CONSEIL  
AVRUPA  
DE L’EUROPE  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
MEHMET KURT vd-TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:20313/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
15 Haziran 2010  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (20313/03) no’lu davanın nedeni, sırasıyla 1931,  
1960, 1965, 1957, 1968 ve 1973 doğumlu olan ve anlıurfa’da ikamet eden T.C. vatandaları  
Ahmet Kurt, Mehmet Kurt, Hasan Kurt, Medine Kurt, Derya Güneve Fatma Iık’ın  
(bavuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 7 Mayıs 2003 tarihinde Đnsan Hakları ve  
Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi -  
AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuranlar, anlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bir baraj yapımı çerçevesinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, Nizip (Gaziantep) Aağı  
Çardak köyünde bulunan bavuranlara ait 402 ve 622 parsel numaralı taınmazları  
kamulatırmıtır. Bakanlık, miktarları bilirkii komisyonu tarafından belirlenen kamulatırma  
bedellerini ödemitir.  
1. 402 parsel numaralı taınmaza ilikin dava  
8 ubat 1999 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan bavuranlar, Nizip  
Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmılardır.  
30 Aralık 1999 tarihli bir kararla, mahkeme, Ahmet Kurt’a 1.424.280.800 TL (sözkonusu  
tarihte yaklaık 2.625 Euro) ve diğer bavuranların her birine 854.568.480 TL (sözkonusu  
tarihte yaklaık 1.575 Euro) ek kamulatırma bedeli ödenmesine hükmetmitir. Ahmet Kurt,  
Medine Kurt, Hasan Kurt ve Mehmet Kurt’a ödenmesine hükmedilen ek kamulatırma  
bedellerine 27 ubat 1999 tarihinden itibaren ilemeye balayacak yasal gecikme faizi  
uygulanmıtır. Derya Güneve Fatma Iık’a ödenmesine hükmedilen ek kamulatırma  
bedellerine ise 5 Mart 1999 tarihinden itibaren ilemeye balayacak yasal gecikme faizi  
uygulanmıtır.  
22 Mayıs 2000 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıtır.  
4 Kasım 2002 tarihinde, idare Ahmet Kurt’a 3.981.263.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaık  
2.400 Euro) ve diğer bavuranların her birine 2.567.292.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaık  
1.550 Euro) ödemitir.  
2. 622 parsel numaralı taınmaza ilikin dava  
8 ubat 1999 tarihinde, idare tarafından ödenen tutardan memnun olmayan bavuranlar,  
Mehmet Kurt ve Hasan Kurt mahkeme önünde bedel artırım davası açmılardır.  
27 Nisan 2000 tarihli bir kararla, mahkeme, bavuranlara, 5 Mart 1999 tarihinden itibaren  
ilemeye balayacak yasal gecikme faizi ile birlikte 9.870.168.000 TL ek kamulatırma bedeli  
ödenmesine hükmetmektedir.  
27 Kasım 2000 tarihli bir kararla, Yargıtay, itiraz edilen kararı onamıtır.  
2
2 Aralık 2002 tarihli bir kararla, idare sözkonusu iki bavurana ortaklaa olarak,  
29.939.180.594 TL (sözkonusu tarihte yaklaık 19.985 Euro) tutarında ödeme yapmıtır.  
HUKUK  
1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunarak, bavuranlar, olayların meydana geldiği  
dönemde, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına göre yetersiz gecikme faizi ile birlikte  
idarenin ek kamulatırma bedellerini gecikmeli olarak ödemesi nedeniyle mülkiyete saygı  
haklarının ihlalinden ikayetçidirler. Bavuranlar ayrıca tazminat davalarının uzun sürelerinin  
AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca davalarının makul sürede görülme haklarını ihlal  
etmelerinden de ikayetçi olmaktadırlar.  
AĐHS’nin 35/1 maddesine atıfta bulunarak Hükümet, öncelikle, iç hukuk yollarının  
tüketilmediğini savunmaktadır. Bu hususta Hükümet, bavuranların, Borçlar Kanunu’nun  
105. maddesi ile sunulan bavuru yolunu tüketmiolmalarını gerektiğini belirtmektedir.  
Bilahare Hükümet, bavuranların, AĐHM’ye sundukları ikayetleri belirtmediklerini ifade  
etmektedir.  
