C O N S E I L D E  
L ' E U R O P E  
AVRUPA  
KONSEYĐ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
MEHMET ALĐ MĐÇOOĞULLARI - TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no:75606/01 )  
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ  
STRAZBURG  
10 Mayıs 2007  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecek olup bazı  
ekli düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan bavurunun nedeni (bavuru no: 75606/01) bu ülke  
vatandaı Mehmet Ali Miçooğulları’nın (bavuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 18  
Eylül 2001 tarihinde (AĐHM) Avrupa Đnsan Hakları Sözlemesi’nin Temel Đnsan Haklarını  
(AĐHS) güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur. Bavuran,  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Hatay barosu avukatlarından Cevahir Can  
Anıl tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
1936 doğumlu bavuran Hatay’da ikamet etmektedir.  
Bavuran Samandağ (Hatay) Çiğdede mahallesi’nde bulunan 1251 parsel numaralı 494 m2’lik  
arsanın sahibidir.  
28 ubat 1937 tarihli Tapu kadastro kaydına göre bu parsel Alevi Cemaati Vakfı adına tescil  
edilmitir. 29 Mart 1948 tarihinde bu parsel Samandağ belediyesine nakledilmitir. Ahmet  
Özen’e 1965’te satılan parseli adı geçen bavurana 1970 yılında satmıtır.  
Hazine sözkonusu parselin kıyı kenar eridinde olup olmadığının tespiti için 27 Nisan 1995  
tarihinde Samandağ Asliye hukuk mahkemesi’ne bavuruda bulunmutur.  
Mahkeme 16 Temmuz 1999 tarihli bir kararla taınmaz malın Hazine adına tescil edilmesine  
karar vermitir.  
Bavuran 11 Ocak 2000 tarihinde Yargıtay’a sunduğu layihasında kamulatırma bedeli  
ödenmeksizin mülkiyetinin tapusunun elinden alındığını ileri sürmütür.  
Yargıtay 9 Mayıs 2000 tarihli bir kararla dava dosyasında yer alan deliller ve davanın yasal ve  
hukuki dayanağı ıığında temyizine gidilen kararı onamıtır. Bavuran yargı masraflarını  
ödemeye mahkum edilmitir.  
31 Ocak 2001 tarihinde alınan ve bavurana 29 Mart 2001 tarihinde tebliğ edilen bir kararla  
Yargıtay kararın tashihi talebini reddetmitir.  
HUKUK AÇISINDAN  
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
HAKKINDA  
Bavuran Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine uygun olarak hiçbir bedel ödenmeksizin  
mülkiyetinin tapusunun Hazineye geçtiğini ileri sürmektedir.  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmıtır.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
Hükümet mevcut bavuruda bavuranın tapu tescil belgesinin geçerli olup olmadığının  
bilinmesi gerektiğini ifade etmektedir. Kıyı kenar eridinde bulunan ihtilaf konusu taınmaz  
özel mülkiyet konusunu tekil edemez. Bu nedenle, tapu tescili olmadığından bavuran  
2
kamulatırma adı altında bir bedel talebinde bulunamaz. Hükümet bavuranın tapusunun iptali  
nedeniyle Anayasa’nın 125. maddesine, Đdari Muhakeme Usulü Kanunu veya Medeni  
Kanun’a dayalı olarak tazminat davası açabileceğini savunmaktadır.  
Bavuran bu savlara karı çıkmaktadır.  
AĐHM daha önce Doğrusöz ve Aslan-Türkiye kararında (no: 1262/02 §§ 22-23, 30 Mayıs  
2006) benzer bir itirazın bu bavuru yollarının bavuranın tapusunun tapu siciline illegal  
olarak tescil edilmesi ile ilintili olması nedeniyle reddedildiğini hatırlatmaktadır. Zira, bu  
bavuruda Samandağ Asliye hukuk mahkemesi yasada belirtildiği üzere kıyı kesimde bulunan  
arazilerin özel mülkiyete ait olamayacağı gerekçesiyle bavuranın tapu belgesini iptal etmitir.  
AĐHM bu durumda Hükümetin itirazını reddetmektedir.  
Hükümet, tahsis bavurusunu reddeden Yargıtay’ın 31 Ocak 2001 tarihli kararının ardından  
altı ay içinde bavuranın bavurusunu yapmadığını belirtmektedir.  
