II. AĐHS’NĐN 8. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar, ulusal makamlar tarafından siyanür yöntemi ile altın madeni
iꢀletmeciliğine izin verilmesi yönündeki kararla AĐHS’nin 8. maddesi ile güvence altına
alınan haklarının ihlal edildiğini iddia etmektedirler.
Hükümet, 8. maddenin bu davaya uygulanamayacağını ileri sürmekte ve baꢀvurunun
kabul edilemez bulunmasını talep etmektedir.
AĐHM, Taꢀkın ve diğerleri (sözüedilen karar, § 113) kararında, madencilik faaliyetinin
tehlikeli etkilerinin, bir çevre etkin değerlendirmesi çerçevesinde özel ve aile hayatıyla
yeterince yakından ilgili olduğunu ortaya koyacak ꢀekilde tespit edildiğinde, AĐHS’nin 8.
maddesinin duruma uygulandığını hatırlatmaktadır.
Bu durumda AĐHM, ilgililerin, sözkonusu madenin iꢀletilmesi için sodyum siyanür
suyla yıkama tekniğine baꢀvuran Ovacık altın madeni çevresinde bulunan köylerde
yaꢀadıklarını not etmektedir. Yapılan birçok araꢀtırma, altın madeninin neden olduğu riskleri
ortaya koymuꢀtur. Bu çalıꢀmalara dayanarak Danıꢀtay, 13 Mayıs 1997 tarihinde verilen izin
kararının kamu menfaatiyle bağdaꢀmadığı sonucuna varmıꢀtır. Sonuç olarak 8. maddenin
uygulanabilirliği konusunda bir ꢀüphe bulunmamaktadır.
AĐHM, çevre sorunları üzerinde etkisi olan Devlet kararlarına konu teꢀkil etmiꢀ bir
davada, yapacağı incelemenin iki yönünün bulunduğunu hatırlatmaktadır. Birincisi, 8.
maddeye uygun olduğundan emin olmak amacıyla ulusal mercilerin kararının maddi içeriğini
değerlendirebilir. Đkincisi, kiꢀi menfaatlerinin gözönünde bulundurulup bulundurulmadığını
doğrulamak amacıyla karar alma süreciyle ilgilenebilir (Bkz. mutatis mutandis, Hatton ve
diğerleri-Birleꢀik Krallık, no: 36022/97, § 99, AĐHM 2003-VIII).
Ovacık altın madenine izin verilmesi konusunda ulusal makamların aldıkları kararın
içeriği hakkında AĐHM, kararın kamu menfaatine uygun olmadığına dair ulusal mahkemelerin
vardığı sonucu bertaraf etmek için hiçbir neden görmemektedir. Geriye karar alma sürecinin,
8. madde tarafından tanınan usul güvencelerine riayet edilerek geliꢀip geliꢀmediğini
doğrulamak kalmaktadır.
AĐHM, Devlet için çevre ve ekonomi politikasına iliꢀkin karmaꢀık sorunları irdelemek
sözkonusu olduğunda, karar alma süreci öncelikle, çevre ve kiꢀi haklarını ihlal edebilecek
faaliyetlerin etkilerini tespit edecek ve önleyecek ꢀekilde uygun soruꢀturma ve araꢀtırmaların
yapılmasını ve böylece birbiriyle çatıꢀan çeꢀitli menfaatler arasında dengenin sağlanmasını
gerektirdiğini hatırlatmaktadır. Halkın, yapılan araꢀtırmaların sonuçlarına ve karꢀı karꢀıya
olduğu tehlikenin değerlendirilmesini sağlayan bilgilere ulaꢀmasının önemi kuꢀku
götürmemektedir. Sonuç olarak ilgili kiꢀiler, karar alma sürecinde menfaatlerinin ya da
görüꢀlerinin yeterince gözönünde bulundurulmadığına kanaat getirdikleri takdirde, her türlü
karara, eyleme ya da ihmale kaꢀı mahkemeler önünde itirazda bulunabilmelidir (Taꢀkın ve
diğerleri, § 118).
Bu durumda, 19 Ekim 1994 tarihinde Ovacık altın madenine Çevre Bakanlığı
tarafından verilen izin kararının öncesinde, uzun sürede yürütülen bir dizi soruꢀturma ve
inceleme yapılmıꢀtır. Öncelikle, etki incelemesi gerçekleꢀtirilmiꢀtir. Daha sonra 26 Ekim
1992 tarihinde bölge halkını bilgilendirme toplantısı düzenlenmiꢀtir. Baꢀvuranlar ve bölgede
5