C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
MEHMET ÖZCAN VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:56006/00)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
11 EKĐM 2005  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde  
kesinleecek olup ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 56006/00 bavuru no’lu davanın nedeni,  
Türk vatandaı Mehmet Özcan, Seyit Ali Durmaz ve Oktay Durmaz’ın (Bavuranlar) Avrupa  
Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 6 Aralık 1999 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve  
Temel Özgürlükleri Sözlemesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuranlar, Đstanbul Barosu avukatlarından K.T. Sürek tarafından temsil edilmektedirler.  
OLAYLAR  
Sırasıyla 1964, 1958 ve 1971 doğumlu bavuranlar Đstanbul’da ikamet etmektedirler.  
Bavuranlar, 30 Ağustos 1995 tarihinde Đstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle  
Mücadele ubesi polisleri tarafından yakalanmılardır. Bavuranlar Türkiye Devrimci  
Komünist Partisi mensubu olmakla suçlanmılardır.  
Bavuranlar, 11 Eylül 1995 tarihinde, Đstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM)  
Cumhuriyet Basavcısı tarafından dinlenmive haklarında tutuklanma kararı veren DGM  
hakimi huzuruna çıkarılmılardır.  
Cumhuriyet Basavcısı 18 Eylül 1995 tarihinde, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 168.  
maddesine dayanarak bavuranları yasadıı örgüt üyesi ve yöneticisi olmakla suçlamıtır.  
Đki sivil ve bir askeri hakimden oluan DGM, 24 Kasım 1997 tarihinde bavuranları  
yasaı örgüte yardım ve yataklık yapmayı cezalandıran TCK’nın 169. maddesine dayanarak  
bavuranları üç yıl dokuz ay hapis cezasına çarptırmıtır.  
Yargıtay 24 Haziran 1999 tarihinde verilen bu kararı onamıtır.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuranlar, kendilerini mahkum eden DGM’nin, bünyesinde bir askeri hakim  
bulundurması nedeniyle, kendilerine hakkaniyete uygun yargılamayı garanti eden “tarafsız ve  
bağımsız bir mahkeme” olamayacağını iddia etmektedirler. Bavuranlar AĐHS’nin 6§1  
maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.  
AĐHM, geçmite de birçok defa benzer olayların meydana geldiği sözüedilen  
durumlarla ilgili sorunları incelemive AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit  
etmitir (Bkz. sözüedilen Özel, §§33-34 ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§35-36, 6  
ubat 2003).  
AĐHM, mevcut davayı incelemive Hükümet’in, sözkonusu durumu farklı bir sonuca  
ulatırabilecek ne bir olay ne de bir delil sunduğuna kanaat getirmektedir. AĐHM, “milli  
güvenliğe” ilikin suçlardan DGM önüne çıkarılan bavuranların, aralarında askeri hakimin de  
bulunduğu mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmelerinin anlayıla karılanacağını  
saptamaktadır. Bu nedenden dolayı, bavuranlar, DGM’nin bu türden davalara ters düen  
değerlendirmelerle haksız yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak  
çekinmektedirler. Böylece, bu mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında bavuranlar  
2
tarafından duyulan üphelerin objektif olarak kanıtlandığı düünülebilir (sözüedilen Incal-  
Türkiye kararı, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998-IV, s. 1573, §72 in fine).  
AĐHM, DGM’nin, bavuranları yargılayıp mahkum ettiği sırada 6§1 maddesi uyarınca  
tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
A. Manevi Tazminat  
Bavuranlar, her birinin 5.000 Euro tutarında manevi zarara uğradıklarını iddia  
etmektedirler.  
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.  
AĐHM, dava koullarında ihlal sonucunun kendi içinde yeterli adli tazmin  
oluturduğuna kanaat getirmektedir (Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, 1998-VII,  
s. 3074, § 49).  
AĐHM için bir kimse bu davada olduğu gibi AĐHS tarafından gerekli kılınan tarafsızlık  
ve bağımsızlık koullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkum edildiğinde,  
bavuranın isteği üzerine, yeni bir dava veya usul ilemlerinin yeniden balatılması ilke olarak  
tespit edilen ihlalin telafi edilmesi için uygun bir yol tekil etmektedir (Bkz. Öcalan –Türkiye,  
no: 46221/99, § 210 in fine, 2005-...).  
B. Masraf ve Harcamalar  
Bavuranlar, AĐHM önünde yapılan masraf ve harcamalar için 3.000 Euro  
istemektedirler. Bavuranlar bu amaçla hiçbir kanıt sunmamaktadırlar.  
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.  
AĐHM, elinde bulunan unsurları ve konu hakkındaki içtihadını gözönüne alarak,  
yapılan bütün masraflar için 1.000 Euro’nun bavuranlara ortaklaa ödenmesinin uygun  
olacağına kanaat getirmektedir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz  
oranına 3 puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. AĐHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;  
2. Đꢀbu kararın kendisinin manevi zarar için yeterli adli tazmin oluturduğuna;  
3. a) Bu kararın, AĐHS’nin 44§2 maddesine göre kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in,  
3
masraf ve harcamalar için bavuranlara ortaklaa 1.000 Euro (bin Euro), miktara  
yansıtılabilecek KDV ve pul, harç ve masraflardan muaf tutularak ödemesine;  
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda  
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle  
gecikme faizi uygulanmasına;  
4. Hakkaniyete uygun tazminata ilikin diğer taleplerin reddine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve 11 Ekim 2005 tarihinde, Đçtüzüğün 77. maddesinin  
2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
4