CONSEIL DE  
L'EUROPE  
AVRUPA  
KONSEYİ  
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Kararı  
KESKĐN/Türkiye Davası  
Bavuru no: 32987/96  
Strazburg  
30 Ekim 2001  
USULĐ ĐꢁLEMLER  
1. Davanın nedeni, Türk vatandaı olan Hüsamettin Keskin’in ("bavuran"), 25  
Haziran 1996 tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleme'nin  
("Sözleme") eski 25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları  
Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı bavurudur (bavuru no. 32987/96).  
2. Bavuranı Ordu’da faaliyet gösteren avukat Haluk Türkmen temsil etmitir. Bu  
davaya yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemitir.  
3. Bavuran, kendisine karı yürütülen ceza yargılamasının Sözlemenin 6 § 1 maddesi  
uyarınca “makul sürede” sonuçlanmadığını öne sürmektedir.  
4. Bavuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe  
girdiğinde, anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme’ye gönderilmitir.  
5. Bavuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmi(Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra) ve bu  
bölüm içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleme'nin 27 §1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1  
maddesine uygun olarak teekkül etmitir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç  
Rıza Türmen davadan çekilmitir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz  
Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıtır (Sözleme'nin 27§2 ve  
Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).  
6. Daire Bakanı bavurunun Davalı Devlet aleyhine yapılan diğer bavurularla  
birleirilmesine karar vermitir.  
7. Daire 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla bavuruyu kabuledilebilir bulmutur.  
8. Gerek bavuran gerekse de Hükümet esaslara ilikin olarak görübildirmilerdir  
(Đçtüzük 59 § 1).  
OLAYLAR  
I. DAVAYA ESAS TEKĐL EDEN OLAYLAR  
A. Bavuranın yakalanması ve tutuklanması  
9. 3 Kasım 1980 tarihinde, Fatsa Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları  
bavuranı yasadıı Dev-Yol örgütüne üye olduğu üphesiyle tutuklamılardır.  
10. 30 Ocak 1981 tarihinde Erzincan Sıkıyönetim Mahkemesi, bavuranın tutukluluk  
halinin devamına karar vermitir.  
______________________________________________________________________________________  
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok taraflı Siyasî İşler  
Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam  
olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı  
Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan  
amaçlarla alıntılanabilir.  
B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama  
11. 10 Mayıs 1982 tarihinde, Askeri Savcı, bavuran ve diğer 722 davalı hakkındaki  
iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmutur. Savcı, bavuranı, amacı Türk anayasal  
düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıı silahlı örgüt Dev-  
Yol'a üye olmakla suçlamıtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146§1 hükmü uyarınca ölüm  
cezası talep etmitir.  
12. 24 Ağustos 1988 tarihinde, Sıkıyönetim Mahkemesi, bavuranı Dev-Yol üyesi  
olduğu için suçlu bulmutur. Mahkeme bavuranı TCK'nın 146§3 maddesi uyarınca ömür  
boyu hapis cezasına çarptırmıve kendisini sürekli olarak bir kamu hzimeti mesleği icra  
etmekten men ederek adli vesayet altına koymutur.  
C. Temyiz Đꢀlemleri  
13. Bavuranın Askeri Yargıtay’a itirazda bulunmutur.  
14. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe  
girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmive 26 Aralık 1994 tarihinde  
dosya Yargıtay'a gönderilmitir.  
15. 4 Temmuz 1995 tarihinde, Yargıtay, bavuranın TCK 146§1 maddesi uyarınca  
yargılanması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmutur. Dava Ankara Ağır Ceza  
Mahkemesine gönderilmitir.  
16. 24 Haziran 1997 tarihinde Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu 102.  
maddesi uyarınca, yargılama zaman aımına uğradığı gerekçesiyle bavuran aleyhindeki  
kovuturmanın sona erdirilmesine karar vermitir.  
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA  
A. Ceza Hukuku  
17. Türk Ceza Kanunu'nun 146 §§ 1 ve 3. hükmü aağıdaki gibidir:  
"Türkiye Cumhuriyeti Tekilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya  
ilgaya ve bu kanun ile teekkül etmiolan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan  
men'e cebren teebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.  
.......  
Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette itirak eden fer’i erikler hakkında  
beseneden on beseneye kadar ağır hapis cezası ve amme hizmetlerinden müebbeden memnuniyet  
cezası hükmolunur.”  
