COUNCIL  
A V R U P A  
OF E U R O P E  
KONSEYİ  
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ  
ÜÇÜNCÜ DAĐRE  
MEHMET BĐLEN – TÜRKĐYE DAVASI  
(Bavuru no: 5337/02)  
KARAR  
STRAZBURG  
8 Nisan 2008  
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir. ekli  
düzeltmelere tabi olabilir.  
1
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan  
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,  
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile  
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak  
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.  
USUL  
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 5337/02 no’lu davanın nedeni, T.C.  
vatandaı Mehmet Bilen’in (bavuran), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 18 Ekim 2001  
tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları  
Sözlemesi’nin (“AĐHS”) 34. Maddesi uyarınca yapmıolduğu bavurudur.  
Bavuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu  
avukatlarından S. Çınar tarafından temsil edilmektedir.  
OLAYLAR  
I. DAVANIN KOULLARI  
Bavuran 1960 doğumludur ve Diyarbakır’da ikamet etmektedir.  
Bavuran, 9 Nisan 2001 tarihinde yakalanmıve gözaltına alınmıtır.  
11 Nisan 2001 tarihinde, bavuranın gözaltı süresi Diyarbakır Devlet Güvenlik  
Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından iki gün uzatılmıtır.  
13 Nisan 2001 tarihinde, bavuranın gözaltı süresi Diyarbakır Devlet Güvenlik  
Mahkemesi tarafından altı gün uzatılmıtır.  
Altı günlük ek süre sona ermeden önce, 18 Nisan 2001 tarihinde, bavuran Diyarbakır  
Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı huzuruna çıkartılmıve serbest  
bırakıltır.  
Yasaı bir örgüte üye olduğu gerekçesiyle bavuran aleyhine açılan ceza davası  
Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmektedir.  
HUKUK  
I. AĐHS’NĐN 5. MADDESĐNĐN 3., 4. ve 5. FIKRALARININ ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ  
ĐDDĐASI  
Bavuran,  
gözaltı  
süresinin  
uzunluğu,  
bu  
tutukluluğun  
meruluğunu  
sorgulayabilmesini sağlayacak etkili bir iç hukuk yolunun bulunmaması ve ihlal edildiği iddia  
edilen AĐHS’nin 5. maddesi için tazminat elde etmesini sağlayacak bir iç hukuk yolunun  
bulunmaması konusunda ikayetçi olmuve bu ikayetini AĐHS’nin 5. maddesinin 3., 4. ve 5.  
fıkralarına dayandırmıtır.  
A. Kabuledilebilirliğe ilikin  
Hükümet, bavuranın AĐHS’nin 35/1 maddesinde öngörülen iç hukuk yollarının  
tüketilmesi artına uymadığı gerekçesiyle, AĐHM’den bavuruyu reddetmesini talep etmitir.  
Hükümet, bu bakımdan, bavuranın Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 128/4. maddesi  
uyarınca gözaltında tutulmasına itiraz edebileceğini ve kanun dıı yakalanan veya tutuklanan  
kimselere tazminat verilmesi hakkındaki 466 sayılı Kanun uyarınca da tazminat talebinde  
bulunabileceğini iddia etmitir.  
2
Bavuran, iddialarını yinelemitir.  
AĐHM, önceki davalarda, iç hukuk yollarının tüketilmediğine ilikin iddialarla ilgili  
olarak Hükümet’in benzer itirazlarını inceleyip reddettiğini hatırlatmaktadır (bkz, Ayaz ve  
Diğerleri / Türkiye, no. 11804/02; evk / Türkiye, no. 4528/02; Hacı Özen / Türkiye, no.  
46286/99; Keklik ve Diğerleri / Türkiye, no. 77388/01 ve Ferhat Berk / Türkiye, no.  
77366/01). AĐHM, sözkonusu davada, yukarıda adı geçen bavurularda vermiolduğu  
kararlardan ayrılması için hiçbir özel koul bulunmadığı görüündedir. Bu nedenle, AĐHM,  
Hükümet’in bu balık altında yapmıolduğu itirazı reddeder.  
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bavurunun dayanaktan yoksun  
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru  
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle bavuru kabuledilebilir niteliktedir.  
B. Esas  
1. Tarafların ifadeleri  
Hükümet, ilk olarak, bavuranın gözaltı süresinin olayın gerçekletiği sırada  
yürürlükte olan iç hukuk kurallarıyla mutlak bir uyum içinde olduğunu ileri sürmütür.  
Ancak, Hükümet, AĐHM içtihadına uygun olarak, Türk hukukunda belirlenen gözaltı  
sürelerinin sonradan değitirildiğini belirtmitir. Hükümet, ikinci olarak, Ceza Muhakemeleri  
Usulü Kanunu’nun 128. maddesinin gözaltının meruluğunun sorgulanması için etkili bir  
hukuk yolu sunduğunu ifade etmitir. Hükümet, son olarak, bavuranın kanun dıı yakalanan  
veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesi hakkındaki 466 sayılı Kanun uyarınca  
mahkemenin vermiolduğu nihai kararın ardından üç ay içerisinde tazminat talebinde  
bulunabileceğini hatırlatmıtır.  
