SERDAR ÇAKMAK – TÜRKĐYE KARARI
B. Esaslar
Mahkeme, yargılamanın 6 § 1. maddede belirtilen “makul süre” ꢀartını yerine getirip
getirmediğini belirlemek için dikkate alınması gereken sürenin baꢀvuranın Üniversite’nin
sözleꢀmesini yenilememe kararına karꢀı iptal davası açtığı 30 Temmuz 1996 tarihinde
baꢀlayıp Danıꢀtay’ın kararın düzeltilmesi talebini reddettiği 6 Aralık 2001 tarihinde sona
erdiği kanaatindedir. Buna göre yargılama, Đstanbul Đdare Mahkemesi ve davayı iki kez
inceleyen Danıꢀtay önünde beꢀ yıl sürmüꢀtür.
Hükümet, somut dava koꢀullarında yargılamanın gerekmediği ꢀekilde uzun olmadığını
savunmuꢀtur.
Baꢀvuran iddialarını sürdürmüꢀtür.
Mahkeme yargılama süresinin uygunluğunun davanın ꢀartları ıꢀığında ve ꢀu kriterler
dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır. Bunlar davanın karmaꢀıklığı,
baꢀvuran ve ilgili mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan baꢀvuran için neyin tehlikede
olduğudur (bkz. diğer birçokları yanında Frydlender – Fransa [BD], 30979/96).
Mahkeme, yargılamanın açık bir iꢀ ihtilafıyla ilgili olması nedeniyle davanın özel bir
karmaꢀıklığı bulunmadığını gözlemler.
Baꢀvuranın tutumu ile ilgili olarak ise Mahkeme yargılamanın uzamasına bunun katkısı
olmadığını kaydeder. Hükümet de aksini iddia etmemiꢀtir.
Yetkili mercilerin tutumuyla ilgili olarak Mahkeme, Đstanbul Đdare Mahkemesi’nin
baꢀvuranın davasını reddederken haddinden fazla gecikme olduğunu tespit etmemiꢀtir. Ancak
Mahkeme, Danıꢀtay’ın baꢀvuranın itirazı hakkında bir karar vermesinin iki yıl yedi ay, kararın
düzeltilmesi talebi hakkında karar vermesinin ise bir yıl üç ay sürmüꢀ olduğunu göz ardı
edemez. Hükümet bununla ilgili bir açıklama yapmamıꢀtır. Böyle bir açıklamanın olmadığı
veya bundan baꢀvuranın sorumlu olduğuna dair bir belirti olmadığı durumda gecikmenin
ulusal mahkemenin temyiz yargılamasına atfedilmesi gerektiği kanaatindedir (bkz. üzerinde
gerekli değiꢀiklikler yapıldıktan sonra Nuri Özkan – Türkiye, no. 50733/99).
Mahkeme, iꢀ davalarının doğası itibariyle ivedi karar gerektirdiği, çünkü tehlikede olan
ꢀahsın iꢀten çıkarmayla birlikte geçim kaynağını kaybetmesinin sözkonusu olduğunu hatırlatır
(bkz. Frydlender, yukarıda anılan).
Konuyla ilgili içtihadını dikkate alan Mahkeme, somut davada yargılama süresinin
haddinden fazla olduğu ve “makul süre” ꢀartını yerine getirmediği kanaatindedir.
Buna göre 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
2