COUNCIL  
AVRUPA  
OF E U R O P E  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
OKAN ERDOĞAN – TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 43696/04 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
29 Eylül 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Bu dava, Okan Erdoğan (“bavuran”) adlı T.C. vatandaı tarafından Türkiye Cumhuriyeti  
aleyhine, 20 Ekim 2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin  
Sözleme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapılan  
43696/04 numaralı bavuru sonucu görülmektedir.  
Bavuran Ankara Barosu avukatlarından M.N. Eldem tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
DAVANIN KOULLARI  
1980 doğumlu olup Kayseri’de ikamet etmekte olan bavuran askeri okulda öğrenci idi.  
Bavuranın babası, bavuranın okula kaydı sırasında, oğlunun okuldan ihraç edilme veyahut  
baka nedenlerle ayrılması durumunda eğitim masraflarını geri ödemek için bir taahhütname  
imzalatır.  
2003 yılının Mart ayında, Milli Savunma Bakanlığı’nın bavuran ve ailesi hakkında  
yaptığı gizli güvenlik soruturmasını takiben bavuranın askeri okulla iliiği kesilmitir.  
Bavurana iliiğinin kesilmesine gerekçe olarak belirli bir neden bildirilmemitir.  
Bunu müteakip, bavuran, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne okuldan ihraç kararının  
iptali için bavurmutur. Dava sırasında bavuran, Milli Savunma Bakanlığı’nın, Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne ilettiği ve bavuranın askeri okuldan ihraç edilmesi kararını  
destekleyici nitelikteki gizli bilgi ve belgelere eriememitir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 10 Aralık 2003 tarihinde, okuldan ihraç kararının iptalini  
reddetmitir. Askeri hizmetin ileyii için gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin bavurana  
gösterilemeyeceğini ifade etmitir. Mahkeme ayrıca, idare tarafından yapılan gizlilik  
tasnifine tabi olmadığını ve her bir davada, belgelerin gizliliğini haklı gösterecek sebepler  
bulunup bulunmadığını resen değerlendirdiğini vurgulamıtır. Yargılama sürecinde  
Cumhuriyet Basavcısının Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu tebliğnameyi  
bavurana iletilmemitir.  
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 7 Nisan 2004 tarihinde, bavuranın kararın düzeltilmesi  
talebini reddetmitir. Bu karar bavurana 20 Nisan 2004 tarihinde tebliğ edilmitir.  
Milli Savunma Bakanlığı, Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, bavuran hakkında,  
eğitim masraflarının geri ödenmesi için dava açmıtır. Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi 3  
Mayıs 2004 tarihinde bavuranın Milli Savunma Bakanlığı’na 8 Nisan 2003 tarihinden  
itibaren ilemek üzere faiziyle beraber 5.050.500.000 Türk Lirası (TL) (yaklaık 3.000 Euro  
(EUR)) ödemesine hükmetmitir.  
1
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6/1 ve 8. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, AĐHS’nin 6/1 maddesi çerçevesinde, Milli Savunma Bakanlığı’nın Askeri  
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu gizli bilgiye eriememesi ve bu mahkemeye bağlı  
Cumhuriyet Basavcısının mahkemeye sunduğu tebliğnamenin kendine bildirilmemesi  
nedeniyle kuvvetlerin eitliği ilkesinin ihlal edildiğinden ikayetçi olmutur. Ayrıca Milli  
Savunma Bakanlığı’nın bavuran ve ailesiyle ilgili yürüttüğü gizli güvenlik soruturmasının  
özel hayata saygı gösterilmesi hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle AĐHS’nin 8. maddesi  
çerçevesinde ikayetçi olmutur.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet esas olarak AĐHM’nin Pellegrin – Fransa ([BD], 28541) kararındaki içtihadına  
dayanarak, bavuran ile Devlet arasındaki özel iliki nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin  
mevcut davaya uygulanamayacağını savunmutur.  
AĐHM, Vilho Eskelinen ve Diğerleri – Finlandiya kararında ([BD], 63235/00) Devlet ile  
devlet memurları arasındaki ihtilaflarda 6/1 maddenin uygulanabilirliğine ilikin içtihadını  
gözden geçirdiğini kaydeder. AĐHM, belirtilen davada uygulanan yeni ölçütleri göz önünde  
tutarak, Hükümet’in, ilk olarak bavuranın ulusal yasalar uyarınca mahkemeye eriim hakkı  
bulunmadığını, ikinci olarak ise anlamazlığın mahiyeti bakımından bavuranın, 6. Madde  
kapsamındaki haklarından herhangi bir ekilde mahrum edilmesinin haklı bir gerekçeye  
dayanğını ortaya koyamadığını kaydeder. Bu koullarda, AĐHM, 6/1 maddenin mevcut  
davada uygulanabilir olduğu kanısındadır. Bu nedenle Hükümet’in ön itirazını reddeder. (bkz.  
