Yetkili makamlar, başvuranın iddiaları hakkında bir soruşturma yürütmüşlerdir.
5 Aralık 1997 tarihinde, Malazgirt Jandarma Komutanı Dirimpınar köyü
muhtarının ifadesini almıştır. İfadesinde, muhtar, başvuranın iddialarını yalanlamıştır.
Muhtar, köyde halen yaşamakta olan aileler olduğunu ve Makbule Kınay'ın köyde
kendi isteğiyle ayrıldığını beyan etmiştir.
Tapu sicil kayıtlarına göre başvuranlar, yaklaşık 11 dönümlük tarlaya sahiptirler.
Yetkililer tarafından yürütülen soruşturma sonrasında, söz konusu dönemde
bölgede operasyon yapılmadığı ve bu bölgede korucu olmadığı anlaşılmıştır.
HUKUK
29 Ağustos 2002 tarihinde Mahkeme Hükümetten aşağıdaki bildirimi almıştır:
"1. Türk Hükümeti'nin, 31890/96 no'lu başvurunun dostane çözüme
kavuşturulması çerçevesinde, başvuranlara ex gratia olarak 59.000 (ellidokuzbin
Euro) EUR tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Her türlü maddi ve
manevi zarar ile masrafı kapsayan bu meblağ, Mahkemenin, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakiben üç ay
içerisinde, başvuranlar veya temsilcileri adına açılan bir banka hesabına, ödenmesi
gerekebilecek her türlü vergiden muaf olarak ve ödeme günündeki kur üzerinden
Türk Lirası cinsinden ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai kararını oluşturacaktır.
2. Türk Hükümeti, bu tür olayları önlemeye yönelik Türk mevzuatının ve
Hükümet kararlığının mevcudiyetine rağmen, Makbule ve Ramazan Kınay'ın
davasındaki gibi, güneydoğu bölgesinde görevli kamu görevlilerinin neden olduğu
konut, mal ve mülk tahribatından, sivillerin kövlerini terk etmeye zorlanmalarından ve
yetkili makamların bu tür olayları gereğince soruşturmamasından üzüntü
duymaktadır.
3. Başvuranların davasındaki yetersizliklerin ve eylemlerin Sözleşmenin 8 ve
13. maddelerinin ve 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ve verilen zararın ve duygusal
acıların Sözleşmenin 3.maddesinin ihlalini oluşturduğu kabul edilmektedir.
Hükümetimiz, bu maddelerle korunan hakların güvence altına alınmasını sağlamak
üzere uygun talimatları vereceğini ve gereken tüm önlemleri alacağını ve gelecekte
bu talimatlara riayet edileceğini taahhüt etmektedir. Bu bağlamda, bu başvuruya
benzer şartlar taşıyan davaların daha etkili soruşturulması amacıyla yeni hukuki ve
idari düzenlemeler getirildiği kaydedilmektedir.
4. Hükümet, Türkiye ile ilgili Mahkeme kararlarının uygulanmasının Bakanlar
Komitesi tarafından denetlenmesinin bu ve benzer davalarda ve bu bağlamda
kaydedilecek gelişmeleri teminat altına almakta uygun bir mekanizma olduğunu
düşünmektedir. Bu amaçla, sürecin gerektirdiği işbirliği sürdürülecektir.
5. Hükümet, davayı, Sözleşmenin 43 § l maddesi uyarınca Büyük Daireye
götürülmesini talep etmeyeceğini de taahhüt etmektedir."
6 Haziran 2002 tarihinde, Mahkeme, başvuranların temsilcisinden aşağıdaki
bildirimi almıştır:
"I. Başvuranların temsilcisi olarak Türk Hükümetinin 31890/96 no'lu
başvurumuzun dostane çözümü için bize 59.000 Euro (ellidokuzbin Euro) tutarında
ödeme yapma teklifini dikkate aldığımızı bildiririz. Her türlü vergiden muaf olacak bu
miktar, Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca, maddi-manevi zararı ve davayla ilgili
yapılan harcamaları kapsayacak ve Mahkeme kararından itibaren üç ay içerisinde