COUNCIL  
AVRUPA  
OF EUROPE  
KONSEYİ  
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ  
İKİNCİ DAİRE  
MUHARREM ASLAN YILDIZ/TÜRKİYE  
(Başvuru no. 74530/01)  
KARAR  
STRAZBURG  
7 Şubat 2006  
Sözkonusu karar AİHS’nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,şekle ilişkin  
değişiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Muharrem Aslan Yıldız/Türkiye davasında,  
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire),  
Sn. J.-P. COSTA, Başkan,  
Sn. A.B. BAKA,  
Sn. R. TÜRMEN,  
Sn. K. JUNGWIERT,  
Sn. M. UGREKHELIDZE,  
Sn. A. MULARONI,  
Sn. E. FURA-SANDSTRÖM, yargıçlar,  
Ve Bölüm Sekreteri Sn. S. DOLLÉ’nin katılımı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Heyeti  
olarak toplanmış,  
17 Ocak 2006 tarihindeki gizli görüşme sonucunda,  
Yukarıda anılan tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:  
OLAYLAR  
I. DAVA OLAYLARI  
4. Başvuran, 1954 doğumlu olup Mersin’de yaşamaktadır. Otoyol inşası için sorumlu  
bir Devlet organı olan Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, bir otoyol inşa etmek için İçel’de  
başvurana ait dört parsel toprağı kamulaştırmıştır. Bir bilirkişi komitesi, toprağın değerini  
tayin etmiş ve meblağ, kamulaştırma gerçekleştiğinde başvurana ödenmiştir.  
5. Başvuranın tazminatın artırılmasına ilişkin talebini müteakiben 22 Şubat 1995  
tarihinde Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi başvurana, 204,787,320 Türk Lirası (yaklaşık  
3,900 Euro) tutarında ek tazminat ve buna ek olarak, 14 Aralık 1993 tarihinden itibaren  
işlemeye başlamak üzere Mahkeme’nin kararını verdiği günde uygulanan yasal oran  
üzerinden faiz ödenmesine karar vermiştir.  
6. 16 Aralık 1998 tarihinde Yargıtay, 22 Şubat 1995 tarihli kararı onamıştır.  
7. 16 Nisan 1998 tarihinde yönetim başvurana, faiz ile birlikte ek tazminat olarak  
545,269,000 Türk Lirası (yaklaşık 2,020 Euro) ödemiştir.  
8. 21 Ocak 1998 tarihinde Yargıtay’ın kararı, başvurana bildirilmiştir.  
HUKUK  
I. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI  
10. Başvuran, yetkili makamlardan kamulaştırma için ancak dava işlemlerinden dört  
yıl dört ay sonra almış olduğu ek tazminatın, ödenecek gecikme faizi Türkiye’deki yüksek  
enflasyon oranı ile orantılı olmadığı için, değerinin düşş olduğu hususunda şikayette  
2
bulunmuştur. Şikayetini, 1 No.lu Protokol’ün aşağıda kaydedilen 1. maddesine  
dayandırmıştır:  
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.  
Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel  
ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.  
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek  
veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları  
uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”  
A. Kabuledilebilirlik  
11. Hükümet, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca kendisine tanınan iç hukuk  
yolunu uygun şekilde kullanmadığı için başvuranın, AİHS’nin 35. maddesince öngörülen iç  
hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu belirtmiştir. Sözkonusu madde uyarınca başvuran,  
uğramış olduğu kayıpların, gecikme faizinden fazla olduğunu tespit edebilmiş olsaydı, ek  
tazminatın ödenmesindeki gecikmenin sonucu olarak maruz kaldığı iddia edilen kayıpların  
tazmini için hak iddia edebilirdi.  
12. AİHM, Aka/Türkiye davasında benzer bir itirazı reddetmiş olduğunu gözlemler  
(§§ 34-37). Sözkonusu davada farklı bir karara varmak için gerekçe görmemektedir ve bu  
nedenle, Hükümet’in itirazını reddetmektedir.  
13. İçtihadında belirlenen ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Aka/Türkiye kararı) ve  
sunulan tüm deliller ışığında AİHM, başvurunun esaslara ilişkin inceleme gerektirdiği ve  
başvurunun kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe olmadığı kanısındadır.  
B. Esaslar  
14. AİHM, sözkonusu davada günışığına çıkan konulara benzer konuların ortaya  
çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğu sonucuna  
varmıştır (bkz. Akkuş/Türkiye, 9 Temmuz 1997 tarihli karar, Raporlar 1997-IV, § 31, ve Aka,  
§§ 50-51).  
15. Hükümet tarafından sunulan delil ve iddiaları inceleyen AİHM, daha önceki  
davalarda varmış olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.  
Genel olarak tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, düşük faiz oranlarının ve dava  
işlemlerinin uzunluğu sonucu AİHM başvuranın, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk  
dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması  
gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz  
bırakıldığı kanısındadır.  
16. Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.  
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI  
17. AİHS’nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:  
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun  
bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
3
A. Maddi ve Manevi Zarar  
18. Başvuran, maruz kalmış olduğu maddi zarar için 12,115.92 Amerikan Doları  
(9,923 Euro) ve buna ek olarak 16 Nisan 1998 tarihinden bu yana maruz kalmış olduğu  
kayıplar için de faiz talep etmiştir.  
19. Hükümet, başvuranın sözkonusu başlık altındaki talepleri hususunda görüşlerini  
belirtmemiştir.  
20. Aka kararında uyguladığı hesaplama metodunu kullanan (§§ 55-56) ve ilgili  
ekonomik veriyi gözönüne alan AİHM, başvurana maddi zarar için 16,800 Euro ödenmesine  
karar vermiştir.  
B. Masraf ve Harcamalar  
21. Başvuran ayrıca, AİHM huzurunda maruz bırakıldığı masraf ve harcamalar için  
tazminat talep etmiştir ancak miktarın belirlenmesini AİHM’nin takdirine bırakmıştır.  
İddialarını destekleyecek bir belge sunmamıştır.  
22. Hükümet, başvuranın iddiaları hususunda görüş belirtmemiştir.  
23. Mevcut bilgiyi gözönüne alarak değerlendirmede bulunan AİHM, başvurana aynı  
başlık altında genel toplam olarak 1,000 Euro ödenmesini makul bulmuştur.  
C. Gecikme Faizi  
24. AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz oranına üç  
puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmuştur.  
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE  
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,  
2. AİHS’nin 1 No.lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,  
3. (a) sorumlu Devlet’in, kararın AİHS’nin 44 § 2 Maddesi’ne göre kesinlik kazandığı  
tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurana, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk  
Lirası’na çevrilmek üzere aşağıdaki miktarları ve buna ek olarak ödeme gününde  
uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine:  
(i) maddi zarar için 16,800 Euro (on altı bin sekiz yüz Euro),  
(ii) masraf ve harcamalar için 1,000 Euro (bin Euro),  
(b) yukarıda kaydedilmiş olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa  
Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz  
oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü  
olduğuna,  
4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine karar vermiştir.  
4
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 7 Şubat 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77.  
Maddesi’nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.  
5