COUNCIL  
OF EUROPE  
KONSEYĐ  
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
SERDAR ÇAKMAK – TÜRKĐYE  
(B a vuru no. 29600/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
12 Nisan 2007  
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır.  
Ancak, ekle ilikin değiiklik yapılabilir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
SERDAR ÇAKMAK – TÜRKĐYE KARARI  
USUL  
Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözlemesi’nin (“Sözleme”) 34. maddesi  
uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Serdar Çakmak (“bavuran”) adlı Türk vatandaı  
tarafından, 4 Haziran 2002 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan bavurudan  
(no. 29600/02) kaynaklanmaktadır.  
OLAYLAR  
DAVA OLAYLARI  
Bavuran 1955 doğumludur ve Đstanbul’da yaamaktadır. Olayların meydana geldiği  
zaman Đstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde (bundan böyle “Üniversite”  
olarak anılacaktır) aratırma görevlisi olarak görev yapmaktaydı.  
30 Haziran 1996 tarihinde Üniversite, bavuranın aratırma görevlisi olarak  
sözlemesini yenilememe kararı almıtır. Karar bavurana 17 Temmuz 1996 tarihinde tebliğ  
edilmitir.  
30 Temmuz 1996 tarihinde bavuran Đstanbul Đdare Mahkemesi’nde bir dava açmı,  
Üniversite’nin yukarıda belirtilen kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını talep etmitir.  
Birinci derece mahkemesi, bavuranın yürütmenin durdurulması talebini 24 Ocak 1997  
tarihinde reddetmitir. Bavuranın davası 31 Ekim 1997 tarihinde reddedilmi, bavuran  
karara 20 Ocak 1998 tarihinde itiraz etmitir.  
1 Haziran 2000 tarihinde Danıtay, kararı onamı, 12 Eylül 2000 tarihinde bavuran  
yüksek mahkemeden kararın düzeltilmesini talep etmitir. Danıtay, talebi 6 Aralık 2001  
tarihinde reddetmi, karar bavurana 16 Ocak 2002 tarihinde tebliğ edilmitir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
Bavuran, yargılama süresinin AĐHS’nin ilgili kısmı aağıda verilen 6 § 1. maddesine  
uygun olmamasından ikâyetçi olmutur:  
“Herkes … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan … bir mahkeme  
tarafından davasının makul bir süre içinde … görülmesini istemek hakkına sahiptir”  
A. Kabuledilebilirlik  
Mahkeme, ikâyetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında açıkça dayanaktan yoksun  
olmadığını belirtir. ikâyet, baka gerekçelerle de kabuledilmez değildir; bu yüzden  
kabuledilebilir olarak ilan edilmelidir.  
1
SERDAR ÇAKMAK – TÜRKĐYE KARARI  
B. Esaslar  
Mahkeme, yargılamanın 6 § 1. maddede belirtilen “makul süre” artını yerine getirip  
getirmediğini belirlemek için dikkate alınması gereken sürenin bavuranın Üniversite’nin  
sözlemesini yenilememe kararına karı iptal davası açtığı 30 Temmuz 1996 tarihinde  
balayıp Danıtay’ın kararın düzeltilmesi talebini reddettiği 6 Aralık 2001 tarihinde sona  
erdiği kanaatindedir. Buna göre yargılama, Đstanbul Đdare Mahkemesi ve davayı iki kez  
inceleyen Danıtay önünde beyıl sürmütür.  
Hükümet, somut dava koullarında yargılamanın gerekmediği ekilde uzun olmadığını  
savunmutur.  
Bavuran iddialarını sürdürmütür.  
Mahkeme yargılama süresinin uygunluğunun davanın artları ıığında ve u kriterler  
dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır. Bunlar davanın karmaıklığı,  
bavuran ve ilgili mercilerin tutumu ve ihtilafta yer alan bavuran için neyin tehlikede  
olduğudur (bkz. diğer birçokları yanında Frydlender – Fransa [BD], 30979/96).  