Bavuran bu sava itiraz etmektedir.  
AĐHM bavuranın tapu belgesinin iptalinin 31 Ocak 2001 tarihinde Yargıtay kararı ile  
sonuçlandığını, bu kararın bavurana 29 Mart 2001 tarihinde tebliğ edildiğini ve bavuranın  
AĐHS’nin 35 § 1. maddesine uygun olarak altı ay içerisinde 18 Eylül 2001 tarihinde  
bavuruda bulunduğunu tespit etmektedir. Bu nedenle Hükümetin itirazı reddedilmektedir.  
AĐHM bavurunun bu bölümünün AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca dayanaktan yoksun  
olmadığı saptamasını yapmaktadır. Bavurunun kabuledilemezliği hakkında hiçbir gerekçe  
yer almamaktadır. Dolayısıyla bavuru kabuledilmelidir.  
B. Esas hakkında  
Bavuran iddialarını yinelemektedir.  
Hükümet ilgili iç hukuka göre kıyı kenar eridinde bulunan bir taınmazın tapu siciline özel  
mülkiyet olarak tescil edilemeyeceği açıklamasını yapmaktadır. Mevcut bavuruda,  
taınmazın bavuran adına kaydedilmesi Anayasa’nın ve diğer ilgili yasaların ihlaline yol  
açmaktadır. Bavuranın tapu belgesi Samandağ Asliye hukuk mahkemesi tarafından bu  
nedenle iptal edilmitir, dolayısıyla kendisine bu doğrultuda bir ödeme yapılmamıtır.  
Bununla birlikte AĐHM, bavuranın mülkiyet hakkı alanına müdahalenin Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesinin ilk bendinde yer alan mülkiyet hakkından «yoksun bırakma»  
olarak değerlendirildiğini saptamaktadır.  
Bavuran tarafından dile getirilen benzer bu ikayetin daha önce de incelendiğini ve Ek 1  
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır. Bunun yanı sıra,  
taınmazın değerine ilikin makul sayılabilecek hiçbir miktarın ödenmemesi, mülkiyetten  
yoksun bırakma halinin doğal olarak aırı ve genel bir tazminden yoksun oluu Ek 1 no’lu  
Protokol’ün 1. maddesinde yer alan olağandıı haller bakımından meru sayılamaz (Bkz.  
Nastou-Yunanistan kararı (no2), no: 16163/02, 15 Temmuz 2005, Jahn vd.-Almanya no:  
46720/99, 72203/01 ve 72552/01 ve 9 Aralık 1994 tarihli Les saints monasteres-Yunanistan  
kararları). Mevcut bavuruda, mülkiyetinin Hazineye devredilmesi akabinde bavuran hiçbir  
tazminde bulunulmamıtır. AĐHM Hükümetin toplam bir tazminin olmayıını haklı çıkaracak  
herhangi bir olağandıı koulu dile getirmediğini not etmektedir.  
3
AĐHM, bu bavuruda Hükümetin davanın seyrini farklı sonlandıracak hiçbir tespiti ve delili  
sunmağı saptamasında bulunmaktadır.  
Bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA  
Bavuran ulusal mahkemelerin kararlarını yeterince gerekçelendirmediklerini iddia  
etmektedir. Bavuran ayrıca tapusunun iptaline dair yargı sürecindeki tüm masraf ve  
harcamaları kendisinin ödemek zorunda kalmasından yakınmaktadır. Bavuran bu yönde  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesini ileri sürmektedir.  
Hükümet bu iddiaya karı çıkmaktadır.  
A. Kabuledilebilirlik hakkında  
Bavuranın mahkeme masraflarını ödemeye mahkum edildiği ikayeti ile ilgili AĐHM yerleik  
içtihadına göre yargı giderinin belirlenmesinin ikincil derecede öneme haiz olduğunu ve  
medeni hak ve yükümlülükler alanına girmediğini hatırlatmaktadır.  
AĐHM sözkonusu yargı sürecinin ceza alanında bir suçlamanın dayanağını oluturmağı ve  
AĐHS’nin 6 § 1. maddesi gereğince medeni hak ve yükümlüklere dayalı bir itirazı tekil  
etmediği sonucuna varmaktadır (Bkz. Saint Raphael dostları derneği ve de Frejus-Fransa  
kararı no: 45053/98, 29 ubat 2000).  