Miran – Türkiye, 43980/04 ve Topal – Türkiye, 3055/04).  
Bu ikayetlerin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, baka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavurunun bu kısmı kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esaslar  
1. Gizli bilgiye eriilememesi ve Cumhuriyet Basavcısının tebliğnamesinin  
bildirilmemesi  
Bavuranın Cumhuriyet Basavcısının tebliğnamesinin bildirilmemesine ilikin  
ikayetiyle ilgili olarak Hükümet, bavuranın, Cumhuriyet Basavcısının tebliğnamesini de  
içeren dava dosyasını inceleme olanağının her zaman bulunduğunu savunmutur. Ayrıca  
Cumhuriyet Basavcısının görüünün idari yargılamalarda mahkeme kararları üzerinde etkisi  
olmadığını savunmutur. Hükümet gizli bilgiye eriilememesiyle ilgili ikayetin esaslarına  
ilikin hiçbir görüsunmatır.  
AĐHM, daha önce benzer ikayetleri incelediğinive AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal  
edildiğisonucuna vardığını kaydeder (bkz. Güner Çorum – Türkiye, 59739/00; Aksoy (Eroğlu)  
– Türkiye, 59741/00; Meral – Türkiye, 33446/02; Miran ve Topal). AĐHM mevcut davada  
içtihadıında kalan bir karar vermesini gerektirecek özel koullar tespit etmemitir.  
2
Buna göre, bavuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne verilen gizli belgelere  
eriememesi ve Cumhuriyet Basavcısının tebliğnamesinin bavurana bildirilmemesi  
AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmitir.  
2. Özel hayatın korunması hakkı  
AĐHS’nin 8. Maddesi kapsamındaki ikayetlere ilikin olarak AĐHM, mevcut davada  
ortaya konulan temel hukuki sorunun, bavuranın okuldan ihraç edilmesi kararının iptali  
talebinin AĐHS’nin 6. Maddesi çerçevesinde adil yargılama yoluyla reddedilip edilmediğine  
ilikin olduğu kanısındadır. AĐHM, bu soruya (yukarıda) olumsuz yanıt verilmiolduğunu  
göz önünde bulundurarak, bu ikayete ilikin ayrı bir karar verilmesinin gerekli olmadığı  
üncesindedir (bkz. Güner Çorum ve Topal).  
II. AĐHS’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER MADDELERĐ  
Bavuran, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi askeri hakimlerden olutuğundan ve ilk ve tek  
derece mahkemesi olarak hareket ettiğinden ve bu da bavuranın etkili bavuru hakkına  
müdahale tekil ettiğinden, AĐHS’nin 6/1 ve 13. maddeleri kapsamında, bağımsız ve tarafsız  
bir mahkeme tarafından adil bir biçimde yargılanmadığından ikayetçi olmutur. Ayrıca 6/1  
madde çerçevesinde, mahkeme kararlarında Cumhuriyet Basavcısına atıfta bulunulmadığı  
için adil yargılamadan yoksun bırakıldığını ileri sürmütür. Bavuran askeri okuldan iliiğinin  
kesilmesiyle, AĐHS’nin 7. maddesinin ihlal edilerek kanunsuz olarak cezalandırıldığını ileri  
sürmütür. Son olarak, AĐHS’nin 14. Maddesi çerçevesinde babasının bir sendikayla olan  
ilikisi nedeniyle askeri okulla iliiğinin kesildiğini öne sürmütür.  
Bavuranın, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmayıı ile bu  
mahkemenin kararlarının temyiz edilemeyiine ilikin ikayetleriyle ilgili olarak AĐHM,  
öncelikle bu ikayetlerin yalnızca AĐHS’nin 6/1 maddesi bakımından incelenmesi gerektiği  
kanısındadır. AĐHM ayrıca bu ikayetlerin daha önce görülen benzer davalarda kabuledilemez  
olarak ilan edildiğini kaydeder (bkz. Yavuz ve Diğerleri, 29870; Delcourt – Belçika; Piroğlu  
ve Karakaya – Türkiye, 36370/02 ve 37581/02; Karakaya – Türkiye, 5173/05). Buna göre,  
AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak bavurunun bu kısmının açıkça dayaktan  
yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği anlaılmıtır.  
Mahkeme kararlarında cumhuriyet basavcısının ismine atıfta bulunmadığı için açık  
duruma yapılmadığı yönünde 6/1 madde kapsamındaki ikayetlere ilikin olarak, AĐHM,  
özellikle Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin kendisine bağlı tek Cumhuriyet Basavcısı  
bulundurduğu ve bu savcının kimliğinin kolaylıkla tespit edilebileceği düünüldüğünde, bu  
durumun 6/1 madde kapsamında sorun doğurmağını kaydeder. Buradan hareketle  
bavurunun bu kısmı AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak açıkça dayaktan yoksun  
olduğu gerekçesiyle reddedilmelidir.  
