75. Sözkonusu davada, olay mahallerini ziyaret ederek ve görgü tanıklarını
Mahkeme’ye çağırarak delil tespit uygulamasında bulunup olayları tespit etme teꢀebbüsünde
bulunamamak, AĐHM için bir üzüntü kaynağı olmuꢀtur. Bu tür bir uygulamanın, kayda değer
bir sürenin geçmiꢀ olmasının – sözkonusu davada yaklaꢀık on bir sene – ifade verecek tanık
bulunmasını ve tanığın, olayları detaylı ve doğru olarak hatırlamasını zorlaꢀtırması gözönüne
alındığında, dava koꢀullarını doğru olarak tespit edilmesini sağlayacak yeterli delili
sağlamadığı kanısındadır (bkz. Đpek, § 116). Dolayısıyla AĐHM, taraflarca sunulan mevcut
delilleri temel alarak kararını vermelidir (bkz. Pardo/Fransa, 20 Eylül 1993 tarihli karar, A
Serisi no. 261-B, sayfa 31, § 28, Çaçan/Türkiye, no. 33646/96, § 61, 26 Ekim 2004).AĐHM,
taraflarca sağlanan yazılı delilin, özellikle ifadelerin, taraflarca yeterince incelenmemiꢀ
olduğunun ve bu nedenle, varılabilecek sonuç hususunda yanlıꢀ yönlendirme olasılığı bulunan
bir temel teꢀkil edebileceğinin farkındadır.
76. Bu bağlamda AĐHM, AĐHS hakları ihlallerine iliꢀkin iddiaların gerekli delili teꢀkil
eden kanıt standardının, “makul ꢀüphenin ötesinde” olduğunu ve bu tür bir kanıtın, yeterli
derecede güçlü, açık ve uygun neticeler veya reddedilmemiꢀ benzer maddi karinelerin
birarada yer almasından kaynaklanabileceğini yineler (bkz. Đrlanda/Đngiltere, 18 Ocak 1978
tarihli karar, A Serisi no. 25, sayfa 65, § 161).
77. AĐHM, her iki köye iliꢀkin olayları ayrı ayrı inceleyecektir.
1. Gözeler baꢀvuranlarının iddialarına iliꢀkin
78. AĐHM, Gözeler hususunda, Özkanlı Ailesi’nin iddialarına iliꢀkin soruꢀturma
baꢀlatılmadığını belirtir. Merhum Mahmut Özkanlı’nın, Ovacık Bölge Valiliği’ne, evlerinin
güvenlik güçlerince yakıldığına iliꢀkin ꢀikayette bulunduğu bir mektup sunmuꢀ olduğu ileri
sürülmüꢀtür. Hükümet’in, Gözeler’de, güvenlik güçlerince veya teröristlerce hiçbir evin
yakılmamıꢀ olduğunu tespit etmesi üzerine, iddialarını değiꢀtirmiꢀler ve köylerini terketmeye
zorlandıklarını fakat evlerinin, güvenlik güçlerince kasıtlı olarak tahrip edilmediğini
açıklamıꢀlardır. Özkanlı, 6 Ağustos 1996 tarihli ilk baꢀvuru formunda, ailesinin köyün
boꢀaltılması sırasında aꢀağılayıcı ve insanlık dıꢀı bir muameleye maruz bırakıldığını ileri
sürmüꢀtür. Ancak daha sonra yapılan bir sorgulamada, güvenlik güçlerinin hiçbir ꢀekilde
kendilerine kötü muamelede bulunmadığını açıklamıꢀtır (bkz. paragraf 39).
79. Hükümet, Özkanlı Ailesi’nin, hiçbir zaman yetkili makamlar hususunda ꢀikayette
bulunmadığını, bu nedenle, soruꢀturma açılmadığını belirtmiꢀtir.
80. AĐHM, Özkanlı Ailesi’nin önceki ve sonraki ifadeleri arasındaki belirgin
karꢀıtlığın, iddialarının temelden yoksun olduğuna karar verilerek reddedilmesi için tek baꢀına
(bizatihi) yeterli olmadığı kanısındadır. Bu tutarsızlıkların, baꢀvuranların güvenirliğini
azalttığı da bir gerçektir. Yanlıꢀ ifadelerinin nedeni olarak çeviri hatalarını göstermiꢀlerdir.
AĐHM baꢀvuranların, ifadelerinin doğru olarak çevrilmesini sağlamak hususunda zorluklarla
karꢀılaꢀabileceklerinin farkındadır. Ancak, baꢀvuranların 1996 senesinde ana dillerinde, neden
evlerinin güvenlik güçlerince yakılmıꢀ olduğunu ileri sürüp, üç yıl sonra Hükümet,
Gözeler’de yakılıp yıkılmıꢀ bir ev bulunmadığını tespit ettiğinde ifadelerini düzeltmiꢀ
oldukları da açık değildir.
81. Dava dosyası, Özkanlı’nın Ovacık Valiliği’ne sunmuꢀ olduğunun iddia edildiği
ꢀikayet mektubunun bir nüshasını içermemektedir. Baꢀvuranlar, ꢀikayetlerinin bir nüshasını
saklamamıꢀ olduklarını ileri sürmüꢀtür. Gerçekten bir ꢀikayet mektubu sunup sunmadıkları bir
14