8 TEMMUZ 1999 TARĐHLĐ OKÇUOĞLU MAHKEME KARARI
3
ve bölgede uygulanan ꢀekliyle Türk ulusal ideolojisi aynı idi. Ancak, emperyalizmin
belirtilen doktrini burada sona ermemektedir. Yetmiꢀli yıllardan sonra, Kürtler, Sovyet
ve Çin sosyalist propagandası altında, ister bilinçli ister bilinçsiz olarak, aynı yolu
uygulamıꢀtır. Bu da Kürt hareketini ciddi ölümcül sonuçlara götürmüꢀtür.
Kürt sorununun dıꢀarıdaki provokasyonların bir sonucu olarak ortaya çıktığına
yönelik iddialar asılsızdır. Ortadoğu’daki emperyalist korumacılıktan bahsedilecekse,
bunun Kürtlere hiçbir fayda getirmediği ve bunun yanı sıra ilgili emperyalist güçler
tarafından korunduğu ve durumun Türkler, Araplar ve Đranlılara yaradığı söylenecektir.
Đngiltere Osmanlıların lehine Kırım Savaꢀında müdahalede bulunmasaydı, Rus çarı
Osmanlı Devleti’ni tarih kitaplarından çıkartacak ve Bizans mirasını ele geçirmiꢀ
olacaktı. Bazı sol görüꢀlü tarihçilerin ileri sürdüğünün aksine, emperyalistler onu
öldürmekten ziyade “hasta adamı” kurtarmaya çalıꢀmıꢀtır. Bu Araplar için de geçerlidir.
Bugüne dek, - Filistinlileri kabul ederseniz - Orta Asya’daki ulusal hakları için
mücadele eden tek halk Kürt halkıdır. Türkler, Araplar ve Đranlılar ulusal hakları için
tek bir kurꢀun bile atmamıꢀlardır. Đngiltere 1918’de Osmanlı Devleti’ni iꢀgal ettiği
zaman tek bir ateꢀ edilmemiꢀtir. Sözde kurtuluꢀ savaꢀı sadece Yunanlılar ile Türkler
arasındaki tarihi çatıꢀmanın bir sonucudur. Kimin haklı olduğu sorusu tartıꢀmaya yol
açacak bir sorudur. Antep ve Urfa’ya yerleꢀen Fransızlara karꢀı direniꢀ Kürtlerden geldi.
Tam olarak, yerel yetkililerin kalkanı altında geliꢀen direniꢀ Türk - Kürt direniꢀidir.
Halkın kendiliğinden ortaya çıkan direniꢀiydi. Ne Türk ordusu ne de siyasi yetkililer
bunda yer almıꢀtır. Kürtler, belirli evrelerde ileri sürülen ꢀekilde, kendi ulusal haklarını
elde etme konusunda geri kalmıꢀlardır çünkü dıꢀ güçlere bağlı idiler ama, bunun aksine,
uluslararası iliꢀkileri güçlendirmede baꢀarısız olmuꢀlardır ve uluslararası güçler
Kürtlerin kabul edilmelerini ret etmiꢀtir.
Kürt sorunu Kürtlerin sorunu iken bu sorunun çözümü çıkarlarını doğrudan
etkilediğinden dolayı bölgesel ve uluslararası güçleri de ilgilendirmektedir. Gerçek
konumla az benzerlik gösterdiklerinden dolayı emperyalizm, anti-emperyalizm,
sosyalizm ve anti-sosyalizm gibi kavramlar kullanılarak bu sorun ele alınamaz. ‘Bu
bizim sorunumuz. Siz Birleꢀik Devletler, Đngiltere, Sovyetler, Türkler, karıꢀmayın; siz
Araplar, Đranlılar bu konunun dıꢀında kalın’ diyemezsiniz. Menfaatleri tehlikede
olanlarla birlikte bu sorunu çözmeliyiz. Yardımları olsun olmasın. Burada, Kürt sorunu
ile ilgili tüm taraflar arasında en az insiyatife sahip olanların Kürtler olduğunun
belirtilmesi gerekmektedir. Bu yüzden, Kürtler gerçekçi olmalıdır. Sorun kendi
mevcudiyetleri ile ilgili olduğundan ve en az seviyede çaba gösterdikleri bir zamanda
ortaya çıktığından insiyatiflerin alındığını inkar ederek yada bunlara karꢀı çıkarak
sorunları çözmeye kalkıꢀmak gözükaralık olacaktır. Uygulamada, Kürtler bu noktada
soruna çözüm bulma konusunda daha büyük bir rolü nasıl ve ne ölçüde
oynayabileceklerini belirlemelidirler. Bu pratik bir yaklaꢀım olacaktır.
...
M.Đ.S - Söylediğimi yanlıꢀ anlamanızı istemem. Kürt ayaklanmasını emperyalist
etkenlere dayalı olduğunu ileri sürmüyorum. Tüm dediğim, bölgedeki ülkeler burada
bulunan sorunları kendi baꢀlarına çözmelerini sağlayacak kaynaklara sahip
olmadıklarıdır. Bunun sonucunda, uluslararası güçlerin varlığı devam edecek gibi
gözükmektedir. Bu koꢀullar altında, Kürtler nasıl daha büyük bir role sahip olabilirler?
A.Z.Okçuoğlu - Đlk olarak, Kürt sorunu ile ilgili olarak uluslararası güçler kendi
çıkarlarına önem vermektedir. Ortak çıkarlarımızın nerelerde olduğunun farkında olmalı
ve bunları tespit etmeliyiz. Dünyada Kürtler gibi çok sayıda ulus bulunmaktadır.
Birleꢀmiꢀ Milletler ꢁartı ve temel anlaꢀmaların insanların kendi geleceklerine
kendilerinin karar vermesi hakkına sahip olduklarını belirtmelerine rağmen uygulamada