Mahkeme, yargılamanın açık bir iihtilafıyla ilgili olması nedeniyle davanın özel bir  
karmaıklığı bulunmadığını gözlemler.  
Bavuranın tutumu ile ilgili olarak ise Mahkeme yargılamanın uzamasına bunun katkısı  
olmadığını kaydeder. Hükümet de aksini iddia etmemitir.  
Yetkili mercilerin tutumuyla ilgili olarak Mahkeme, Đstanbul Đdare Mahkemesi’nin  
bavuranın davasını reddederken haddinden fazla gecikme olduğunu tespit etmemitir. Ancak  
Mahkeme, Danıtay’ın bavuranın itirazı hakkında bir karar vermesinin iki yıl yedi ay, kararın  
düzeltilmesi talebi hakkında karar vermesinin ise bir yıl üç ay sürmüolduğunu göz ardı  
edemez. Hükümet bununla ilgili bir açıklama yapmamıtır. Böyle bir açıklamanın olmadığı  
veya bundan bavuranın sorumlu olduğuna dair bir belirti olmadığı durumda gecikmenin  
ulusal mahkemenin temyiz yargılamasına atfedilmesi gerektiği kanaatindedir (bkz. üzerinde  
gerekli değiiklikler yapıldıktan sonra Nuri Özkan – Türkiye, no. 50733/99).  
Mahkeme, idavalarının doğası itibariyle ivedi karar gerektirdiği, çünkü tehlikede olan  
ahsın iten çıkarmayla birlikte geçim kaynağını kaybetmesinin sözkonusu olduğunu hatırlatır  
(bkz. Frydlender, yukarıda anılan).  
Konuyla ilgili içtihadını dikkate alan Mahkeme, somut davada yargılama süresinin  
haddinden fazla olduğu ve “makul süre” artını yerine getirmediği kanaatindedir.  
Buna göre 6 § 1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre:  
“Mahkeme ibu Sözleme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”  
2
SERDAR ÇAKMAK – TÜRKĐYE KARARI  
A. Tazminat  
Bavuran maddi ve manevi tazminat olarak toplamda 100,000 Euro talep etmitir.  
Hükümet miktarlara itiraz etmitir.  
Bavuranca talep edilen maddi tazminata ilikin olarak Mahkeme, bazı iddialarının  
tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında nedensellik bağı kurmadığını  
dikkate alır. Ayrıca bavuran kalan taleplerini destekler nitelikte makbuz veya ilgili baka  
belge sunamamıtır. Bu nedenle Mahkeme talepleri reddeder.  
Öte yandan Mahkeme, bavuranın yargılama süresinden kaynaklanan sıkıntı ve  
engellenme gibi, sadece ihlalin tespitiyle tam olarak tazmin edilemeyecek manevi zarara  
uğramıolduğunu değerlendirmektedir. Dava koullarını ve içtihadını dikkate alarak  
Mahkeme, bavurana 3,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
B. Mahkeme masrafları  
Bavuran AĐHM nezdinde yaptığı harcamaların tazminini talep etmiancak taleplerine  
açıklık getirmemitir.  
Hükümet bu balık altında tazminata hükmedilmemesini Mahkemeden talep etmitir.  
AĐHM’nin içtihadına göre bir bavuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için  
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.  
Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AĐHM,  
bavurana 500 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.  
C. Gecikme faizi  
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere  
uygulağı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar  
vermitir.  
YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Bavurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;  
3. (a) Sorumlu Devlet’in bavurana, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinletiği  
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Yeni Türk  
Lirası’na çevrilerek:  
(i) 3,000 Euro (üç bin Euro) manevi tazminat,  
(ii) mahkeme masrafları için 500 Euro (beyüz Euro);  
(iii) bu miktarlar üzerine uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;  
3
SERDAR ÇAKMAK – TÜRKĐYE KARARI  
(b) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için  
Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek  
suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;  
4. Bavuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đngilizce hazırlanmı, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 12 Nisan  
2007 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Santiago QUESADA  
Zabıt Kâtibi  
Boštjan M. ZUPANČIČ  
Bakan  
4