C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ĐKĐNCĐ DAĐRE  
MEMET SĐRET ATALAY - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 3816/03)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
31 Mart 2009  
Đꢀbu karar Sözleme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup  
ekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
T.C. vatandaı Memet Siret Atalay’ın (bavuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine,  
11 Aralık 2002 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilikin  
Sözleme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan  
3816/03 numaralı bavuru sonucu bu dava görülmektedir.  
Bavuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Kocaeli barosu avukatlarından  
C. Tınarlıoğlu tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
Bavuran 1934 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmektedir.  
Dilovası Belediyesi (Đdare) 27 Ekim 1999 tarihinde bavurana ait araziyi kamulatırmıtır.  
Đdare tarafından verilen bedeli yetersiz bulan bavuran ek kamulatırma tazminatı talebiyle 14  
Ocak 2000 tarihinde Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Mahkeme) dava açmıtır.  
Mahkeme 13 Temmuz 2000 tarihli bir karar ile bavuranın bu talebini yerinde bulmuve  
taınmazın idareye devrinden itibaren geçerli yasal faiziyle birlikte bavurana 15.083.500.000  
TL. ek kamulatırma tazminatı ödenmesine karar vermitir.  
Yargıtay 20 ubat 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır.  
Bavuran Đdarenin borcunu ödemesi için icra takibi balatmıtır.  
Đdare 9 Haziran 2008 tarihinde bavurana 65.513.500.000 TL. tazminat ödemitir.  
HUKUK  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen ek kamulatırma bedelinin geç ödenmesi  
nedeniyle mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin yapıldığından ikayetçi olmakta, AĐHS’ye Ek 1  
no’lu Protokol’ün 1. maddesine göndermede bulunmaktadır.  
Hükümet AĐHS’nin 35/1 maddesine atıfta bulunarak iç hukuk yollarının tüketilmediğini  
savunmaktadır. Bu bağlamda bavuranın Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen  
bavuru yolunu kullanması gerekirdi. Hükümet ayrıca bavuranın Yargıtay’ın 20 ubat 2001  
tarihli kararından itibaren altı ay içinde AĐHM’ye bavurmadığını belirtmektedir.  
AĐHM daha önce de Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen bavuru yolunun etkisiz  
olduğu sonucuna vardığını hatırlatır (Aka-Türkiye kararı, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu  
yönde yapılan itiraz reddedilmektedir. AĐHM altı ay kuralının gözetilmediği hususunda ise  
Tiryakioğlu-Türkiye (no: 45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında yer alan gerekçelere dayalı  
olarak bu itirazı reddetmektedir.  
2
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde bavuruların dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
Esasa gelince, AĐHM daha önce de mevcut bavuruda dile getirilen ikayetleri ortaya koyan  
benzer birçok kararı incelediğini ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği  
sonucuna vardığını kaydetmektedir (Bkz. Akku-Türkiye kararı, 9 Temmuz 1997 ve sözü  
edilen Aka kararı).  
AĐHM mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak hiçbir  
tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıtır. Kamulatırmayı yapan idare tarafından  
bavurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki Đdareye yüklenebilen bu gecikme  
bavuranı mülklerinin kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmutur. Bu  
gecikme, AĐHM’yi, bavuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının  
korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıılmıın dıında ve ölçüsüz  
bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk etmektedir.  
Bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 6. VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran yargılama sürecinin uzunluğundan ikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 6. maddesine  
atıfta bulunmaktadır. Bavuran ayrıca Đdareyi borcu olan meblağı ödemeye zorlayacak  
AĐHS’nin 13. maddesi uyarınca etkili bir bavuru yolunun bulunmadığından yakınmaktadır.  
Hükümet bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca gerekçesi bulunman bu ikayetleri kabuledilebilir  
bulmaktadır.  
Buna karın Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine ilikin yapılan ihlal tespiti ıığında, AĐHM  
mevcut bavuru ile ortaya konan temel hukuki sorunun irdelenmesine itibar etmektedir.  
Olayların bütünü ve tarafların argümanları ıığında AĐHM, AĐHS’nin 6. maddesiyle bağlantılı  
olarak 13. maddenin esasına dayalı ikayetlerin ayrıca incelenmesini gerekli görmemektedir  
(Bkz. Andiçi-Türkiye kararı no: 27796/03, 4 Mart 2008).  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
Bavuran maddi tazminat olarak 110.000 Euro talep etmektedir.  
Hükümet bu miktara karı çıkmaktadır.  
AĐHM, Akkukararında (sözü edilen) benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik  
veriler ıığında, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artıeklenerek bavurana maddi tazminat olarak 3.500 Euro  
ödenmesini kararlatırmaktadır.  
Bavuran avukatlık ücreti ve AĐHM önünde yapmıolduğu giderler için 3.000 Euro talep  
etmektedir.  
Hükümet bu meblağa karı çıkmaktadır.  
3
AĐHM’nin yerleik içtihadına göre bir bavuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul  
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM bu bavuruda bavuranın avukatlık  
giderlerine ilikin herhangi bir makbuzu sunmadığını tespit etmektedir. AĐHM bu durumda  
bavurana avukatlık ücreti bağı altında herhangi bir meblağ ödenmesini gerekli  
görmemektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kabuledilebilir olduğuna;  
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 6. ve 13. maddesi hakkındaki ikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek  
olmadığına;  
4. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından bavurana maddi tazminat olarak 3.500 (üç  
bin beyüz) Euro ödenmesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
5. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.  
paragraflarına uygun olarak 31 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
4