CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
MEHMET KOÇ – TÜRKĐYE  
(Bavuru no. 36686/07)  
KARAR  
STRAZBURG  
17 ubat 2009  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaı Mehmet Koç (“bavuran”) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine,  
27 Temmuz 2007 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin  
Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan  
36686/07 numaralı bavuru sonucu bu dava görülmektedir. Bavuran, Diyarbakır Barosu  
avukatlarından F. Danıtarafından temsil edilmitir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1979 doğumludur ve Diyarbakır’da ikamet etmektedir. 27 Nisan 1999  
tarihinde yakalanmıtır. 24 Mayıs 1999 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı, bavuranı eski Ceza  
Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca suçlayan bir iddianame sunmutur. 13 Aralık 2002  
tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, bavuranı iddia makamının talebine uygun  
biçimde suçlu bulmutur. 7 Ekim 2003 tarihinde, Yargıtay bu kararı bozmutur. 2004 yılında  
devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasını müteakip, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi  
davayı devralmıve 19 Nisan 2007 tarihinde bavuranı mahkum etmitir. Bavuran temyiz  
bavurusunda bulunmutur. 12 Aralık 2007 tarihinde, Yargıtay söz konusu kararı onamıtır.  
HUKUK  
Bavuran, davasına ait cezai yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde ortaya  
konan “makul süre” artına uymadığı konusunda ikayetçi olmutur. Hükümet bu iddiayı  
reddetmitir.  
AĐHM, bavuran hakkındaki cezai kovuturmanın, yakalandığı tarih olan 27 Nisan  
1999 tarihinde baladığını ve Yargıtay’ın bavuran hakkındaki mahkumiyet kararını onadığı  
12 Aralık 2007 tarihinde sona erdiğini gözlemlemitir. Dolayısıyla, kovuturma süresi, iki  
aamalı bir yargıda yaklaık sekiz yıl yedi ay sürmütür.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, bavurunun baka açılardan bakıldığında da  
kabuledilemezlik unsuru taımadığını tespit etmitir. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir  
niteliktedir.  
AĐHM yargılama süresinin uygunluğunun, davanın artları ıığında değerlendirilmesi  
gerektiğini yinelemitir (bkz., diğer pek çok kararın yanı sıra, Pélissier Sassi – Fransa [BD],  
no. 25444/94). Somut davada, ilk derece mahkemesi önünde görülen davanın toplam süresini  
göz önünde bulunduran AĐHM, yargılamanın makul süre içinde yapıldığı konusunda ikna  
olmamıtır. Yukarıda belirtilenler ıığında, AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği  
kararını vermitir.  
AĐHM, adil tatmine ilikin olarak, bavuranın kendisine tanınan süre içinde tazminat  
taleplerini sunmamıolması nedeniyle tazminat ödenmemesine karar vermitir (bkz., Taner –  
Türkiye, no. 38414/02, 15 ubat 2007).  
1
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve  
3. paragrafları gereğince 17 ubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
Sally Dollé  
Zabıt Katibi  
Françoise Tulkens  
Bakan  
2