CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
MEHMET ÖZEL ve diğerleri - TÜRKİYE DAVASI  
(Başvuru no: 50913/99)  
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ  
STRASBOURG  
26 Nisan 2005  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (50913/99) başvuru no’lu davanın nedeni  
Mehmet Özel, Güllü Özel, Medine Özel ve Emine Özel’in (başvuranlar) Avrupa İnsan  
Hakları Mahkemesine 14 Mayıs 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Temel  
İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvur-  
anlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır Barosu avukatlarından F.  
Karakoyunlu tarafından temsil edilmektedirler.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOŞULLARI  
Başvuranlar sırasıyla 1954, 1962, 1986 ve 1984 doğumlu olup Hani’de (Diyarbakır) ikamet  
etmektedirler.  
27 Ekim 1994’te başvuranların oğlu ve kardeşi V.Ö., Hani (Diyarbakır) ilçesi Çardaklı  
köyünde PKK ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada yaralanmıştır.  
V.Ö. 28 Ekim 1994 tarihinde Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmiştir.  
29 Ekim 1994’te hazırlanan otopsi raporunda adı geçenin aldığı kurşun yaraları sonucunda  
öldüğü rapor edilmiştir.  
9 Ekim 1995 tarihinde başvuranlar yakınlarının ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi zararın  
tazmini için İçişleri Bakanlığı’na başvurmuşlardır. Talep ettikleri rakam sırasıyla 473.075.000  
T.L., yaklaşık 9.518 Amerikan doları ve o tarihteki döviz kuru karşılığı 500.000.000 TL.’dir  
(yaklaşık 8.148 USD).  
14 Şubat 1996’da Bakanlık görüşünü sunmuş, başvuranlar buna 8 Mart 1996 tarihinde yanıt  
vermişlerdir.  
12 Nisan 1999 tarihinde başvuranlar yazılı başvuruda bulunarak Mahkemeden Bakanlığın  
bilirkişi tarafından belirlenen miktarı ödemesi yönünde bir karar almasını talep etmişlerdir.  
13 Mayıs 1999 tarihinde Mahkeme, başvuranların ilk başvurularına istinaden, Bakanlığın  
V.Ö.’nün ailesine 473.075.173 T.L. maddi tazminat ödemesine, bu miktara 12 Ekim 1995  
tarihinden itibaren yasal faizin eklenmesine karar vermiştir. Mahkeme ayrıca yasal faiz  
eklenmeksizin 500.000.000 T.L. (o tarihteki döviz kuruna göre 1.267 USD) manevi tazminat  
ödenmesini kararlaştırmıştır.  
3 Nisan 2000 tarihinde Devlet, başvuranlara 1.912.670.000 T.L. (o tarihteki döviz kuruna  
göre 3.237 USD) ödemiştir.  
1 Ekim 2001’de Danıştay başvuranlar tarafından yapılan başvuruyu reddetmiştir.  
5 Aralık 2001’de başvuranlar kararın tashihi talebinde bulunmuşlardır.  
22 Şubat 2005’te bu süreç halen devam etmekte idi.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. AİHS’NİN 6 § 1 MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN  
Başvuranlar yargı sürecinin uzunluğu ile AİHS’nin 6 § 1 maddesinde yer alan «makul süre»  
ilkesinin tanınmadığını iddia etmektedirler.  
Enflasyon oranı ile yasal faiz oranı arasındaki ciddi farkı hatırlatan başvuranlar yargı  
sürecinin makul olmayan uzunluğu nedeniyle gelir kaybına uğradıklarından yakınmaktadırlar.  
Başvuranlar kararın tashihi yönünde yapmış oldukları başvurunun ardından Danıştay’daki  
sürecin halen devam ettiğini belirtmektedirler.  
Hükümet bu tespite karşı çıkmakta ve gecikmenin temel olarak tarafların bilirkişi raporunu  
beklerken istemiş oldukları ek süreden kaynaklandığını ifade etmektedir. Dikkate alınacak  
dönem 9 Ekim 1995 tarihinde başvuranların İçişleri Bakanlığı’na yapmış oldukları başvuru ile  
başlayıp Danıştay’ın 1 Ekim 2001 tarihli kararı ile sona ermektedir. Bu süre bir ön idari  
sürecin ardından iki dereceli yargılama için yaklaşık altı yıldır. AİHM, tashih başvurusunun  
olağandışı bir başvuru yolu olması ölçüsünde bu tarihten sonra geçen süreyi dikkate  
almamaktadır. Gerçekten de özel koşullar bulunmadığında (Bkz. a contrario, Wiot-Fransa  
kararı, no: 43722/98, 7 Ocak 2003) AİHS’nin 6 § 1 maddesi gereğince dava dinlenip, nihai  
karar alındığında (özellikle, bu durumda olduğu gibi, miktarlar ödendiğinde) aynı hükümler  
uyarınca makul sürenin hesaplanmasında olağandışı bir başvuru yolu dikkate alınmamaktadır.  
