24. Hükümet, davanın karmaşıklığını ve başvurana yöneltilen suçlamaların niteliğini
vurgulamıştır. Yine Hükümet, başvurana yirmiden fazla suçla ilgili suçlama
yöneltildiğine ve cinayet ve bombalama suçlarından mahkum olduğuna dikkat
çekmiştir. Mahkeme, başvuranın da aralarında bulunduğu 723 davalının yargılandığı
davayı incelemek zorundadır. Yetkililer, başvuranında mensubu olduğu terörist şe-
bekenin kapsamını ve eylemlerini belirleyebilmek için zamana ihtiyaç duymuşlardır.
Sıkıyönetim Mahkemesi, hızlandırıcı bir usul izlemiş ve yargılamayı hızlandırmak için
gerekli her türlü çabayı göstermiştir. Haftada üç kere olmak üzere beş yüzden fazla
duruşma yapmıştır. Savcı, iddianamesini hazırlayabilmek için ikibin sayfadan fazla
tutan savunmaları incelemek zorunda kalmıştır. Dava dosyası yaklaşık bin klasörden
fazla olup, sadece kararın özeti 248 sayfa kadar tutmuştur.
Kısaca, Hükümet, bu etkenlerin yargılamanın uzunluğunu açıkladığını ve yargısal
makamlara ihmal ya da gecikmenin isnat edilemeyeceğini iddia etmiştir.
25. Başvuran cevaben beş yıl tutuklu kaldığını ve mahkemelerin davasıyla ilgili
kesin bir karara varamadıklarını belirtmiştir. Bu bağlamda başvuran, gecikmenin
sorumluluğunun hükümete isnat edilebileceğine işaret etmiştir. Başvuran Sıkıyöne-
tim Mahkemesinin nihai kararından beş yıl sonra yargılama yetkisinin Yargıtay'a
geçtiğine ve Yargıtay'ın da kesin karar vermesinin bir yıl aldığına dikkat çekmek-
tedir. Dolayısıyla başvuran, yargılamada altı yıl gibi önemli bir gecikmenin meydana
geldiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın görüşüne göre, davanın karmaşıklığı ve
davalıların sayısının fazlalığı 15 yıl kadar süren bir yargılamayı mazur gösteremez.
Bu bağlamda başvuran, Devlet'in davaya bakmak üzere yeteri kadar hakim atamak
zorunda olduğunu idda etmiştir.
26. Mahkeme, davalıların sayılarının çokluğu, suçlamaların ciddiliği ve
mahkemenin büyük çaplı bir davaya bakarken karşılaştığı zorluklar nedeniyle
sözkonusu davanın karmaşık bir dava olduğuna ilişkin hükümet görüşüne
katılmaktadır. Fakat, dava mevcut sorunların karmaşıklığı bakımından
açıklanamayacağı için Mahkeme, davayı başvuranın ve ulusal mercilerin dav-
ranışları çerçevesinde inceleyecektir (bkz. Üstte 23. paragraf).
27. Bu bağlamda, davalı Hükümet'in yargılamanın herhangi bir aşamasında
başvuranın davranışlarıyla ilgili bir eleştiride bulunmadığına dikkat çekilmelidir.
Mahkeme, yargılamanın uzunluğunun sadece, yerel mahkemelerin davayı yeterince
özenli incelememesiyle açıklanabileceğini tekrarlar (bkz. Cankoçak kararı, §32).
28. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaşık 8 yıl 4 aylık bir
sürede karar verebildiğini gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi
de 4 yıldan fazla sürmüştür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yak-
laşık 2 yıl sonra, 27 Aralık 1995 tarihinde karar vermiştir. Mahkeme, nihai kararın
verilmesinin, davanın karmaşıklığı nedeniyle geciktiğine ilişkin Hükümet iddiasını
tartışmamaktadır. Ayrıca Mahkeme, dava yetkisinin askeri mahkemelerden sivil
mahkemelere geçmesiyle sonuçlanan yasal değişikliklerin de geciktirici etkenler
olarak davanın uzamasına katkıda bulunduğunu gözlemlemektedir.
29. Bununla birlikte Mahkeme, müteaddit defalar vurguladığı gibi, Sözleşme'nin 6/1
maddesinin, Sözleşmeci Devletler'e yargısal düzenlerini, davaları makul bir sürede