NALBANT – TÜRKĐYE KARARI
Mahkeme, sözkonusu davanın davacı sayısının çokluğu ve anlaꢀmazlığın niteliği
yüzünden karmaꢀık olmasına rağmen bunun tek baꢀına yargılama süresinin tamamını haklı
çıkaramayacağı kanaatindedir.
Mahkeme, bazı duruꢀmalara ve olay yeri incelemelerine katılmaması nedeniyle Mahmut
Nalbant’ın tutumunun kusurdan öteye gitmediğini belirtir ve Nalbant’ın iꢀlemlerin
uzamasında ciddi bir rolü olmadığını değerlendirir.
Yerel mercilerin tutumuna iliꢀkin olarak ise Mahkeme, Birinci Derece Mahkemesinin
kararını onadığı ve baꢀvuranın kararın düzeltilmesi talebini reddettiği dönemde aꢀırı bir
gecikme tespit etmemiꢀtir. Ancak Mahkeme, Birinci Derece Mahkemesinin esaslarla ilgili bir
karar vermesinin yaklaꢀık 29 yıl aldığı, bunun 14 yıl 6 ayının Mahkeme’nin zaman itibariyle
verdiği karar dahilinde olduğunu göz ardı edemez. Gerçekten de Mahkeme, yargılamanın
özellikle yerinde incelemeler nedeniyle, kimi zaman hava muhalefeti, kimi zaman da
davacıların katılmaması, bazı davacıların vefatı ve çeꢀitli mercilerden bilgi beklenmesi gibi
aralar yüzünden uzadığını kaydetmektedir. Ancak Mahkeme, AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin
Taraf Devletlerin hukuki sistemlerini, mahkemelerinin davaları makul bir süre içinde
sonuçlandırmak da dahil olmak üzere sözkonusu hükmün tüm gerekliliklerini yerine getirecek
ꢀekilde tanzim etmeye zorunlu kıldığını hatırlatarak (bkz. Arvelakis – Yunanistan, no.
41354/98) yerel mahkemenin iꢀlemleri hızlandırmak için daha sıkı tedbirler
uygulayabileceğini değerlendirmektedir. Ne davanın karmaꢀıklığı ne de davacıların tutumu
davanın Birinci Derece Mahkemesi tarafından ele alınması sırasında yaꢀanan gecikmeyi
açıklamak için yeterlidir. Bu nedenle Mahkeme, gecikmeye Birinci Derece Mahkemesinin
incelemesinin neden olduğu kanaatindedir.
Sonuç olarak Mahkeme, yerel yargılamada, Mahmut Nalbant için tehlikede olan değerin
kendisi ve baꢀvuranlar için kayda değer önemi haiz olduğu görüꢀündedir.
Konu hakkındaki içtihadını dikkate alarak Mahkeme, sözkonusu davada yargılama
süresinin aꢀırı olduğu ve “makul süre” zorunluluğunu yerine getiremediği kanaatindedir.
Bu nedenle AĐHS’nin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuranlar 3,620 Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaꢀık 2,276 Euro) maddi tazminat talep
etmiꢀlerdir. Bu meblağ temsil giderleri ile yerel mahkemeler ve AĐHM’de tahakkuk eden
masrafları kapsamaktadır. Baꢀvuranlar ayrıca 15,000 YTL (yaklaꢀık 9,432 Euro) manevi
tazminat talep etmiꢀlerdir.
4