AİHM, yargılama sürecinin makul uzunluğunun olayların koşullarını müteakip ve mahkeme  
yerleşik içtihadları ışığında değerlendirildiğini hatırlatmakta ve özellikle davanın karmaşık  
yapısının, başvuranların ve davada ilgili yetkili mercilerin tutumlarının dikkate alındığını  
eklemektedir (Bkz. diğerleri arasında, Frydlender-Fransa kararı no: 30979/96, § 43, AİHM  
2000-VII).  
AİHM, mevcut durumdaki benzer sorunların birçok defa dile getirildiğini ve AİHS’nin 6 § 1  
maddesinin ihlali ile sonuçlandığını ifade etmektedir (Bkz. sözü edilen Frydlender kararı).  
Mahkemeye sunulan deliller ışığında AİHM, Hükümetin mevcut davanın seyrini değiştirecek  
hiçbir delili veya argümanı sunmadığına itibar etmekte ve mahkemenin bu yöndeki yerleşik  
içtihadı ışığında sözkonusu yargı sürecinin aşırı olduğuna ve «makul süre» zorunluluğuna  
yanıt vermediğine kanaat getirmektedir.  
Ayrıca AİHM, mezkur davanın ilgili için dikkate alınacak bazı hususlar olduğunu daha önce  
ifade etmiştir (Bkz. diğerleri arasında, Zimmermann ve Steiner-İsviçre kararı, 13 Temmuz  
1983, seri: A no: 66, § 24, ve Allenet de Ribemont-Fransa kararı, 10 Şubat 1995, seri: A no:  
308, § 47). AİHM, başvuranların yakınlarının ölümünün ardından temel maddi destek  
olanağından yoksun kaldıkları tespitinde bulunmaktadır. Başvuranlara bu yönde bir tazminatı  
öngörecek yargı kararının bir an önce verilmesinde kişisel menfaatleri bulunmakta idi (Bkz.  
diğerleri arasında, mutatis mutandis, Obermeier-Avusturya kararı, 28 Haziran 1990, seri: A  
no: 179, § 72, Caleffi-İtalya kararı, 24 Mayıs 1991, seri: A no: 206-B, § 17, ve Karakaya-  
Fransa kararı, 26 Ağustos 1994, seri: A no: 289-B, § 30), üstelik enflasyon oranı ile yasal faiz  
oranı arasındaki fark kayda değerdir.  
Bu nedenle AİHS’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar  
A. Tazminat  
Başvuranlar manevi tazminat olarak 25.000 Euro, aynı zamanda ek bedel oranı ile enflasyon  
oranı arasındaki kayda değer fark nedeniyle 20.000 Euro talep etmektedirler.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
AİHM, sözkonusu yargı sürecinin uzunluğu nedeniyle Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin ihlali ile  
sonuçlandığını hatırlatmaktadır. Sadece bu ihlalden kaynaklanan zararlar tazmin edilebilir.  
AİHM, yargılama sürecinin «makul sürenin» ötesinde uzaması başvuranlara bir tazminat  
ödenmesine yol açmaktadır.  
Hakkaniyete uygun olarak, AİHS’nin 41. maddesi uyarınca Mahkeme, başvuranlara 3.000  
Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
B. Masraf ve harcamalar  
Başvuranlar temsil edilmelerine ve posta, vergi, bilirkişi ve çeviri masraflarına ilişkin 3.800  
Euro talep etmektedirler. Başvuranlar kanıtlayıcı belge olarak posta ve vergi makbuzlarını ve  
avukatları ile yapmış oldukları sözleşmeyi sunmaktadırlar.  
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.  
Mahkeme, sunulan deliller ve bu yöndeki yerleşik içtihadına göre masraf ve harcamalar  
başlığı altında başvuranlara 1.500 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.  
C. Gecikme Faizi  
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı % 3 'lük bir faiz  
oranının uygulanacağını belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME,  
1. Oybirliğiyle AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;  
2. Bire karşı altı oyla;  
a) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru  
üzerinden T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin başvuranlara :  
i.  
manevi tazminat için 3.000 (üç bin) Euro;  
ii.  
masraf ve harcamalara dair 1.500 (bin beş yüz) Euro ödemesine;  
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin,  
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit  
faizi uygulamasına;  
3. Oybirliğiyle, adil tazmine ilişkin taleplerin reddine;  
KARAR VERMİŞTİR.  
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddelerine  
uygun olarak 26 Nisan 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.