kamulaꢀtırma adı altında bir bedel talebinde bulunamaz. Hükümet baꢀvuranın tapusunun iptali
nedeniyle Anayasa’nın 125. maddesine, Đdari Muhakeme Usulü Kanunu veya Medeni
Kanun’a dayalı olarak tazminat davası açabileceğini savunmaktadır.
Baꢀvuran bu savlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM daha önce Doğrusöz ve Aslan-Türkiye kararında (no: 1262/02 §§ 22-23, 30 Mayıs
2006) benzer bir itirazın bu baꢀvuru yollarının baꢀvuranın tapusunun tapu siciline illegal
olarak tescil edilmesi ile ilintili olması nedeniyle reddedildiğini hatırlatmaktadır. Zira, bu
baꢀvuruda Samandağ Asliye hukuk mahkemesi yasada belirtildiği üzere kıyı kesimde bulunan
arazilerin özel mülkiyete ait olamayacağı gerekçesiyle baꢀvuranın tapu belgesini iptal etmiꢀtir.
AĐHM bu durumda Hükümetin itirazını reddetmektedir.
Hükümet, tahsis baꢀvurusunu reddeden Yargıtay’ın 31 Ocak 2001 tarihli kararının ardından
altı ay içinde baꢀvuranın baꢀvurusunu yapmadığını belirtmektedir.
Baꢀvuran bu sava itiraz etmektedir.
AĐHM baꢀvuranın tapu belgesinin iptalinin 31 Ocak 2001 tarihinde Yargıtay kararı ile
sonuçlandığını, bu kararın baꢀvurana 29 Mart 2001 tarihinde tebliğ edildiğini ve baꢀvuranın
AĐHS’nin 35 § 1. maddesine uygun olarak altı ay içerisinde 18 Eylül 2001 tarihinde
baꢀvuruda bulunduğunu tespit etmektedir. Bu nedenle Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AĐHM baꢀvurunun bu bölümünün AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun
olmadığı saptamasını yapmaktadır. Baꢀvurunun kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe
yer almamaktadır. Dolayısıyla baꢀvuru kabuledilmelidir.
B. Esas hakkında
Baꢀvuran iddialarını yinelemektedir.
Hükümet ilgili iç hukuka göre kıyı kenar ꢀeridinde bulunan bir taꢀınmazın tapu siciline özel
mülkiyet olarak tescil edilemeyeceği açıklamasını yapmaktadır. Mevcut baꢀvuruda,
taꢀınmazın baꢀvuran adına kaydedilmesi Anayasa’nın ve diğer ilgili yasaların ihlaline yol
açmaktadır. Baꢀvuranın tapu belgesi Samandağ Asliye hukuk mahkemesi tarafından bu
nedenle iptal edilmiꢀtir, dolayısıyla kendisine bu doğrultuda bir ödeme yapılmamıꢀtır.
Bununla birlikte AĐHM, baꢀvuranın mülkiyet hakkı alanına müdahalenin Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ilk bendinde yer alan mülkiyet hakkından «yoksun bırakma»
olarak değerlendirildiğini saptamaktadır.
Baꢀvuran tarafından dile getirilen benzer bu ꢀikayetin daha önce de incelendiğini ve Ek 1
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır. Bunun yanı sıra,
taꢀınmazın değerine iliꢀkin makul sayılabilecek hiçbir miktarın ödenmemesi, mülkiyetten
yoksun bırakma halinin doğal olarak aꢀırı ve genel bir tazminden yoksun oluꢀu Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinde yer alan olağandıꢀı haller bakımından meꢀru sayılamaz (Bkz.
Nastou-Yunanistan kararı (no2), no: 16163/02, 15 Temmuz 2005, Jahn vd.-Almanya no:
46720/99, 72203/01 ve 72552/01 ve 9 Aralık 1994 tarihli Les saints monasteres-Yunanistan
kararları). Mevcut baꢀvuruda, mülkiyetinin Hazineye devredilmesi akabinde baꢀvuran hiçbir
tazminde bulunulmamıꢀtır. AĐHM Hükümetin toplam bir tazminin olmayıꢀını haklı çıkaracak
herhangi bir olağandıꢀı koꢀulu dile getirmediğini not etmektedir.
3