c. AĐHM
44. AĐHM, Belçika Dil Davası’nda, 1 No.’lu Protokol’ün 2. maddesinin ilk cümlesi
tarafından güvence altına alınan eğitim hakkının, “doğası gereği, Devlet tarafından, bireylerin
ve toplumun kaynakları ve ihtiyaçları doğrultusunda yer ve zamana göre değiꢀiklik
gösterebilecek, bir düzenleme gerektirdiği”ne karar vermiꢀtir. “Böyle bir düzenlemenin, asla
eğitim hakkının esasına zarar vermemesi veya AĐHS’de yer alan diğer haklarla çeliꢀmemesi
gerektiği aꢀikardır” (yukarıda anılan, Belçika Dil Davası, § 5).
45. AĐHM, baꢀlangıçta, baꢀvuranın, giriꢀ ꢀartlarına itiraz etmediğini, ancak, o ꢀartları
karꢀılamıꢀ olduktan sonra kazanmıꢀ olduğu hakkın keyfi olarak reddedildiğini ileri sürdüğünü
gözlemler.
46. AĐHM’ye göre, ÖSYM’nin, adayların baꢀarılı olmalarına bir açıklama getirememe
gerekçesiyle onların sınav sonuçlarını iptal etme yetkisi için, Hükümet, herhangi bir yasal
dayanak gösterememiꢀtir. AĐHM, böyle geniꢀ bir yetki tanıyan herhangi bir yasal dayanağın,
AĐHS’de belirtilen demokratik toplumun temel ilkelerinden biri olan hukukun üstünlüğü ile
uyuꢀmayan (bkz. Hasan ve Chaus – Bulgaristan [BD], no. 30985/96, § 84, AĐHM 2000-XI)
veya eğitim hakkının esasına zarar veren (bkz. aꢀağıda 55. paragraf), yasal belirsizlik
yaratabileceğine karar verir.
47. AĐHM bu durumda sınav sırasında kopya çekerken yakalanan bir adayın sınav
sonuçlarının iptal edilmesinin, ÖSYM’nin takdirine bırakılan bir mesele değil, Merkez’in
görevlerinden biri olduğunu vurgular. Bu bakımdan, Akademik Konsey’in veya idari
Mahkemeler’den herhangi birinin, sözkonusu davada baꢀvuranın uygunsuz bir davranıꢀta
bulunduğunu kanıtlayamamıꢀ olması dikkate değerdir.
48. AĐHM, Türkiye’de düzenlenen üniversiteye giriꢀ sınavlarında adayların sınav
sonuçlarının, çok dikkatli bir biçimde, yetkili makamların sınav kağıtlarını kiꢀisel görüꢀlerine
göre iꢀaretleyerek bilgisayarlı sistemin sonuçlarını değiꢀtirmelerine olanak vermeyecek
ꢀekilde hesaplandığını gözlemler. ÖSYM düzenlemelerinin açık üslubu, iyi niyetli (bona fide)
bir öğrencinin, sınavda, girmek istediği üniversite için gerekli puanı alarak bu üniversiteye
girmesinin gerçekleꢀeceğine iliꢀkin meꢀru bir beklenti içine girmesine izin verir. Diğer bir
deyiꢀle, kanunun bir üniversiteye kabul etme koꢀullarını ortaya koyduğu ve bir adayın, bu
koꢀulları gerçekleꢀtirdiği durumlarda, sözkonusu üniversiteye kabul edilme hakkını kazanmıꢀ
olur (bkz., mutatis mutandis, De Moor/Belçika, 23 Temmuz 1994 tarihli karar, A Serisi no.
292-A, sayfa 15, § 43).
49. AĐHM, ÖSYM’nin düzenlemelerinin, idari makamların, Sözleꢀme tarafından
korunma altına alınmıꢀ bir hak olan eğitim hakkına keyfi olarak müdahale etmelerine karꢀı
yasal bir koruma sağladığı kanısındadır. Bu nedenle, idari makamların sözkonusu
düzenlemeleri gözardı etmeleri durumunda, yasal koruma zarar görecektir.
50. Baꢀvuranın kopya çektiğine dair bir kanıt – veya bu hususta aleyhine yöneltilen
açık bir suçlama – olmadığını ve 1997 senesinde düzenlenen sınava dersaneye giderek
hazırlanmıꢀ olduğu açıklamalarına da itiraz edilmediğini gözönüne alan AĐHM, baꢀvuranın
iyi sonuçlar almasının açıklanamaz olduğuna dair Akademik Konsey tarafından varılan
sonucun, savunulması mümkün olmadığı kanısındadır. Bu nedenle, AĐHM, yerel
Mahkemelerce onanan baꢀvuranın sınav sonuçlarını feshetme kararının, yasal ve makul bir
temele dayanmadığı ve keyfi olarak varılmıꢀ sonuçlar doğurduğu kanısına varır.
8