27 Ekim 2003 tarihinde, iade edilen kararı inceleyen, Ankara Đdare Mahkemesi, 15 Kasım
2001 tarihli Danıꢀtay kararını yerine getirmiꢀ ve baꢀvuranın 21 Kasım 1997 tarihli ihtilaflı
eylemin iptali talebini reddetmiꢀtir.
Temyiz baꢀvurusu yapılmadığından, 27 Ekim 2003 tarihli karar nihai hale gelmiꢀtir.
HUKUK
AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunarak, baꢀvuran, ulusal mahkemeler önünde uzun
olduğuna kanaat getirdiği yargılama süresinden ꢀikayetçi olmaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır ve mevcut davada AĐHS’nin 6/1 maddesi
uyarınca, ulusal mahkemeler önünde yürütülen yargılama süresinin uzun olmadığını
savunmaktadır.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Davanın esası ile ilgili olarak, AĐHM, yargılama sürecinin makul yapısının dava koꢀullarını
takiben ve mahkeme yerleꢀik içtihatları, özellikle davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve yetkili
mercilerin tutumları ve ilgililer bakımından davanın önemi dikkate alınarak
değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Frydlender-Fransa, baꢀvuru no: 30979/96).
Mevcut davada, AĐHM, dikkate alınacak dönemin, 8 Aralık 1997 tarihinde baꢀlayıp 27 Ekim
2003 tarihinde, sona erdiğini gözlemektedir. Dolayısıyla sözkonusu süre, iki dereceli yargıda,
yaklaꢀık beꢀ yıl on ay sürmüꢀtür.
AĐHM, müteaddit defalar, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya davaları incelemiꢀ ve
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.
Takdirine sunulan unsurların tamamını incelemesinin ardından AĐHM, iꢀbu davada farklı bir
sonuca ulaꢀmak için Hükümet’in ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığı kanaatindedir.
Konuya iliꢀkin içtihadını göz önüne alan AĐHM, mevcut davada, yargılama süresinin
AĐHS’nin 6/1 maddesinin gereklerini karꢀılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, ayrıca, davasının, iç hukukta, hakkaniyete uygun olarak, görülmediğini ileri
sürmektedir. Bu bağlamda, baꢀvuran, Danıꢀtay’ın Ankara Đdare Mahkemesi’nin kendisi lehine
verilen 14 Nisan 1999 tarihli kararı haksız yere bozduğunu savunmaktadır.
AĐHM, AĐHS ile güvence altına alınan hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahale olmadığı
sürece iç hukuk tarafından yapıldığı ileri sürülen olgu ve olaylara iliꢀkin hataları
değerlendirmenin kendisine düꢀmediğini hatırlatmaktadır (bkz. özellikle, Garcia Ruiz-
Đspanya, baꢀvuru no: 30544/96). AĐHM, bir mahkemenin böyle bir kararı ya da baꢀka bir
kararı almasına neden olan davaya iliꢀkin unsurlarını inceleyemez aksi takdirde dördünce
derece mahkemesi olarak hareket etmiꢀ ve görevinin sınırlarına riayet etmemiꢀ olur (mutatis,
mutandis, Kemmache-Fransa (no: 3), 24 Kasım 1994). Mevcut davada, AĐHM, baꢀvuranların
3