HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,
bünyesinde bir askeri hakim bulunmasından dolayı, adil bir yargılama sağlayabilecek
“bağımsız ve tarafsız bir mahkeme” olmadığı iddiasında bulunmaktadır.
Başvuran ayrıca gözaltındayken baskı altında verdiği ifadenin suçlu olduğunun
göstergesi olarak kullanılması nedeniyle hakkaniyete uygun bir yargılama yapılmadığını dile
getirmektedir.
Bu itibarla başvuran AİHS’nin 6§1 maddesine gönderme yapmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
Hükümet, DGM’nin bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğuna ilişkin şikayet
hakkında verilen iç nihai kararın, yine aynı Mahkeme tarafından verildiğini belirtmektedir. Bu
itibarla Hükümet, Yargıtay’ın sözkonusu şikayet hakkında hüküm vermeye yetkili olmadığını,
bundan dolayı dava konusu durumu telafi etmek için temyizin etkili bir iç hukuk yolu teşkil
etmediğini savunmaktadır. Sonuç olarak Hükümet, başvuranın başvurusunu, DGM’nin
kararını verdiği 10 Mart 1998 tarihinden itibaren altı ay içinde yapmış olması gerektiğini ileri
sürmektedir. Oysa başvuru 1 Haziran 1999 tarihinde yapılmıştır. Hükümet argümanını
desteklerken AİHM içtihatlarını referans almaktadır (diğerleri arasında, İrfan Kalan-Türkiye,
no: 73561/01, 2 Ekim 2001).
AİHM benzer bir itirazı Özdemir-Türkiye (no: 59659/00, § 26, 6 Şubat 2003)
davasında reddettiğini hatırlatır. Mahkeme önceki kararından ayrılmasını gerektirecek hiçbir
gerekçe görmediğinden Hükümet’in bu itirazını reddetmiştir.
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998,
Derleme Hükümler ve Kararlar 1998-VII) ve elindeki mevcut unsurların tümü gözönüne
alındığında başvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda
bunun dışında hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esas hakkında
1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Hakkında
AİHM daha önce buna benzer şikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve
bunların AİHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (Bkz.
adıgeçen Özel, § § 33-34, ve Özdemir-Türkiye no:59659,§§ 35-36, 6 Şubat 2003).
AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak
hiçbir olgu ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. AİHM, Ceza Kanunu’nda öngörülen ve
cezalandırılan suçlardan ötürü Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan başvuranın,
aralarında asker kökenli bir hakimin yer aldığı mahkeme önüne çıkma konusunda endişe
duymasının anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Dolayısıyla başvuran, Devlet Güvenlik
Mahkemesi’nin davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ışığında sebepsiz bir yargı kararı
almasından haklı olarak kaygı duymaktadır. Bu nedenle başvuranın, bu yargı merciinin