C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
MUSTAFA YILDIRIM-TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 76719/01)  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
13 Haziran 2006  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
bazı düzeltmelere tabi olabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve 76719/01 bavuru no’lu davanın nedeni bu  
ülke vatandaı olan Mustafa Yıldırım’ın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne  
(AĐHM) 10 Ekim 2000 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesinin Temel Đnsan Haklarını  
güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, AĐHM önünde Ankara Barosu avukatlarından Tekin Akıllıoğlu, Adil Aktay  
ve Mustafa Nerse tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVA KOULLARI  
Karayolları Genel Müdürlüğü, Đskenderun’da otoyol yapımı için 1993 tarihinde  
bavurana ait olan taınmazı kamulatırmıtır.  
Ödenen tutar üzerinde anlamazlık doğması üzerine bavuran, Đskenderun Asliye  
Hukuk Mahkemesi’ne kamulatırma bedelinin artırılması talebiyle bavuruda bulunmutur.  
Đskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi, Mustafa Yıldırım’ı haklı bularak 2 Aralık 1997  
tarihli bir kararla Đdare tarafından bavurana, mülkün devir tarihinden itibaren ilemek üzere  
yıllık %30 oranında gecikme faiziyle birlikte 9.702.240.000 Türk Lirası tutarında ek tazminat  
ödenmesine karar vermitir.  
Yargıtay, 9 Kasım 1998 tarihli bir kararla verilen bu kararı onamıtır.  
Ek tazminat bedeli, gecikme faizi ile birlikte 5 Mayıs 2000 tarihinde bavurana  
ödenmitir. O dönemde bu meblağ 26.497.440.000 T.L. tutarına denk gelmektedir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ  
ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran iki nedenden dolayı 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia  
etmektedir. Bavuran öncelikle, 1993 yılında saptanan ilk tazminatın, taınmazın kesin olarak  
Đdare’ye devredildiği tarihten sonra, 1996 yılında kendisine ödendiğini belirtmektedir.  
Bavuran ayrıca daha sonra yapılan yargılama sonucunda belirlenen ek kamulatırma  
bedelinin kendisine geç ödendiğini ileri sürmektedir. Bu konu ile ilgili olarak, ilk bedelin  
ödenmesinin gecikmesi nedeniyle herhangi bir gecikme faizinin kendisine ödenmediğini,  
ikinci ile ilgili olarak ise Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karısında yetkililerin ödediği  
ek bedelin yetersiz olduğunu belirtmektedir.  
A. Kabul edilebilirliğe ilikin  
Birinci ikayet ile ilgili olarak AĐHM bavuranın, kamulatırma kararının tapu siciline  
kaydının yapılması sonrasındaki ilk üç sene boyunca orantısız bir zarara uğradığını  
ispatlayamadığını not etmektedir. Her ne olursa olsun ikayetin bu kısmı iç hukuk yollarının  
tüketilmesi ilkesi ile ters dümektedir, bavuran bununla ilgili olarak herhangi bir giriimde  
bulunmamıtır. Sonuç olarak, AĐHM davayı yalnızca ek kamulatırma bedelinin ödenmesinin  
gecikmesi konusunda yapılan ikayet kapsamında inceleyecektir.  
2
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediğini belirtmektedir. Bavuran ne yerel  
mahkemeler nezdinde bu iddialarını dile getirmine de Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile  
tanınan bavuru yolunu kullanmıtır.  
Bavuran bu iddialara karı çıkmaktadır.  
AĐHM bavuranın dile getirdiğine benzer ikayetler sözkonusu olduğunda, teoride  
uygun olan tek bavuru yolunun Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi ile öngörülen bavuru  
yolu olduğunu kabul etmektedir. Bununla birlikte, sözkonusu bavuru yolunun etkisiz olduğu  
yönünde karar alınmasına neden olan gerekçeler nedeniyle (Aka kararı) bu konuda yapılan  
itiraz reddedilmelidir.  
AĐHM, içtihatlarından doğan kriterler ıığında (Bkz., özellikle, Akkukararı) ve  
elindeki mevcut unsurların tümü gözönüne alındığında bavurunun esastan incelenmesi  
gerektiği kanaatine varmıtır. AĐHM bavuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile  
karılaılmadığını tespit etmitir.  
B. Esas Hakkında  
AĐHM, daha önceki kararlarda benzer ikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1  
No’lu Protokolün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. Akkukararı  
ve Aka kararı).  
