şerikler hakkında beş seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası ve amme
hizmetlerinden müebbeden memnuniyet cezası hükmolunur.”
HUKUK
I. SÖZLEŞMENİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
18. Başvuran, aleyhinde yürütülen cezai kovuşturmasının süresinin uzunluğundan
yakınmıştır. Bu bağlamda Sözleşme'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini idda et-
mektedir. Anılan madde aşağıdaki gibidir:
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek
olan, ...bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini
istemek hakkına sahiptir."
19. Hükümet başvuranın iddialarını reddetmiştir. Başvurana yöneltilen suçlamalar
bakımından davanın karmaşık olduğunu ve Dev-Yol eylemlerine karıştıkları şüph-
esiyle suçlanan 723 davalının söz konusu olduğu bir duruşmanın hazırlanmasının
güçlüğünü ifade etmiştir.Bu etmenlerin işlemlerin uzamasında etkili olduğunu ve
yargı makamlarının ihmal ve gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmişlerdir.
A. Dikkate alınacak dönem
20. Mahkeme, yargılamanın, başvuranın yakalandığı 26 Kasım 1980 tarihinde
başlayıp 24 Haziran 1997 tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla,
başvuranın yargılanması yaklaşık on altı yıl yedi ay sürmüştür.
21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel başvuru hakkını tanıdığına
ilişkin bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen on yıl beş aylık
dönemi inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı
sırada yargılamanın ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu
tarihte, yargılama altı yıldır sürmekteydi.
(b) Yargılama süresinin makuliyeti
22. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin yedi yıl dokuz ayda karara vardığını
gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay itirazı beş yıl dört ay sonra ele almıştır. Askeri
Yargıtay davayı ele aldıktan yaklaşık yedi ay sonra, 4 Temmuz 1995 tarihinde,
karara varmıştır. Bu kararı müteakiben dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde
görülmeye başlanmış ve bu mahkeme de zaman aşımına bağlı olarak yargılamanın
sona erdirilmesine karar vermiştir. Mahkeme, gerek ilk derece mahkemesinde gerek
temyiz sürecinde önemli gecikmeler olduğu kanısındadır. Bu gecikmeler davanın
karmaşıklığı ile açıklanamaz ve başvurana karşı yürütülen cezai kovuşturmanın
uzamasının sorumluluğu ulusal makamlara atfedilmelidir.
23. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza
yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine
yol açtığı sonucuna varmıştır.
24. Dolayısıyla, Sözleşmenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.