HUKUK  
I. SÖZLEMENĐN 6 § 1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI  
18. Bavuran, aleyhinde yürütülen cezai kovuturmasının süresinin uzunluğundan  
yakıntır. Bu bağlamda Sözleme'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini idda etmektedir.  
Anılan madde aağıdaki gibidir:  
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir mahkeme  
tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir."  
2
19. Hükümet bavuranın iddialarını reddetmitir. Bavurana yöneltilen  
suçlamalar bakımından davanın karmaık olduğunu ve Dev-Yol eylemlerine karıtıkları  
üphesiyle suçlanan 723 davalının söz konusu olduğu bir durumanın hazırlanmasının  
güçlüğünü ifade etmitir.Bu etmenlerin ilemlerin uzamasında etkili olduğunu ve yargı  
makamlarının ihmal ve gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmilerdir.  
A. Dikkate alınacak dönem  
20. Mahkeme, yargılamanın, bavuranın yakalandığı 3 Kasım 1980 tarihinde balayıp  
24 Haziran 1997 tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla, bavuranın  
yargılanması yaklaık on altı yıl yedi ay sürmütür.  
21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel bavuru hakkını tanıdığına ilikin  
bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen on yıl beaylık dönemi  
inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın  
ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu tarihte, yargılama altı yıldır  
sürmekteydi.  
(b) Yargılama süresinin makuliyeti  
22. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin yedi yıl dokuz ayda karara vardığını  
gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay itirazı beyıl dört ay sonra ele almıtır. Askeri Yargıtay  
davayı ele aldıktan yaklaık yedi ay sonra, 4 Temmuz 1995 tarihinde, karara varmıtır. Bu  
kararı müteakiben dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye balanmıve bu  
mahkeme de zaman aımına bağlı olarak yargılamanın sona erdirilmesine karar vermitir.  
Mahkeme, gerek ilk derece mahkemesinde gerek temyiz sürecinde önemli gecikmeler olduğu  
kanısındadır. Bu gecikmeler davanın karmaıklığı ile açıklanamaz ve bavurana karı  
yürütülen cezai kovuturmanın uzamasının sorumluluğu ulusal makamlara atfedilmelidir.  
23. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza  
yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine yol  
açtığı sonucuna varmıtır.  
24. Dolayısıyla, Sözlemenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmitir.  
II. SÖZLEMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI  
25. Sözleme'nin 41. Maddesi aağıdaki gibidir:  
"Mahkeme ibu Sözleme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözlemeci  
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete  
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."  
A. Zarar  
26. Bavuran, maddi ve manevi tazminat olarak 80,000 Amerikan Doları talep  
etmitir. Bu bağlamda bavuran, yargılamanın çok uzun sürmesinden kaynaklanan birçok  
sıkıntıya maruz kaldığına değinmitir.  
27. Hükümet, bavuranın iddialarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıtır.  
28. Bavuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,  
kendisinin belli bir sıkıntıya düğünü düünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine  
100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermitir.  
B. Masraflar  
3
29. Bavuran, yasal harcamalar için herhangi bir talepte bulunmamı, takdiri  
Mahkemeye bırakmıtır.  
30. Hükümet, bu balık altında da herhangi bir görübelirtmemitir.  
31. Mahkeme, bavuranın Sözleme ilemleri sürecinde bazı harcamalarda  
bulunduğunu göz önüne alarak, yaptığı masraflar için bavurana 10,000 Frank ödenmesinin  
makul olduğuna karar vermitir.  
C. Temürrüt Faizi  
32. Mahkeme önündeki mevcut bilgilere göre, ibu kararın benimsendiği tarihte  
Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.  
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,  
1. Đçtüzük 43§1 maddesi uyarınca birletirilen diğer bavurulardan ayırmaya;  
2. ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözlemenin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;  
3.  
(a) Sözleme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinletiği tarihten itibaren 3 ay içinde,  
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’sına çevrilerek davalı Devlet tarafından,  
(i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangı  
(ii) Masraflar için 10,000 (on bin) Fransız Frangının  
ödenmesi gerekebilecek her türlü vergiyle birlikte bavurana ödenmesine;  
(b) üç aylık süre sonunda yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz  
uygulanmasına  
4. Oybirliğiyle bavuranın adil tatmine ilikin diğer taleplerinin reddine  
KARAR VERMĐꢁTĐR.  
Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmive 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve  
3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmitir.  
Michael O'BOYLE  
Elisabeth PALM  
Sekreter  
Bakan  
4