AĐHM mevcut davayı incelemive Hükümet’in davayı farklı ekilde sonuçlandıracak  
hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıtır. Ulusal mahkemelerin kararına göre  
kamulatırmayı yapan idare tarafından bavurana verilmesi gereken ek tazminatın  
ödenmesindeki gecikme, bavuranı, mülkünün kamulatırılmasına ilaveten ayrı bir zarara  
daha sokmutur. Sözkonusu davanın toplam fiili süresine eklenen bu gecikme, AĐHM’yi,  
bavuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında  
hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıılmıın dıında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak  
zorunda kaldığı yönünde düünmeye sevk etmektedir.  
Sonuç olarak AĐHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar  
vermitir.  
II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran kamulatırma kararının sicil kayıtlarında yer almasıyla 1993 tarihinde  
balayan ve 2000 yılının Mayıs ayında ek kamulatırma bedelinin ödenmesi ile son bulan  
kamulatırmaya ilikin yargılama sürecinin AĐHS’nin 6 § 1. maddesini ihlal ettiğinden  
ikayetçi olmaktadır.  
AĐHM sözkonusu ikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesine göre açıkça dayanaktan  
yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmitir. Baka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi  
bulunmamaktadır. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaılan sonuç dikkate  
alındığında, AĐHM ikayetin ayrıca Sözleme’nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek  
olmadığına karar vermitir.  
3
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA  
AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.  
A. Tazminat, Masraf ve Harcamalar  
Bavuran, 9 Aralık 2003 tarihli yazılı görülerinde bavurusunda dile getirdiği  
iddiaları yinelemitir. Bavuran, yalnızca 17.123 Amerikan Doları tutarında maddi zarara  
uğradığını iddia etmektedir.  
Buna karın bavuran, bavuru dilekçesinde, rakam belirtmeksizin manevi tazminat  
talebinde bulunmu, AĐHM ve yerel mahkemeler nezdinde yapmıolduğu masraf ve  
harcamaların ödenmesini talep etmitir.  
Hükümet bu tutarların aırı olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, AĐHM’den bu konuda bir  
tazminat ödenmesine karar verdiği takdirde, bu durumun hiçbir ekilde haksız bir zenginliğe  
sebep olmaması hususunu dikkate almasını istemektedir.  
AĐHM, Akkukararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve  
ilgili ekonomik veriler ıığında, bavurana maddi tazminat olarak talep edilen tutarın  
tamamının, yani 17.123 Amerikan Doları’na tekabül eden 13.406 Euro’nun ödenmesine karar  
vermitir.  
Manevi tazminat konusunda ise, AĐHM davanın mevcut koulları ıığında ihlal  
kararının balı baına bir tazmin olacağını ifade etmektedir.  
AĐHM masraf ve harcamalar konusunda, AĐHS’nin 41. maddesi alanında, gerçekliği,  
zorunluluğu ortaya konulan ve makul miktarlarda olan masraf ve harcamaların geri  
ödenebileceğini hatırlatmaktadır (Bkz.,diğerleri arasında, Nikolava-Bulgaristan no:31195/96).  
Mevcut davada her ne kadar talebi belgelendirilmemiolsa da, AĐHM iç tüzüğünün  
60. maddesi uyarınca tüm masraflarla birlikte bavurana 1.000 Euro ödenmesinin uygun  
olacağına karar vermitir.  
B. Gecikme Faizi  
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına  
uygulağı faiz oranına üç puan eklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Ek kamulatırma bedelinin geç ödenmesi konusunda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.  
maddesine ilikin ikayetin ve aynı zamanda AĐHS’nin 6 § 1. maddesine ilikin ikayetin  
kabuledilebilir olduğuna;  
2. Bavurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna;  
3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
4
4. AĐHS’nin 6 § 1. maddesine yönelik yapılan ikayetin esası hakkında inceleme  
yapılmasının gerekli olmadığına;  
5. Đhlal kararının tespitinin manevi tazmin için yeterli olduğuna;  
6. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay  
içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından  
bavurana:  
i. maddi tazminat olarak 13.406 Euro (on üç bin dört yüz altı) ödenmesine;  
ii. masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin) ödenmesine;  
iii. yukarıdaki miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet  
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan  
fazlasına eit oranda faiz uygulanmasına;  
7. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
karar vermitir.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 13 Haziran 2006 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
5