ayrıca taşınmazların 2007 yılındaki değil 2001’deki değerinin dikkate alınması gerektiğini
ifade etmektedirler. Başvuranlar bu noktada sözü edilen taşınmazların bazılarının bu iki tarih
aralığında birtakım değişikliklere uğradıklarını belirtmektedir. Örneğin ilk bilirkişi
incelemesinde ikinci taşınmazın değeri belirlenirken arsa bedeli ile üzerindeki bina bedeli
birlikte hesaplanmışken, ikinci incelemede bina yıkıldığından yalnızca arsa değeri esas
alınmıştır.
Taşınmazların satış değeri ile ilgili olarak başvuranlar Hükümetin taşınmazların gerçek piyasa
değerinin satış değerinin üzerinde olamayacağı itirazına karşı çıkmaktadır. Başvuranlar bu
bağlamda mevcut uygulamada tapu harcını daha az ödemek için gayrimenkullerin beyan
edilen satış değerinin gerçek satış değerinin altında olduğunu ifade etmektedirler. Taraflar
genel olarak ödenecek emlak vergisine uygun olarak satış bedeli beyan etmektedirler. Esasen
taşınmazın piyasa değeri beyan edilen bu son değerden daha yüksektir. Başvuranlar örnek
olarak 2007 yılında emlak vergisi için dördüncü taşınmazın 79.830 YTL1 olarak saptandığını,
oysa Hükümet’in görevlendirdiği bilirkişilerin aynı yıl içinde bu taşınmazın değerini 109.802
YTL olarak belirlediğini vermektedirler.
Hükümet 2001 tarihli bilirkişi raporuna karşı çıkmakta, başvuranlar tarafından öne sürülen
meblağları aşırı ve dayanaktan yoksun nitelendirmektedir. Hükümet başvuranlar tarafından
sunulan bilirkişi raporunun çekişmesiz bir yargı süreci kapsamında düzenlendiği açıklamasını
yapmaktadır. Hükümete göre bu yolla saptanan değerler taşınmazların gerçek piyasa değerine
karşılık gelmemektedir.
Hükümet bu bağlamda 15 ve 28 Kasım 2007 tarihlerinde üç emlak uzmanı kamu görevlisi
tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarına atıfta bulunmaktadır. Đlk taşınmaz için 2.930.362
YTL, ikinci taşınmaz için 213.000 YTL, üçüncü taşınmaz için 267.945 YTL ve sonuncusu
için 109.802 YTL değer biçilmiştir. Taşınmazların toplam değeri 3.521.109 YTL’yi (yaklaşık
1.688.500 Euro) bulmaktadır.
Hükümet ayrıca murisin mirasçılarının taşınmaz malları 15 Şubat 2002 tarihinde kendi
mirasçılarına sattıklarını gözlemlemektedir. Bütün bu taşınmazların satış fiyatı toplam 305
milyar TL’dir (yaklaşık 146.000 Euro). Hükümete göre taşınmaz malların gerçek piyasa
değeri satış fiyatının üzerinde olamaz.
AĐHM, ihlalin tespit edildiği bir başvuruda Savunmacı Hükümetin ihlali gidermek ve ihlalden
önceki duruma mümkün olduğunca dönülmesini sağlayacak şekilde ihlalin sonuçlarını
ortadan kaldırmak yükümlüğünün bulunduğunu hatırlatır (Bkz. Iatridis-Yunanistan (adil
tatmin) no: 31107/96). Bir davaya taraf sözleşmeci devletlerin, prensip olarak, ihlale
hükmedilen bir kararın gereklerini yerine getirmek için başvuracakları yolları seçme
serbestliği bulunmaktadır. Bir kararın nasıl icra edileceğine ilişkin takdir yetkisi ile,
sözleşmeci devletlerin, AĐHS’nin temel yükümlülüğü olan “güvence altına alınan hak ve
özgürlükleri tanıma” (1. madde) yükümlülüğü ile uyumlu bir seçme hakkı kastedilmektedir.
Đhlalin doğası restitutio in integrum’a müsaitse, bunu yerine getirmek Savunmacı Devlete
düşer, zira AĐHM’nin bunu bizzat yapmaya ne yetkisi ne imkânı bulunmaktadır. Buna karşılık
ulusal hukuk ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaya olanak tanımıyor ve/veya ancak kısmen
giderebiliyorsa, bu durumda AĐHS’nin 41. maddesi AĐHM’yi, mağdura uygun göreceği bir
telafiyi sağlama yetkisi vermektedir (Bkz. Brumarescu-Romanya (adil tatmin) no: 28342/95).
1
1 Ocak 2005 tarihinde Türk Lirası’nın (TL) yerini Yeni Türk Lirası (YTL) almıştır. 1 YTL 1 milyon TL’nin
karşılığıdır.
3