver ATEꢁ  
233. Celal Ahmet HOYILMAZ  
234. Abil ÜRKMEZ  
235. Ayhan YETĐM  
210. Nail ÇETĐN  
211. Đlknur TUNALI  
212. Hüseyin Avni ÖZER  
213. Zühtü ALDAꢁ  
236. Ali EROL  
237. Mehmet EROL  
238. Hasan KORKMAZ  
239. Yusuf ASLAN  
214. Bayram Ali DOĞAN  
215. Abdurrahman ĐNCE  
216. Mehmet ÖCKAN  
217. Gülsüm BEKTAꢁ  
218. Emin CANDAN  
219. Abdulkadir KOCAMAZ  
240. Alaettin EROL  
241. Ramazan DAL  
242. Ali Tahsin KÖSE  
243. Özcan DURMAZ  
244. Osman KOCAMAZ  
13  
245. Nazife KOCAMAZ  
246. Arife KARACA  
247. Ali KOCAMAZ  
248. Süleyman KOCAMAZ  
249. Semra GÖKÇEOĞLU  
250. Ali Đhsan KARACA  
251. Aye KARACA  
252. Arife KARACA  
253. Ali ADALI  
270. Namık KARA  
271. Kerim EN  
272. Mehmet DOĞRUL  
273. Mehmet Emin KURAL  
274. emseddin ÖZDEMĐR  
275. Cemil KURAL  
276. Mehmet BODUR  
277. Nevzat DURAN  
278. Nail DURAN  
254. Nuray ÖCKAN  
279. SavaBODUR  
280. Đbrahim EFTAL  
281. Sedat GÜMÜꢁ  
282. Musa KURAL  
283. Zeynel AKKAY  
284. Aydın ÇETĐN  
255. Aysun KESKĐN  
256. Muharrem KURHAN  
257. Rıza ALTINTAꢁ  
258. Meral ANDAꢁ  
259. Kemal Ceylan AKÇĐT  
260. Aynur KURHAN  
261. Perihan ÖÇKAN  
262. Fahrettin KESKĐN  
263. Bedriye KESKĐN  
264. Fatma KURAL  
285. Nigar PALAS  
286. ener TAVLI  
287. Ali ATILGAN  
288. Necmi CEYLAN  
289. Atlan KAYMAK  
290. Erdem ÇOKUN  
291. Bayram BALTA  
292. Arife KESKĐN  
293. Yusuf KESKĐN  
294. Hüseyin KESKĐN  
265. Veli ANDAꢁ  
266. Zeynel ALTINTAꢁ  
267. Đsmail SARALĐOĞULLARI  
268. Semiha KURAL  
269. Yaar DURMAZ  
14  
295. Serpil KILIÇ  
296. Senem KILIÇ  
297. Gülcan PALAS  
298. Ramazan GĐRGĐN  
299. Salih BAKAYA  
300. Veli KESKĐN  
301. Meneke KESKĐN  
302. Serap KESKĐN  
303. Canfide KILIÇ  
304. Serpil AKÇAN  
305. Hikmet GĐRGĐN  
306. Hüseyin BAKAYA  
307. Gülhan KAYMAK  
308. Celal Ahmet KAYMAK  
309. Halil TAVLI  
310. Đsmet BAKAYA  
311. Murat TAVLI  
312. Muharrem PALAS  
313. Fidan GÜLBALTA  
314. Metin TOSUN  
315. Hatice TOSUN  
15