AĐHM, daha önce Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen bavuru yolunun etkisiz  
olduğu sonucuna ulatır (Aka-Türkiye, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu hususta yapılan  
itirazının reddedilmesi gerekmektedir. Bavuranların iç hukukta etkili bavuru yoluna sahip  
olduklarının ortaya konmaması nedeniyle Hükümet’in ikinci itirazının da reddedilmesi  
gerekmektedir.  
AĐHM, bavuranların ikayetlerinin hiçbir kabuledilemezlik unsuru içermediğini tespit  
etmektedir. Dolayısıyla bavurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.  
Esas ile ilgili olarak, AĐHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya  
koyan davaları incelemive AĐHS’nin 6/1 maddesi ile 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin  
ihlal edildiğine karar vermitir (bkz, örneğin, Kuzu-Türkiye, bavuru no: 13062/03, 17 Ocak  
2006; Çoban ve diğerleri-Türkiye, bavuru no: 2620/05, 24 Ocak 2008; Akıncı-Türkiye,  
bavuru no: 12146/02, 8 Nisan 2008; Kaçar ve diğerleri-Türkiye, bavuru numaraları:  
38323/04, 38379/04, 38389/04, 38403/04, 38423/04, 38510/04, 38513/04 ve 38522/04, 22  
Temmuz 2008).  
AĐHM, mevcut dava koullarını incelemive Hükümet’in mevcut davada farklı bir sonuca  
ulamak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmitir. AĐHM,  
idarenin bavuranlara borçlarını nihai iç hukuk kararından itibaren iki yıldan fazla bir sürenin  
sonunda ödediğini tespit etmektedir. AĐHM, ulusal mahkemeler tarafından ödenmesine  
hükmedilen kamulatırma bedellerinin ödenmesindeki idareye atfedilebilecek sözkonusu  
gecikmenin bavuranları, taınmazlarının kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha  
uğrattığı tespitinde bulunmaktadır. AĐHM, bavuranların, mülkiyet hakkının korunması ile  
kamu yararının gerekleri arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıılmıın  
ında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları kanaatindedir (bkz, Vaide Yıldız ve  
diğerleri-Türkiye, bavuru no: 13721/04, 20 Ekim 2009).  
Sonuç olarak AĐHS’nin 6/1 maddesi ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
3
AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması hususu ile ilgili olarak, bavuranların her biri 10.000  
Euro maddi tazminat ve 10.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Bavuranlar, yapmıꢁ  
oldukları yargılama masraf ve giderlerine ilikin hiçbir talepte bulunmamılardır.  
Hükümet, AĐHM’den sözkonusu talepleri reddetmesini talep etmektedir.  
Akku-Türkiye kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik  
veriler ıığında, AĐHM, Ahmet Kurt’a 1.688 Euro, Medine Kurt, Derya Güne, Fatma Iık’ın  
her birine 839 Euro, Mehmet Kurt ve Hasan Kurt’un her birine 5.980 Euro maddi tazminat  
ödenmesine hükmetmektedir. AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, bavuranlara ortaklaa 2.000  
Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.  
Yargılama masraf ve giderlerine ilikin hiçbir talepte bulunulmamasından dolayı AĐHM,  
bavuranlara yargılama masraf ve gideri ödenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.  
AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
orana üç puanlık bir artıeklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı  
Devlet tarafından aağıdaki miktarların ödenmesine;  
i. Ahmet Kurt’a her türlü vergiden muaf tutularak 1.688 Euro (bin altı yüz seksen sekiz  
Euro) maddi tazminat;  
ii.Medine Kurt, Derya Güne, Fatma Iık’ın her birine her türlü vergiden muaf tutularak  
839 Euro (sekiz yüz otuz dokuz Euro) maddi tazminat;  
iii.Mehmet Kurt ve Hasan Kurt’un her birine her türlü vergiden muaf tutularak 5.980  
(bebin dokuz yüz seksen) Euro maddi tazminat;  
iv.bavuranlara ortaklaa olarak her türlü vergiden muaf tutularak 2.000 (iki bin) Euro  
manevi tazminat;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç  
puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer tüm taleplerin reddine;  
Đꢁbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin Đç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 15 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4