Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 76567/01 başvuru no’lu davanın nedeni bu
ülke vatandaşı olan Fatma Okur’un (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM)
31 Ekim 2000 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence
altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay
ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Karayolları Genel Müdürlüğü, İskenderun’da otoyol yapımı için 1993 tarihinde
başvurana ait olan taşınmazı kamulaştırmıştır.
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğması üzerine başvuran, İskenderun Asliye
Hukuk Mahkemesi’ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.
İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, Fatma Okur’u haklı bularak 26 Kasım 1998
tarihli bir kararla İdare tarafından başvurana, mülkün devir tarihinden itibaren işlemek üzere
yıllık %50 oranında gecikme faiziyle birlikte 8.802.675.000 Türk Lirası tutarında ek tazminat
ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 9 Mart 1999 tarihli bir kararla verilen bu kararı onamıştır.
Ek tazminat bedeli, gecikme faizi ile birlikte 9 Haziran 2000 tarihinde başvurana
ödenmiştir. O dönemde bu meblağ 26.118.002.000 T.L. tutarına denk gelmektedir.
HUKUK AÇISINDAN
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLDİĞİ
İDDİASI HAKKINDA
Başvuran iki nedenden dolayı 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini
iddia etmektedir. Başvuran öncelikle, 1993 yılında saptanan ilk tazminatın, taşınmazın kesin
olarak İdare’ye devredildiği tarihten sonra, 1995 yılında kendisine ödendiğini belirtmektedir.
Başvuran ayrıca daha sonra yapılan yargılama sonucunda belirlenen ek kamulaştırma
bedelinin kendisine geç ödendiğini ileri sürmektedir. Bu konu ile ilgili olarak, ilk bedelin
ödenmesinin gecikmesi nedeniyle herhangi bir gecikme faizinin kendisine ödenmediğini,
ikinci ile ilgili olarak ise Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetkililerin ödediği
ek bedelin yetersiz olduğunu belirtmektedir.
A. Kabul edilebilirliğe ilişkin
Birinci şikayet ile ilgili olarak AİHM başvuranın, kamulaştırma kararının tapu siciline
kaydının yapılması sonrasındaki ilk üç sene boyunca orantısız bir zarara uğradığını
ispatlayamadığını not etmektedir. Her ne olursa olsun şikayetin bu kısmı iç hukuk yollarının
tüketilmesi ilkesi ile ters düşmektedir, başvuran bununla ilgili olarak herhangi bir girişimde
bulunmamıştır. Sonuç olarak, AİHM davayı yalnızca ek kamulaştırma bedelinin ödenmesinin
gecikmesi konusunda yapılan şikayet kapsamında inceleyecektir.
2