AİHM davakonusu sürenin başvuranın 19 Haziran 2001 tarihinde yakalanmasıyla
başlayıp, 25 Haziran 2001 tarihinde tutuklanmasıyla sona erdiğini ortaya koymaktadır.
Böylelikle başvuranın hakim karşısına çıkarılmadan önce gözaltında tutulduğu süre yaklaşık
altı gündür.
AİHM Brogan ve diğerleri-Birleşik Krallık (29 Kasım 1988, A serisi no: 145-B, s. 33,
§ 62) davasında, yargı denetiminden yoksun dört gün altı saatlik gözaltı süresinin, toplumun
bütününü terörizmden korumayı amaç edinse bile, AİHS’nin 5§3. maddesinde belirlenen
zaman sınırlarını aştığı yönünde hüküm getirdiğini hatırlatır.
Dolayısıyla AİHM başvuranın hakim önüne çıkarılmadan önce altı gün boyunca
gözaltında tutulmasının gerekli olduğunun kabul edilemeyeceğine kanaat getirmiştir.
Sonuç olarak AİHS’nin 5§3. maddesi ihlal edilmiştir.
2. AİHS’nin 5§4. maddesine dayanan şikayet
Başvuran gözaltı süresine itiraz edebileceği etkili bir başvuru yolunun
bulunmadığından şikayet etmektedir.
Hükümet başvuranın CMUK’un 128§4. maddesinde öngörülen başvuru yolunu
kullanabileceğini savunmaktadır. Sözkonusu maddede, Savcılık tarafından gözaltı süresinin
uzatılmasına ilişkin her türlü karara karşı itiraz başvurusu yapılabilmesi öngörülmektedir.
Başvuran belirtilen hukuki yolun yetersiz, aldatıcı ve başarısızlığa mahkum olduğunu
belirtmektedir.
AİHM bu davanınki ile benzer sorunları ortaya koyan bir çok dava incelemiş ve
AİHS’nin 5§4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (bkz., diğerleri arasında, Öcalan
kararı, ve Sakık ve diğerleri kararı).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir olgu ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. AİHM içtihadın bulunmayışının sözkonusu
hukuki yolun uygulamada fiilen belirsiz kaldığını tespit etmiştir.
Sonuç olarak AİHS’nin 5§4. maddesi ihlal edilmiştir.
3. AİHS’nin 5§5. maddesine dayanan şikayet
Başvuran, gözaltı süresi iç hukuktaki yasalara uygun olduğundan, 466 sayılı Kanun’un
1. maddesi uyarınca tazminat talep etme hakkının bulunmadığını ileri sürmektedir.
Hükümete göre hiç şüphesiz böyle bir olasılık bulunmaktaydı. Başvuran bu hukuki
yolu kullanmadan önce, AİHS’nin 5§5. maddesinin ihlal edildiğinden şikayetçi olamaz.
Daha önce olduğu gibi AİHM, yargılanan bir kimsenin, Hükümet tarafından
sözüedilen hükümlerden yararlanarak, AİHS’nin 5§5. maddesi ile öngörülen tazminatı elde
edebildiği herhangi bir örneğin dava dosyasında yer almadığını ortaya koymaktadır.
Dolayısıyla mevcut dava koşullarında, AİHS’nin 5§5. maddesi ile güvence altına alınan