Buna göre, baꢀvuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne verilen gizli belgelere
eriꢀememesi ve Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesinin baꢀvurana bildirilmemesi
AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2. Özel hayatın korunması hakkı
AĐHS’nin 8. Maddesi kapsamındaki ꢀikayetlere iliꢀkin olarak AĐHM, mevcut davada
ortaya konulan temel hukuki sorunun, baꢀvuranın okuldan ihraç edilmesi kararının iptali
talebinin AĐHS’nin 6. Maddesi çerçevesinde adil yargılama yoluyla reddedilip edilmediğine
iliꢀkin olduğu kanısındadır. AĐHM, bu soruya (yukarıda) olumsuz yanıt verilmiꢀ olduğunu
göz önünde bulundurarak, bu ꢀikayete iliꢀkin ayrı bir karar verilmesinin gerekli olmadığı
düꢀüncesindedir (bkz. Güner Çorum ve Topal).
II. AĐHS’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER MADDELERĐ
Baꢀvuran, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi askeri hakimlerden oluꢀtuğundan ve ilk ve tek
derece mahkemesi olarak hareket ettiğinden ve bu da baꢀvuranın etkili baꢀvuru hakkına
müdahale teꢀkil ettiğinden, AĐHS’nin 6/1 ve 13. maddeleri kapsamında, bağımsız ve tarafsız
bir mahkeme tarafından adil bir biçimde yargılanmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Ayrıca 6/1
madde çerçevesinde, mahkeme kararlarında Cumhuriyet Baꢀsavcısına atıfta bulunulmadığı
için adil yargılamadan yoksun bırakıldığını ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuran askeri okuldan iliꢀiğinin
kesilmesiyle, AĐHS’nin 7. maddesinin ihlal edilerek kanunsuz olarak cezalandırıldığını ileri
sürmüꢀtür. Son olarak, AĐHS’nin 14. Maddesi çerçevesinde babasının bir sendikayla olan
iliꢀkisi nedeniyle askeri okulla iliꢀiğinin kesildiğini öne sürmüꢀtür.
Baꢀvuranın, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmayıꢀı ile bu
mahkemenin kararlarının temyiz edilemeyiꢀine iliꢀkin ꢀikayetleriyle ilgili olarak AĐHM,
öncelikle bu ꢀikayetlerin yalnızca AĐHS’nin 6/1 maddesi bakımından incelenmesi gerektiği
kanısındadır. AĐHM ayrıca bu ꢀikayetlerin daha önce görülen benzer davalarda kabuledilemez
olarak ilan edildiğini kaydeder (bkz. Yavuz ve Diğerleri, 29870; Delcourt – Belçika; Piroğlu
ve Karakaya – Türkiye, 36370/02 ve 37581/02; Karakaya – Türkiye, 5173/05). Buna göre,
AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak baꢀvurunun bu kısmının açıkça dayaktan
yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği anlaꢀılmıꢀtır.
Mahkeme kararlarında cumhuriyet baꢀsavcısının ismine atıfta bulunmadığı için açık
duruꢀma yapılmadığı yönünde 6/1 madde kapsamındaki ꢀikayetlere iliꢀkin olarak, AĐHM,
özellikle Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin kendisine bağlı tek Cumhuriyet Baꢀsavcısı
bulundurduğu ve bu savcının kimliğinin kolaylıkla tespit edilebileceği düꢀünüldüğünde, bu
durumun 6/1 madde kapsamında sorun doğurmadığını kaydeder. Buradan hareketle
baꢀvurunun bu kısmı AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak açıkça dayaktan yoksun
olduğu gerekçesiyle reddedilmelidir.
AĐHS’nin 7. maddesine iliꢀkin ꢀikayetle ilgili olarak ise, AĐHM, bu hüküm çerçevesinde
baꢀvuranın ceza gerektiren bir suçtan mahkum edilmediğini kaydeder. Dolayısıyla
baꢀvurunun bu kısmı ratione materiae uyuꢀmadığı için AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle
uyumlu olarak reddedilmelidir.
AĐHM, AĐHS’nin 14. maddesine iliꢀkin ꢀikayetle ilgili olarak, baꢀvuranın askeri okulla
iliꢀiğinin kesilmesinin ayrımcı temellere dayandığına iꢀaret eden bir delil sunmadığını
3