Bu nedenle bu ikayet ratione materiae bakımından AĐHS’nin 35 § 3. maddesinde yer alan  
hükümleri ile bağdamamakta ve 35 § 4. madde gereğince reddedilmektedir.  
Ulusal mahkemelerin kararlarını yeterince gerekçelendirmedikleri ikayetine gelince, AĐHM  
bu ikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesine göre temelden yoksun olmadığı tespitini  
yapmaktadır. Dolayısıyla ikayet kabuledilmelidir.  
B. Esas hakkında  
AĐHM bir hukuk sürecinin adilliğinin sürecin bütünü ıığında değerlendirilmesi gerektiğini  
kaydetmektedir (Bkz. örneğin, Miailhe-Fransa kararı, 26 Eylül 1996). Ayrıca, ayet AĐHM 6  
§ 1. maddenin mahkemelerin kararlarını gerekçelendirmeleri zorunluluğunu kabul ederse, bir  
mahkeme bu hükümden ileri gelen nedenlerle değil, özellikle taraflardan birinin savını her  
açıdan temellendirebilmesi için gerekçelerini ortaya koymak durumundadır. Taraflardan  
birinin mahkemeden argümanlarından her biri için reddetme gerekçelerini açıklamasını  
istemek gibi mutlak bir hakkı bulunmamaktadır (Bkz. Van de Hurk-Hollanda kararı, 19 Nisan  
1994).  
Bununla birlikte AĐHM, Hazinenin Samandağ Asliye hukuk mahkemesine tapu siciline kayıtlı  
taınmaz malın tapusunun iptali istemiyle bavuruda bulunduğunu gözlemlemektedir.  
Mahkeme 16 Temmuz 1999 tarihli kararında ihtilaf konusu taınmazın kıyı kenar eridinin bir  
parçası olarak özel bir mülkiyet olarak edinilemeyeceğine karar vermitir. Yargıtay ise hukuki  
bakımdan tarafların sunduğu tüm araçlar, dava dosyası ve kanıt unsurlarının değerlendirilmesi  
ıığında ilk derece mahkemesinin kararını onamıtır. Buna karın bavuran tarafından sunulan  
her delile karılık vermemitir.  
4
AĐHM ulusal mahkemelerin aldıkları kararlarını gerektiği ekilde gerekçelendirdikleri  
sonucuna varmaktadır.  
Bu koullar çerçevesinde, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılama  
hakkı ihlal edilmemitir.  
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI  
A. Tazminat  
Bavuran 125.200.000.000 TL [yaklaık 78.300 Euro] maddi tazminat talep etmektedir.  
Hükümet bu miktara karı çıkmıtır.  
AĐHM, uygun bir tazminin olmayıının ve bir araziye illegal olarak el konulmasının Ek 1  
no’lu Protokol’ün 1. maddesinde tespit olunan ihlalin kaynağını oluturduğu saptamasını  
yapmaktadır.  
AĐHM, sunulan delillerin ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda hakkaniyete uygun olarak  
bavurana 15.000 Euro maddi tazminat ödenmesini uygun görmektedir.  
B. Masraf ve harcamalar  
Bavuran AĐHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için toplam 62.232.000 TL. [yaklaık  
380 Euro] talep etmektedir.  
Hükümet bu miktara itirazda bulunmaktadır.  
AĐHM, bavurana yargı giderleri için 380 Euro’nun verilmesini kararlatırmıtır.  
C. Gecikme faizi  
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı  
faiz oranına 3 puanlık bir artıeklenecektir.  
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine ve hukuki kararların gerekçelerinin yer almadığına  
ilikin AĐHS’nin 6 § 1. maddesi hakkındaki ikayetlerin kabuledilebilir, bunun dıında  
kalanların kabuledilemez olduğuna;  
2. AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine;  
3. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edilmediğine;  
4 a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinletiği tarihten itibaren üç ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf  
5
tutulmak üzere Savunmacı Hükümetin bavurana maddi tazminat için 15.000 (on bebin)  
Euro, masraf ve harcamalar için 380 (üç yüz seksen) Euro ödemesine;  
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Avrupa Merkez  
Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eit oranda faiz  
uygulanmasına;  
4. Adil tazmine ilikin diğer taleplerin reddine;  
KARAR VERMĐꢀTĐR.  
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.  
maddelerine uygun olarak 10 Mayıs 2007 tarihinde yazıyla bildirilmitir.  
6