AĐHS’nin 7. maddesine ilikin ikayetle ilgili olarak ise, AĐHM, bu hüküm çerçevesinde  
bavuranın ceza gerektiren bir suçtan mahkum edilmediğini kaydeder. Dolayısıyla  
bavurunun bu kısmı ratione materiae uyumadığı için AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle  
uyumlu olarak reddedilmelidir.  
AĐHM, AĐHS’nin 14. maddesine ilikin ikayetle ilgili olarak, bavuranın askeri okulla  
iliiğinin kesilmesinin ayrımcı temellere dayandığına iaret eden bir delil sunmadığını  
3
gözlemler. Bu sebeple bavurunun bu kısmının AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu  
olarak açıkça dayaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği anlaılmaktadır.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Bavuran, ileride subay olarak sahip olacağı maave emeklilik hakları için 200.000 Euro  
(EUR) ile askeri okulla iliiğinin kesilmesinin ardından eğitim masraflarına karılık olarak  
babasından ödemesi istenen 4.000 EUR olmak üzere toplam 204.000 EUR maddi tazminat  
talep etmitir. Ayrıca 10.000 EUR manevi tazminat talep etmitir. Hükümet bu taleplere itiraz  
etmitir.  
AĐHM, mevcut davada, adil tatmin karılığı bir tazminatın, yalnızca, bavuranın AĐHS’nin  
6. Maddesi kapsamındaki güvenceden fayda sağlayamamasına dayandırılabileceği  
kanısındadır. AĐHM, durumun farklı olması halinde davanın sonucuna ilikin tahmin  
yürütemez ve dolayısıyla bavuranın maddi tazminat talebini reddeder. Öte yandan AĐHM  
bavuranın manevi zarara uğramıolduğu ve mevcut kararda AĐHS’nin ihlal edildiğinin tespit  
edilmesinin bunun için yeterli bir telafi yolu olmadığı kanısındadır. 41. maddeyle uyumlu  
olarak, hakkaniyete uygun surette bavurana 6.500 EUR ödenmesine karar verir (bkz. Güner  
Çorum; Aksoy (Eroğlu); Miran; Topal).  
B. Yargılama giderleri  
Bavuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde meydana gelen mahkeme  
masrafları için 37.980 EUR talep etmitir. Ankara Barosu’nun ücret çizelgesi ve temsilcisiyle  
anlağı avukatlık masrafları için, AĐHM’den talep edilen toplam tazminatın % 15’i olmak  
üzere 32.100 EUR, Adalet Bakanlığı’nın uluslararası davalarda tavsiye ettiği ücret tarifesine  
dayanarak 1.300 EUR ve temsilcisinin mevcut dava için harcadığı 45 saatlik mesai için 4.500  
EUR (saati 100 EUR) talep etmitir. Ayrıca posta masrafları ve ulusal mahkeme harcı için 80  
EUR talep etmitir. Bavuran avukatlık masrafı anlaması, temsilcisinin hazırladığı bir mesai  
cetveli ve yaptığı harcamaları gösteren çeitli faturalar sunmutur.  
Hükümet taleplere itiraz etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı  
ve makul bir meblağ olduğu takdirde bavurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM, sahip olduğu  
bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıığında, bavurana, tüm balıklar altında yapılan  
masraflar için 2.000 EUR tazminat ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıtır.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına  
üç puanlık bir artıın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermitir.  
4
AĐHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE  
1. AĐHS’nin 6/1 ve 8. maddeleri kapsamında, bavuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne  
sunulan gizli belgelere eriememesine, Cumhuriyet Basavcısının tebliğnamesinin  
bavurana iletilmemesine ve bavuranın özel hayatın korunması hakkına ilikin ikayetleri  
kabuledilebilir, bavurunun geri kalanının kabuledilemez olduğuna;  
2. Bavuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunulan gizli belgelere eriememesi ve  
cumhuriyet basavcısının tebliğnamesinin bavurana iletilmemesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1  
maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 8. maddesi kapsamındaki ikayetin ayrı olarak incelenmesinin gerekli  
olmadığına;  
4. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç  
ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından bavurana, ödeme tarihinde geçerli olan döviz  
kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere,  
(i) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber 6.500 EUR (altı bin beyüz Euro)  
manevi tazminat;  
(ii) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber yargılama giderleri için 2.000 EUR (iki  
bin Euro) manevi tazminat;  
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına  
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı  
oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
5. Bavuranın adil tatmine ilikin diğer taleplerinin reddedilmesine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. fıkraları uyarınca 29 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Françoise Elens-Passos  
Zabıt Katibi  
Françoise Tulkens  
Bakan  
5