baꢀvuranın, 29 Aralık 1998 tarihinde alınan Yargıtay kararından önce, iddialarına iliꢀkin
baꢀvuru yollarının etkisiz olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı düꢀünülebilir.
Sonuç olarak AĐHM Hükümet’in itirazını reddetmektedir.
2. Diğer kabuledilebilirlik kriterleri
Hükümet, baꢀvuranın gözaltında bulunduğu sırada kötü muameleye maruz kaldığı
yönündeki iddialarını destekleyecek hiçbir kanıt sunmadığını belirtmektedir. Sonuç olarak
baꢀvurunun bu kısmının temelden yoksun olduğu gerekçesiyle kabuledilemez ilan edilmesi
gerektiği kanaatindedir.
AĐHM, kötü muamele iddialarının delillerle desteklenmesi gerektiğini
hatırlatmaktadır. AĐHM delilleri değerlendirirken “her türlü makul ꢀüpheciliğin ötesinde”
ilkesinden yararlanmaktadır; bu türden bir delil, yeteri kadar ciddi, açık ve birbiriyle uyumlu
bir dizi emareden ya da çürütülemeyecek karinelerden oluꢀabilir (Bkz. Örneğin, Irlanda-
Birleꢀik Krallık, 18 Ocak 1978 tarihli karar, A serisi no: 25, §161 in fine).
AĐHM, baꢀvuranın dile getirdiği kötü muamele iddialarının göğsünde ağrıya neden
olan vücuda soğuk su tutulması ile ilgili olduğunu gözlemlemektedir. AĐHM fiziksel ya da
ruhsal izler bırakacak türden olmayan muamelelerin 3. madde alanına girebileceğini kabul
etmektedir (Büyükdağ-Türkiye, no: 28340/95, § 53, 21 Aralık 2000).
Esasında AĐHM, baꢀvuranın gözaltında bulunduğu sırada kendisine yapılan kötü
muamelenin (soğuk su tutulması) ꢀekli hakkında ayrıntılı bilgiyi, yalnızca 9 Haziran 1997
tarihinde yapılan ikinci muayenesi sırasında Adli Tıp Doktoru’na verdiğini gözlemlemektedir.
Daha sonra, baꢀvuran DGM Cumhuriyet Savcısı ve Yargıtay’da ifadelerini inkar etmekle
yetinmiꢀ, ꢀimdi AĐHM önünde ileri sürdüğü kötü muamelenin cinsini belirtmeden, baskı
altında ifade verdiğini belirtmiꢀtir.
AĐHM, DGM’de yapılan 7 Temmuz 1997 tarihindeki ilk duruꢀmadan, kararın verildiği
10 Haziran 1998 tarihine kadar, on duruꢀma yapılmıꢀtır. Bütün bu duruꢀmalar sırasında
baꢀvuran hiçbir ꢀekilde kötü muameleye maruz kaldığı iddiasında bulunmamıꢀ, yalnızca
tutuksuz yargılanmayı talep etmekle yetinmiꢀtir.
Ayrıca, ilk dilekçesinde baꢀvuran kötü muameleye maruz kaldığı iddialarına iliꢀkin
ayrıntılı açıklamada bulunmamıꢀ, 9 Haziran 1997 tarihli sağlık raporuna gönderme yapmakla
yetinmiꢀtir. Bu raporda, 6 Haziran 1997 tarihli raporda yer alan tespitler yinelenmiꢀ, hiçbir
kötü muamele izine rastlanılmadığı, yalnızca baꢀvuranın vücuduna soğuk su tutulduğu
yönünde ifadelerinin olduğu belirtilmiꢀtir. AĐHM, Mahkemenin 22 Haziran 1999 tarihli bir
yazıyla baꢀvuranın avukatını 3. maddenin ihlal edildiği iddiası ile ilgili olarak bu konuda
ayrıntılı bilgi sunmaya davet ettiğini not etmektedir. 23 Eylül 1999 ve 18 Ekim 1999
tarihinde, baꢀvuranın avukatı mektuba cevap olarak baꢀvuranın maruz kaldığı kötü
muameleleri genel olarak anlatmıꢀ, fakat baꢀvuranın hangi sebepten dolayı mağdur olduğunu
belirtmemiꢀtir.
Bu koꢀullar altında, AĐHM kendisine iletilen kötü muamele iddialarının, adli
makamların bilgisine yeteri kadar iletildiğinin kabul edilemeyeceğini ve bu nedenle
baꢀvuranın, kötü muamele iddialarıyla ilgili avukatının ve kendisinin daha ciddi bir dayanak
sunmadan, derinlemesine bir soruꢀturma yapılmasını haklı ve yerinde olarak
4