Bavuran, iddialarını yinelemitir.  
2. AĐHM’nin değerlendirmesi  
a) AĐHS’nin 5/3 maddesi  
AĐHM, bavuranın dokuz gün süreyle gözaltında bulunduğunu gözlemlemektedir.  
AĐHM, Brogan ve Diğerleri / Đngiltere (A Serisi no. 145 B) davasında, adli denetim  
olmaksızın dört gün altı saat süren gözaltı sürecinin, toplumu terörizme karı koruma amacı  
gütse de, AĐHS’nin 5/3 maddesinde öngörülen zaman sınırlamalarının dıına çıkğı sonucuna  
varmıtır (Keklik ve Diğerleri, yukarıda kaydedilen).  
AĐHM, Brogan davasında bildirilen ilkelerin ıığında, bavuranın itham edildiği  
eylemlerin ciddi boyutta olmasına rağmen, bavuranı adli denetim olmaksızın dokuz gün  
boyunca alıkoymanın gerekli olduğunu kabul edemeyecektir.  
Buna göre, AĐHS’nin 5/3 maddesi ihlal edilmitir.  
b) AĐHS’nin 5. maddesinin 4. ve 5. fıkraları  
AĐHM, daha önce buna benzer davalar incelemive Türk hukukunda bavuranın  
gözaltı sürecinin meruluğunu sorgulamasını ve bu bağlamda tazminat elde etmesini  
3
sağlayabilecek etkili bir hukuk yolu bulunmaması nedeniyle AĐHS’nin 5. maddesinin 3. ve 4.  
fıkralarının ihlallerini saptamıtır (bkz, Bazancir ve Diğerleri / Türkiye, no. 56002/00;  
Mehmet Mübarek Küçük / Türkiye, no. 7035/02; Uçar / Türkiye, no. 52392/99; Keklik ve  
Diğerleri, yukarıda kaydedilen ve Ferhat Berk, yukarıda kaydedilen). AĐHM, sözkonusu  
davada, varmıolduğu sonuçtan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir gerekçe  
görmemektedir.  
Buna göre, AĐHS’nin 5. maddesinin 4. ve 5. fıkraları ihlal edilmitir.  
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme ibu Sözleme ve Protokollerinin ihlal  
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen  
telafi edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın  
adil tatminine hükmeder.”  
A. Tazminat  
Bavuran, maddi tazminat olarak 200 Euro, manevi tazminat olarak ise 7000 Euro  
talep etmitir.  
Hükümet, bu miktarlara itiraz etmitir.  
AĐHM, bavuranın maddi tazminat talebinin dayanaktan yoksun olduğunu tespit etmiꢀ  
ve bu talebi reddetmitir. Öte yandan, AĐHM, yalnızca ihlal tespiti ile yeterince tazmin  
edilemeyecek bir durum olarak bavuranın dokuz gün boyunca gözaltında tutulması ve bunun  
meruluğunu sorgulama imkanından yoksun olması sonucu manevi zarar görmüꢀ  
olabileceğini kabul etmektedir. AĐHM, içtihadına ve hakkaniyete uygun temellere dayanarak,  
manevi tazminat olarak için bavurana 3,500 Euro ödenmesine karar verir.  
B. Yargılama masraf ve giderleri  
Bavuran, ayrıca, AĐHM önünde yapmıolduğu yargılama masraf ve giderleri için  
1,645 Euro talep etmitir. Bavuran, dayanak olarak Türkiye Barolar Birliği tarafından  
önerilen ücret cetvelini göstermitir. Ancak, bavuran herhangi bir makbuz veya ilgili diğer  
belgeleri sunmamıtır.  
Hükümet, bu miktara itiraz etmitir.  
Bavuran, AĐHM Đçtüzüğü’nün 60. maddesine uygun olarak yargılama masraf ve  
giderleri için herhangi bir dayanak sunmadığı için, AĐHM, bu balık altında herhangi bir  
ödeme yapılmamasına karar verir.  
C. Gecikme Faizi  
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz  
oranına üç puanlık bir artıın ekleneceğini belirtmektedir.  
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE  
4
1. Bavurunun geri kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;  
2. AĐHS’nin 5. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkralarının ihlal edildiğine;  
3. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinletiği tarihten  
itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na  
çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet  
tarafından bavurana manevi tazminat olarak 3,500 Euro (üç bin beyüz Euro)  
ödenmesine;  
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin  
yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal  
kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eit oranda basit faiz uygulanmasına;  
4. Adil tatmine ilikin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermitir.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri  
gereğince 8 Nisan 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmitir.  
5